---
mahkeme: "Yargıtay"
daire: "6. Hukuk Dairesi"
esas: "2013/1299"
karar: "2013/4227"
tarih: 2013-03-12
bedestenId: "657123200"
alan: hukuk
konu: "Paydaşların onayı için süre verilmeden tahliye davasının reddi"
ozet: >-
  Mahkeme, pay ve paydaş çoğunluğu bulunmadığı gerekçesiyle tahliye istemini reddetmiş, kira tespitini kabul etmiştir. Yargıtay, diğer paydaşların davaya muvafakatinin alınması için davacıya süre verilmeden tahliye isteminin reddedilmesini yanlış bularak hükmü bozmuştur.
maddeler: [6098/350, 1086/428]
etiketler: [kira hukuku, usul, tahliye, paylı mülkiyet, taraf teşkili]
sonuc: "bozma"
metinHash: sha256:a3295d869a5b1220a50e437e6d0b5e9ee963b845bf84046fb3e240b7e4916fbf
kaynakNotu: "Metin hasanimer/kira-hukuku-skill paketinden alındı (kayıt text_sha256 e57504d30c31bf3f3e5053e85e99666db75170428a182d893653e7f4dffc3423); satır sonları paragraf ayracına çevrildi, içerik değiştirilmedi. Resmî sayfayla birebir karşılaştırma yapılmadı."
dogrulama: 2026-09-22
yayin: 2026-09-21
---
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/1299 E. , 2013/4227 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Tahliye

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, pay ve paydaş çoğunluğu sağlanmadan açılan tahliye davasının reddine, kira tespiti davasının kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut delillerin mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince;

6098 Sayılı TBK.’nun 350/1. maddesi uyarınca ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak davalarda dava hakkı kural olarak kiraya verene aittir. Ancak kiraya veren durumunda olmayan malikin de bu davaları açabileceği içtihaden kabul edilmiştir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanabilir. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların davaya katılmaları sağlanamaz ise miras bırakanın terekesine temsilci atanması sağlanarak temsilci huzuruyla dava yürütülür. Dava hakkına ilişkin olan bu hususların mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulması gerekir.

Kimlerin ihtiyacı için tahliye davası açılabileceği TBK.’nun 350. maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır. Sözü edilen madde hükmüne göre kiraya veren veya kiraya veren durumunda olmayan malik ancak kendisinin, eşinin alt soyu ve üst soyunun veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin konut (veya işyeri) ihtiyacı için dava açabilir.

Olayımıza gelince; Dava konusu kiralanan paylı mülkiyete konudur. Bu durumda pay ve paydaş çoğunluğu sağlanmadan dava açılamaz. Davacı taşınmazın 1/3 payına sahip olup, kalan 2/3 pay dava dışı ... ve...'a aittir. Bu durumda pay ve paydaş çoğunluğu sağlanmamıştır. Mahkemece, davacıya pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması yönünden, yukarıdaki ilke doğrultusunda diğer paydaşların davaya muvafakatın alınması için süre verilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı ...ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
