---
mahkeme: "Yargıtay"
daire: "6. Hukuk Dairesi"
esas: "2015/3838"
karar: "2015/3775"
tarih: 2015-04-15
bedestenId: "148063800"
alan: hukuk
konu: "Kesin olmayan raporla ve hatalı vekaletle tespit hükmü"
ozet: >-
  Davacı, 2009 Ekim ayından beri sözlü sözleşmeyle kiralanan taşınmazda halen aylık 880 TL ödendiğini belirterek 01.10.2014 tarihinden itibaren aylık 1.500 TL tespitini istedi.
  Mahkeme davayı kısmen kabul etti.
  Daire, davanın süresinde ve 01.07.2012 tarihinden sonra açıldığını, 6101 sayılı kanunun 1. maddesi gereği Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanacağını, 4+1 kuralıyla 5 yıl geçtiğinden Türk Borçlar Kanunu 344/3 maddesine göre hak ve nesafetle belirleme gerektiğini, raporda net 1.175-TL denmesine rağmen kesin ifade bulunmadığını ve eski kiracı indirimiyle ek rapor gerektiğini, reddedilen kısımda davalı lehine vekalet gerekirken davacı yararına hükmedildiğini kabul etti.
  Hükmün bozulmasına karar verildi.
maddeler: [6098/344, 6101/1]
etiketler: [kira hukuku, kira tespiti, eski kiracı, bilirkişi raporu, vekâlet ücreti]
sonuc: "bozma"
metinHash: sha256:c5ae8586064918fb9dd2337a6ed318cf3b1739f653ab9d14bbc4ee07ac482129
kaynakNotu: "Metin hasanimer/kira-hukuku-skill paketinden alındı (kayıt text_sha256 1c92e882acf6a43d45fc99227d8b6011b2fa211d8cd5b261dc5e133f129ac81e); satır sonları paragraf ayracına çevrildi, içerik değiştirilmedi. Resmî sayfayla birebir karşılaştırma yapılmadı."
dogrulama: 2026-09-21
yayin: 2026-09-21
---
6. Hukuk Dairesi 2015/3838 E. , 2015/3775 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 24/11/2014

NUMARASI : 2014/437-2014/1935

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava kira bedelinin tesbiti istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde davalının 2009 Ekim ayından bu yana davaya konu taşınmazda kiracı olduğunu, halen aylık kira bedelinin 880 TL olduğunu, kira bedelinin 01.10.2014 tarihinden itibaren aylık 1.500 TL olarak tesbitini istemiştir. Davalı ise ödenen kira bedelinin emsallere uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Taraflar arasında kira ilişkisinin sözlü ve 2009 Ekim ayında başladığı, halen aylık kira bedelinin 880-TL olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Davanın 04.03.3014 tarihinde süresinde ve 6098 Sayılı kanunun yürürlüğe girdigi 01.07.2012 tarihinden sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle 6101 sayılı Türk Borçlar kanununu uygulama şekli hakkındaki kanunun 1 maddesine göre kira bedelinin belirlenmesinde TBK hükümlerinin uygulanması gerekir. Kira bedelinin tesbiti TBK 344 maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddenin 3 fıkrasına göre kira bedelinin hak ve nasafet kuralına göre belirlenebilmesi için 4+1 kuralının uygulanması gerekir, ilk yıl sözleşme hükümleri, uzayan 4 yılda TBK 344/1 maddesine göre ÜFE oranını geçmemek üzere endeks uygulanmalı, 5 yıldan sonra yanı 6. yıl için ise TBK 344/3 maddesine göre hak ve nesafet kuralına göre kira bedeli belirlenmelidir.

Somut olayda ilk kira sözleşmesi başlangıç tarihinden tesbiti istenen döneme kadar 5 yıllık (4+1) süre geçmiştir. Mahkemece bişlirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporunda; 01.10.2014 tarihi itibariyle dava konusu kiralananın net rayiç kira parasının 1.175-TL olması gerektiği, mahkemece dava konusu yerde yapılan keşif neticesi edinilen kanıya göre aylık kira parasının net 1100-1250-TL (belirtilen 1.175-TL düşürülerek yada yükseltilerek) bir rakam belirlenebileceği ifade edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda aylık kira bedelinin ne olması gerektiği hususunda kesin ve net bir ifade kullanılmamıştır. Kesin ifade içerir şekilde ek rapor alınarak davalının eski kiracı olduğu da gözetilerek hak ve nesafete göre indirim yapmak suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.Öte yandan reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücreti verilmesi gerekirken reddedilen kısım yönünden de davacı yararına vekalet ücreti verilmesi doğru değildir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
