---
mahkeme: "Yargıtay"
daire: "Hukuk Genel Kurulu"
esas: "2007/778"
karar: "2007/611"
tarih: 2007-09-26
bedestenId: "16039100"
alan: hukuk
konu: "Direnme kararında hüküm fıkrası kurulmadan önceki karara atıfla yetinilmesi"
ozet: >-
  Men'i müdahale davasında Sulh Hukuk Mahkemesi davayı reddetmiş, davacıların temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesi hükmü bozmuştur. Yerel mahkeme önceki kararında direnmiş, direnme kararını davacılar vekili temyiz etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. maddesine göre hüküm sonucunda isteklerin her biri hakkında verilen hükmün açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiğini, bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini yitirdiğinden ona atıf suretiyle hüküm kurulamayacağını kabul etmiştir. Somut olayda kısa ve gerekçeli kararda hüküm fıkrası oluşturulmayıp yalnızca "önceki kararda direnilmesine" denildiğinden direnme kararı bozulmuş, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
maddeler: [1086/388, 1086/389, 1086/381]
etiketler: [usul, direnme kararı, hüküm fıkrası, men'i müdahale, açıklık ve netlik prensibi]
sonuc: "bozma"
metinHash: sha256:cb2d91b09fe84ce99823cda87096183698fcf94e24d7bb39768e146193761347
kaynakNotu: "Metin HuggingFace hamzabagirsakci/turkish-court-decisions (CC0-1.0) derleme nüshasından alındı (derlemenin raw_sha256 değeri d9a68c0bdfa8056f5fae5ab8fdf1fe873e2b083a96b3745853c052ca44652b76); satır sonları paragraf ayracına çevrildi, içerik değiştirilmedi. Resmî sayfayla birebir karşılaştırma yapılmadı."
dogrulama: 2026-10-05
yayin: 2026-09-23
---
Hukuk Genel Kurulu 2007/14-778 E., 2007/611 K.

AÇIKLIK VE NETLİK PRENSİBİ

HÜKMÜN HEDEFİNE ULAŞMASI

MEN'İ MÜDEHALE

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 381 ]

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 388 ]

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 389 ]

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 429 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki "men'i müdahale" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Devrekani Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 26.6.2006 gün ve 2006/29-153 sayılı kararın incelenmesi davacılar tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14.Hukuk Dairesi'nin 22.1.2007 gün ve 2006/13218 E.2007/328 K. sayılı ilamıyla bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN : Davacılar vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388.maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.

Aynı kural HUMK.nun 389.maddesinde de tekrarlanmıştır. Keza HUMK.nun 381.maddesi (kararın tefhimi en az 388.maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur). Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki,dava içinden davalar doğar,Hükmün hedefine ulaşılmasını engeller, Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Ayrıca bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini yitirdiğinden ona atıf suretiyle hüküm tesisinin yukarıda açıklanan kurallara uygun düşmeyeceği de aşikardır.

Öte yandan Yargıtay'ın yerleşmiş görüşü de bu yöndedir (Hukuk Genel Kurulu'nun 19.6.1991 gün 323/391 sayılı ve 10.9.1991 gün 281-415 sayılı ve 25.9.1991 gün 355-440 sayılı kararları).

Ceza Genel Kurulu'nca da C.M.U.K.nun benzer hükümleri taşıyan 261 ve 268 maddelerinin uygulanmasında bozulan kararın geçerliliğini ve yerine getirilme yeteneğini yitirdiğinden "önceki hükümde direnilmesine" denilmekle yetinilerek ve atıf suretiyle hüküm kurulamayacağı kabul edilmiştir (Ceza Genel Kurulu'nun 2.2.1976 gün 22-25 sayılı kararı).

Somut olayda da aslolan kısa ve gerekçeli kararda, hüküm fıkrası oluşturulmamış; yalnızca "önceki kararda direnilmesine" denilmekle yetinilmiştir.

O itibarla mahkemece HUMK.nun 388.maddesinin açık hükmü gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir. Direnme kararı bu nedenle bozulmalıdır.

S O N U Ç : Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının iadesine, 26.9.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
