---
mahkeme: "Yargıtay"
daire: "6. Hukuk Dairesi"
esas: "2014/4704"
karar: "2014/6379"
tarih: 2014-05-15
bedestenId: "97391300"
alan: hukuk
konu: "Kira KDV'si için tespit davasında hukuki yarar değerlendirmesi"
ozet: >-
  Mahkeme, ödenen kira içinde KDV bulunduğunu tespit ederek taraflar arasındaki muarazayı gidermiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi bu ilamında, uyuşmazlığın eda davasında ileri sürülmesi gerektiğini ve bağımsız tespit davasında hukuki yarar bulunmadığını belirterek hükmü bozmuştur.
maddeler: [6100/geçici 3, 1086/428]
etiketler: [kira hukuku, usul, tespit davası, hukuki yarar, KDV]
sonuc: "bozma"
metinHash: sha256:f523a573bc6066f5f1247bad32332c9c34bad1b384eed95ecff651d0358a9a1b
kaynakNotu: "Metin hasanimer/kira-hukuku-skill paketinden alındı (kayıt text_sha256 3e38677944fdb6fe29e8bcd92795f8902152e4b75a218a23c061bf8e69b6e9e4); satır sonları paragraf ayracına çevrildi, içerik değiştirilmedi. Resmî sayfayla birebir karşılaştırma yapılmadı."
dogrulama: 2026-09-22
yayin: 2026-09-21
---
6. Hukuk Dairesi 2014/4704 E. , 2014/6379 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 26/02/2014

NUMARASI : 2013/1329-2014/245

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tespit ve muarazanın giderilmesi davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Uyuşmazlık, kira bedeli içinde KDV'nin de bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile davacı tarafından ödenen kira bedeli içinde KDV'nin de bulunduğunun tespitine, bu hususta çıkarılan murazaanın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı kiraya veren tarafından gönderilen; kira bedeli dışında KDV'nin kiracılar tarafından ödenmesi için belediyece ek kira sözleşmesi yapılmasına karar verildiğini bildiren ihtarın hukuka aykırı olduğunu, daha önce aynı konuda verilmiş Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/592 sayılı emsal kararı olduğunu, sözleşmede KDV'nin kiracıdan alınacağına dair hüküm bulunmadığını, bu nedenle ödenen kira bedeli içinde KDV'nin de bulunduğunun tespit edilerek kira bedeli dışında KDV ödenmesi için ayrıca bir ek sözleşme yapılmasının gerekli bulunup bulunmadığı bakımından taraflar arasında oluşan murazaanın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Tespit davaları bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının belirlenmesine yönelik olarak açılan davalar olup görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia veya savunma olarak ileri sürülebilecek konular için bağımsız bir tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur. Eda davası sonunda verilen hüküm ile, aynı zamanda dava konusu hukuki ilişkinin var olup olmadığı da tespit edilir ve ondan sonra bu tespite dayalı olarak eda hükmü kurulur, Yargıtay’ın kararlı uygulamasına göre de, eda davası açmak mümkün ise, tespit davası açılamaz. Anılan kuralın geçerli olabilmesi için, eda davası sonunda verilecek hükmün tespite ilişkin bölümü ile tespit davası sonunda alınacak tespit hükmü arasında, meydana getirdikleri kesin hükmün etkisi bakımından hiç bir fark bulunmaması gerekir. Diğer bir söyleyişle tespit davası ile istenen hukuki korunma, eda davası ile tamamen elde edilebilecekse, o zaman, davacının ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur.

Olayımıza gelince; hükme esas alınan 01.01.1997 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, kira bedeli içinde KDV'nin de bulunduğunun tespit edilmesi noktasında toplanmaktadır. Davacı tarafın bu uyuşmazlığı tespit davası yoluyla değil, açacağı eda davasında ileri sürmesi

gerektiğinden, tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Mahkemece istemin bu nedenlerle reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca karşı davaya ilişkin hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
