2004 sayılı Kanun m. 16
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
9 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.11.2024
Ödeme emrine asıl alacağın maddi hatayla eksik yazılması ve itirazın iptali davası
Davacı, takip talebinde 600.000,00 TL olan asıl alacağın yetkili icra müdürlüğünce ödeme emrine 600,00 TL olarak yazıldığı takipte itirazın iptalini istemiş; İlk Derece Mahkemesi usulüne uygun ödeme emrine karşı itiraz bulunmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ödeme emrini takip talebine uygun düzenleme görevinin İİK 60 uyarınca icra müdürlüğünde olduğunu, hatanın icra memurundan kaynaklanan açık maddi hata sayılacağını, davalının tutar farkını hiç ileri sürmeyerek HMK 29'daki dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğüne aykırı davrandığını kabul etmiştir. Tahkikat aşamasına gelmiş davanın usulden reddinin usul ekonomisine aykırı olduğunu, işin esasının incelenmesi gerektiğini belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oy: iki üye bozmaya katılmakla birlikte, birinde davacıya süre verilerek ödeme emrinin şikâyet yoluyla düzelttirilmesi, diğerinde yalnız 600,00 TL üzerinden geçerli takip yönünden esasa girilmesi gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2023/1139, K. 2024/581, T. 27.11.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu20.11.2024
Emekli maaşı haczine yönelik önceki şikâyet kararının kesin hüküm oluşturması
Borçlu, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte verdiği taahhüde rağmen hacizlerin kaldırılmadığını ileri sürerek emekli maaşı haczinin kaldırılmasını istemiş; İlk Derece Mahkemesi şikâyeti kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi önceki icra mahkemesi kararının kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle şikâyeti reddetmiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, icra mahkemesi kararlarının aynı takip dosyasında aynı taraflar arasında ve aynı konuda kesinleşmiş olmak koşuluyla sonraki icra mahkemesi kararları için kesin hüküm teşkil edeceğini, her iki şikâyetin konusunun aynı 08.01.2020 tarihli haciz işlemi olduğunu ve her ikisinde de 22.01.2014 tarihli muvafakatin geçersizliğinin ileri sürüldüğünü kabul etmiştir. Tarafları, konusu ve hukuki sebebi aynı olan şikâyetin HMK'nın 114/1-i maddesi uyarınca kesin hüküm nedeniyle reddine dair direnme kararını yerinde bularak oy çokluğuyla onamıştır.
Yargıtay HGK, E. 2024/283, K. 2024/564, T. 20.11.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi01.10.2024
Süresinde borca itiraz iddiasıyla takibin durdurulması talebinin reddine karşı şikâyet
Borçlu, borca itirazının süresinde olduğu gerekçesiyle takibin durdurulması talebini reddeden 02.03.2022 tarihli icra müdürlüğü işleminin iptalini istemiş; İlk Derece Mahkemesi başvuruyu usulsüz tebligat şikâyeti sayarak süreden reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, İİK 16/1 uyarınca yedi günlük şikâyet süresinin işlemin öğrenildiği günden başladığını, borçlunun başvurusunun memur işlemine yönelik şikâyet olduğunu ve 09.03.2022 tarihinde yasal süre içinde yapıldığını kabul etmiştir. İşin esasının incelenmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılmış ve İlk Derece Mahkemesi kararı oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2024/2766, K. 2024/7990, T. 01.10.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi14.02.2024
Kefalet borcu için ipotek veren kefilin ipotekli takipte zorunlu takip arkadaşlığı
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte borçlular icra emrinin ve takibin iptalini istemiş, ilk derece mahkemesi şikâyeti kısmen kabul ederek yalnız bir icra emrini iptal etmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, kredi sözleşmesine kefil olup kefalet borcunun teminatı olarak ipotek veren kişinin asıl borçlulardan biri olarak takibin borçlu tarafında yer alması gerektiğini, İİK'nın 149. maddesi gereği aralarında zorunlu takip arkadaşlığı bulunduğunu, bu kişiye takip yöneltilmemesinin İİK'nın 16/2. maddesi uyarınca süresiz şikâyete konu olup re'sen gözetileceğini ve taşınmazı takipten önce ipotek yüküyle satın alan kişi için ek takip talebi olmadan icra emri düzenlendiğini belirterek takibin iptali gerektiğini kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılmış, ilk derece mahkemesi kararı oy çokluğuyla bozulmuştur. Karşı oy: kefil asıl borçlu sayılamaz, ipotek veren sıfatıyla ek takip talebiyle takibe dâhil edilerek eksiklik giderilebilir.
Yargıtay 12. HD, E. 2023/3924, K. 2024/1291, T. 14.02.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu19.10.2021
Kesinleşen takipte türü belirtilmeyen aylık %10 faizin dosya hesabına esas alınması
Alacaklı, genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz edilmeden kesinleşen aylık %10 faiz yerine icra müdürlüğünce değişen oranlarda avans faizi uygulanarak yapılan dosya hesabının iptalini istemiş; icra mahkemesi şikâyeti reddetmiş ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, takip talebindeki faiz oranına süresinde itiraz edilmezse bu oranın kesinleşeceğini, türü belirtilmeyen ve yasal ya da ticari faiz oranlarından birine denk gelmeyen faizde kesinleşen oran üzerinden hesap yapılması gerektiğini kabul etmiştir. İcra takibi derdest dava olmadığından 6101 sayılı Kanun'un 7. maddesi yoluyla TBK'nın 88 ve 120. maddelerinin kesinleşen takipte uygulanamayacağını belirterek, dosya hesabının yıllık %120 oranı üzerinden yapılması gerektiği gerekçesiyle direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oy: 01.07.2012 tarihinden sonraki dönem için TBK'nın 120. maddesindeki tavan sınırı uygulanarak hesap yapılması gerektiği görüşüyle direnme kararının değişik gerekçeyle bozulması istenmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2017/715, K. 2021/1250, T. 19.10.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu08.12.2020
Tasarrufun iptalinde kaldırılan ihtiyati haczin yeniden konulmasının niteliği
Tasarrufun iptali davasına dahil edilmeyen ve taşınmaz hissesini dava sırasında üçüncü kişiden satın alan şikâyetçi, hissesi üzerine 16.07.2013 tarihinde konulan haczin kaldırılmasını istemiş; İcra Hukuk Mahkemesi şikâyeti reddetmiş, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, İİK'nın 281. maddesinin 2. fıkrasına göre verilen ihtiyati haczin ancak o tasarrufla ilgili iptal kararı verildiğinde kesin hacze dönüştüğünü, icra dairesince kaldırılan haczin yeniden konulması talebinin haczin ihyası değil yeni bir haciz talebi olduğunu ve haciz tarihinde borçluya değil üçüncü kişiye ait hissenin borçlunun borcu için haczedilemeyeceğini kabul etmiştir. Davaya dahil edilmeyen şikâyetçi hakkında verilen iptal kararının onun yönünden sonuç doğurmadığını belirterek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy: ihtiyati haczin başından beri geçerli olduğu ve 16.07.2013 tarihli şerhin yeni haciz olmadığı görüşüyle yerel mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/273, K. 2020/1009, T. 08.12.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi16.11.2020
Kıymet takdiri raporunun tebliğiyle ödeme emrinden haberdar olunması ve şikâyet süresi
Borçlular, ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu ve takipten 23.10.2018 tarihinde haberdar olduklarını ileri sürerek tebliğ tarihinin düzeltilmesini istemiş; ilk derece mahkemesi şikâyeti kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi alacaklının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, ödeme emri tebligatlarının usulsüz olduğunu, ancak borçlulara usulsüzlüğü ileri sürülmeyen kıymet takdiri raporu tebliğ edildiğinden Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince borçluların ödeme emrinden en geç 27.08.2018 tarihinde haberdar olduklarının kabulü gerektiğini belirtmiştir. 30.10.2018 tarihinde yapılan şikâyetin İİK'nın 16/1. maddesindeki 7 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra yapıldığından reddi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırmış ve ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2020/2151, K. 2020/9785, T. 16.11.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu07.05.2019
Borcu kabul edip ödeme savunan borçlunun dekontunun itirazın kaldırılmasında incelenmesi
Alacaklı, fatura, sözleşme ve cari hesaba dayalı ilamsız takipte borçlunun borcun tamamını ödediğini ileri sürerek yaptığı itirazın kaldırılmasını istemiş; icra mahkemesi ödemenin İİK'nın 68. maddesindeki belgelerle ispatlanamadığı gerekçesiyle itirazı kaldırmış, 50.000,00 TL'lik dekontun takip konusu borca mahsuben ödenip ödenmediğinin araştırılmasını isteyen 12. Hukuk Dairesi bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul edip itirazını ödemeye dayandırdığında takip dayanağı belgenin 68/1. maddedeki belgelerden olmasının aranmayacağını, ispat yükünün borçluya geçtiğini ve dekontun takip konusu borca mahsuben ödenip ödenmediğinin araştırılmasının icra mahkemesinin yetkisinde olup yargılamayı gerektirmediğini kabul etmiştir. Sözleşmenin dosyada bulunduğunu belirterek bozma kararındaki "celbi sağlanarak" ibaresini "değerlendirilerek" olarak değiştirmiş ve direnme kararını bu değişik gerekçeyle bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/724, K. 2019/529, T. 07.05.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu14.11.2007
İcra dosyasında fazla tahsil edilen paranın iadesi yolu
Kesinleşmiş ilama dayalı takipte icra dairesinin fazla tahsil ettiği faiz ve giderlerin genel hükümlere dayalı istirdat davasıyla geri alınması istenmiştir. Hukuk Genel Kurulu, fazla tahsil edilen paranın İcra ve İflas Kanunu’nun 361. maddesi uyarınca ayrıca ilam gerekmeksizin icra dairesince iade edilmesi gerektiğini ve bu yola başvurmak mümkünken ayrı dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını kabul ederek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2007/848, K. 2007/840, T. 14.11.2007Özel Hukuk ve Medeni Usul