---
mahkeme: "Yargıtay"
daire: "5. Hukuk Dairesi"
esas: "2025/16161"
karar: "2026/4566"
tarih: 2026-03-12
bedestenId: "1209205500"
alan: hukuk
konu: "Kamulaştırmasız el atmada maktu vekâlet ücreti"
ozet: >-
  Kamulaştırmasız el atma davasında taşınmaz bedeli emsal karşılaştırmasıyla belirlenmiş, davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmişti. 5. Hukuk Dairesi, bedel ve tazminat kararlarında maktu vekâlet ücreti uygulanması gerektiğini belirleyerek bu kısmı düzeltti ve kararı düzelterek onadı.
maddeler: [2942/ek 4]
etiketler: [kamulaştırma, kamulaştırmasız el atma, vekâlet ücreti, emsal karşılaştırması]
sonuc: "düzelterek onama"
metinHash: sha256:617dda1d855d534a3bf4c9ca6f35eab7084e406acf15e4537ab85b476b0b8ddf
kaynakNotu: "Metin HuggingFace hamzabagirsakci/turkish-court-decisions (CC0-1.0) derleme nüshasından alındı (derlemenin raw_sha256 değeri 1d3880923ed814335270d9433f4658cf396352cf3204f7e89a5bee87a7ef54da); satır sonları paragraf ayracına çevrildi, içerik değiştirilmedi. Resmî sayfayla birebir karşılaştırma yapılmadı."
dogrulama: 2026-09-22
yayin: 2026-09-22
---
5. Hukuk Dairesi 2025/16161 E. , 2026/4566 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/735 Esas, 2025/3813 Karar

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/68 Esas, 2024/488 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesi 273 79... parsel sayılı taşınmaza imar planında okul alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, hukuki el atma iddiasına dayalı davanın idari yargı mercilerinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, imar planında eğitim alanı olarak ayrılan yerlerin kamulaştırma işlemlerinden imar planını yapmaya ve uygulamaya yetkili olan Belediye veya Valiliğin (İl Özel İdaresinin) sorumlu olduğunu, talep edilen tazminat miktarının yüksek olduğunu, taşınmaza fiilen el atılmadığından 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek 4 üncü madde ve Yargıtayın yerleşik uygulamaları gereği davacı lehine hükmedilen maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından fiili veya hukuki olarak el atılmadığını, imar planında eğitim alanı olarak ayrılan yerlerin kamulaştırma işlemlerinden imar planını yapmaya ve uygulamaya yetkili olan Belediye veya Valiliğin (İl Özel İdaresinin) sorumlu olduğu yönündeki 3194 sayılı İmar Kanunu'ndaki değişikliğin dikkate alınması gerektiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, ıslah yoluyla artırılan miktara ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini, dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığından 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları gereği davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1988 yılı onaylı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "Okul Yeri" olarak ayrıldığı, taşınmazın boş arsa görünümünde olup, üzerinde herhangi bir yapı ve tesis bulunmadığının anlaşıldığı, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemi nedeniyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş deyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceğinin açık olduğu, bu itibarla arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle bedelinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki davacı taraf payının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline ve yerleşik Yargıtay içtihatları ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davanın konusunun para olması nedeniyle hükmedilen miktar üzerinden davacı taraf lehine nispi vekâlet ücreti verilmesine dair kararda, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca taşınmaza fiilen el atılmadığını, hukuki el atma iddiasına dayalı davanın idari yargı mercilerinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, taşınmazın mülkiyeti Hazine adına tescil edileceğinden, husumetin Hazine ve Maliye Bakanlığına yöneltilerek müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mülkiyet hakkının kısıtlandığından söz edilebilmesi için davacının taşınmazı edinme tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin geçmesi gerektiğini, edinme tarihi öncesine uzanacak şekilde mülkiyet hakkının kısıtlandığının iddia edilemeyeceğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekâlet ücretine ilişkin (8) numaralı bendinde yer alan "338.274,00" sayısının hükümden çıkartılması, yerine "17.900,00" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
