---
mahkeme: "Yargıtay"
daire: "9. Hukuk Dairesi"
esas: "2025/9745"
karar: "2026/1033"
tarih: 2026-02-09
bedestenId: "1206797700"
alan: hukuk
konu: "SGK işten çıkış kodunun düzeltilmesinin tespiti davası"
ozet: >-
  Davacı işçi, iş sözleşmesinin çağrı arası hedef süreye uymadığı gerekçesiyle feshedildiğini ve SGK'ya çıkış kodunun Kod (46) olarak bildirildiğini ileri sürerek çıkış kodunun düzeltilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi çıkış kodunun Kod (04) olarak düzeltilmesine karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise dava tespit davası olduğundan eda hükmü kurulmasını doğru bulmayarak kararı kaldırmış ve 21.10.2021 tarihli işten ayrılış bildirgesindeki (46) kodunun (04) olarak değiştirilmesi gerektiğinin tespitine karar vermiştir. Yargıtay, kararın usul ve kanuna uygun olduğunu, davalının temyiz nedenlerinin bozmayı gerektirmediğini belirterek ayrıntılı gerekçe yazmadan Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
maddeler: []
etiketler: [iş hukuku, işten çıkış kodu, tespit davası, sgk bildirimi]
sonuc: "onama"
metinHash: sha256:d97051e18c58ae5555cfe1185c6e76ebaee4d14c2829406b357c57703d180cdc
kaynakNotu: "Metin HuggingFace hamzabagirsakci/turkish-court-decisions (CC0-1.0) derleme nüshasından alındı (derlemenin raw_sha256 değeri 5df709ec835a35145a6a221a0e1221315d6381746e326e9e0e582b4ddd4042fb); satır sonları paragraf ayracına çevrildi, içerik değiştirilmedi. Resmî sayfayla birebir karşılaştırma yapılmadı."
dogrulama: 2026-10-05
yayin: 2026-09-22
---
9. Hukuk Dairesi 2025/9745 E. , 2026/1033 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1289 E., 2025/1697 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 22. İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/447 E., 2025/238 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 27.12.2018-21.10.2021 tarihleri arasında davalı işyerinde çağrı personeli olarak çalıştığını, davalı tarafından ... - Çağrı Sonrası İşlem (...) sebebi ile iş sözleşmesinin haksız olarak sona erdirildiğini, ...'nin hedef süre olduğunu, 2 çağrı arasında 12 saniyelik süre bulunduğunu ve bu kurala uymadığı için işine haksız olarak son verildiğini, davalının Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) davacının işten çıkış kodunu Kod (46) (İşçinin işverenin güvenini kötüye kullanması, hırsızlık yapması, işverenin meslek sırlarını ifşa etmesi) olarak bildirdiğini, bu durumun düzeltilmesi gerektiğini ileri sürerek çıkış kodunun düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, hak düşürücü süre ile davacının hukuki yararı bulunmadığı yönünde itirazları olduğunu, davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, çıkış kodunda hata bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının müşteri temsilcisi olarak dış arama biriminde çalıştığı, sistemin müşterileri otomatik arayıp davacı ve onun gibi çalışan arkadaşlarına aktardığı ve her bir çağrı arasında ... diye isimlendirilen 12 saniyelik bir sürenin olduğu, bu sürede birden fazla işlemin gerçekleştirilmesinin beklenildiği, bu süre içerisinde işlemler tamamlanamadığında davalı tarafından ...'ye uyulmadığı belirtilip sözlü uyarı, koçluk gibi çalışanın takibe alındığı ve neticesinde iş sözleşmesinin feshedildiği, davacının iş sözleşmesinin de bu gerekçelerle feshedildiği ve davalı tarafından 21.10.2021 tarihli SGK işten çıkış bildirgesinde davacının çıkış kodunun Kod (46) (İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması) olarak bildirildiği, işyerinde davacı gibi ...'ye uymadığı gerekçesiyle işten çıkartılanların olduğu, bu kişilerin açmış olduğu işe iade davalarında işçilerin işe iadesine karar verildiği ve kararların kesinleştiği, dinlenen davalı tanığı Y.N'nin anlatımında kendisinin davacının işyerinde herhangi bir hırsızlık yapmadığını, işverenin meslek sırlarını ifşa ettiğine ve işverenin güvenine kötüye kullandığına şahit olmadığını belirttiği, davalı tarafından iş sözleşmesi feshedildiğinde SGK'ya bildirilen Kod (46) bildiriminin doğru olmadığı gerekçesiyle davacının SGK'daki işten çıkış kodunun Kod (04) (Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından fesih edilmesi) olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının işten çıkış kodunun değiştirilmesi talebinde hukuki yararının bulunduğu, tanık beyanları ve emsal yargı kararları dikkate alındığında iş sözleşmesinin fesih sebebi olarak gösterilen "... ve mola sürelerine uymamak" suretiyle gerçekleştirilen eylemin "doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış", "meslek sırlarının ortaya atılması" veya "hırsızlık" olarak nitelendirilemeyeceği, bu bakımdan işten çıkış kodunun davacının iddiaya konu eylemini karşılamadığı, işten çıkış kodunun talep gibi Kod (4) olarak değiştirilmesi yönündeki tespitin isabetli olduğu, ancak dava tespit davası olduğundan tespit hükmü kurmakla yetinilmesi gerekirken eda hükmü kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı tarafından Kuruma bildirilen 21.10.2021 tarihli işten ayrılış bildirgesinde yer alan (46) kodunun, (04) olarak değiştirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını,

2. Delillerin eksik toplandığını, davacının iddialarını ispat edemediğini, davacının feshe neden olan davranışlarının işverenin güvenini sarsıcı nitelikte olduğunu,

3. Davacının işverenin güvenini kötüye kullanması, yapmakla ödevli bulunduğu işleri kendisine hatırlatılmasına rağmen yapmamakta ısrar etmesi nedeniyle iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, SGK çıkış kodunda gerçeğe aykırı bir durum bulunmadığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının SGK'ya bildirilen işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
