---
mahkeme: "Yargıtay"
daire: "3. Hukuk Dairesi"
esas: "2024/1524"
karar: "2025/1285"
tarih: 2025-03-03
bedestenId: "1154462600"
alan: hukuk
konu: "Alt yükleniciden konut alımında tüketici işlemi bulunmaması nedeniyle görev"
ozet: >-
  Davacı, satın aldığı bağımsız bölümün teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmedeki cezai şart ile gecikme tazminatı istemiş; İlk Derece Mahkemesi olarak tüketici mahkemesi davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetileceğini belirterek, davalının alt yüklenici olduğu somut olayda taraflar arasında 6502 sayılı Kanun'un 3. maddesi kapsamında tüketici işlemi bulunmadığını ve davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuş, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer görülmemiştir.
maddeler: [6502/2, 6502/3, 6502/73]
etiketler: [tüketici hukuku, görev, tüketici işlemi, alt yüklenici, gecikme tazminatı]
sonuc: "bozma"
metinHash: sha256:9f50decf25ca3cd08a84c81a50e0fc5d39a5a99612d216d0df460d1e69f6801d
kaynakNotu: "Metin HuggingFace hamzabagirsakci/turkish-court-decisions (CC0-1.0) derleme nüshasından alındı (derlemenin raw_sha256 değeri 3fe905e44def7e96f98bf66ed47da9643024b2ab2a1fbb5945dad149cd8bd415); satır sonları paragraf ayracına çevrildi, içerik değiştirilmedi. Resmî sayfayla birebir karşılaştırma yapılmadı."
dogrulama: 2026-10-05
yayin: 2026-09-22
---
3. Hukuk Dairesi 2024/1524 E. , 2025/1285 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/2515 E., 2023/2787 K.

DAVA TARİHİ : 24.10.2019

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 11. Tüketici Mahkemesi

SAYISI : 2021/668 E., 2021/116 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davalı ile müvekkili arasında 08/02/2016 tarihli Taşınmaz Satış Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre müvekkilinin 37 nolu bağımsız bölümü satın aldığını ve taşınmazın teslim tarihinin 30.05.2016 olarak belirlendiğini, taşınmazın müvekkiline teslim edilmeyerek mağduriyetine sebebiyet verildiğini, taraflar arasında imzalanan taşınmaz satış sözleşmesinin 3/6 maddesi uyarınca ''Daire teslimlerinin gecikmesi durumunda, satıcı firma, alıcı tarafa gecikme yaşanan her ay için 500,00 TL ödemeyi kabul ve taahhüt eder'' hükmünün yer aldığını, taşınmazın teslim edilmemesi nedeniyle mağduriyet yaşayan müvekkilinin zararların giderilmesi amacıyla en az mahalli piyasa rayiçlerine göre mahrum kalınan kira bedeli kadar alacağın bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını, şimdilik 1.000,00 TL sözleşmede belirtilen cezai şart ile şimdilik 1.000,00 TL gecikme tazminatı olmak üzere toplam 2.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davacının yurt dışı adresinde oturduğu, taşınmazı konut edinmek amacıyla almadığı, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu, davalının yabancı olduğu bu nedenle teminat dava şartının yerine getirilmesi gerektiği, müvekkilinin alt yüklenici olduğu, yapı ruhsatı sahibinin yapı denetim sözleşmesindeki hizmet bedellerini ödememesi nedeniyle söz konusu sözleşmenin yapı denetim şirketi tarafından feshedildiğini, sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle ilgili belediye tarafından inşaatın durdurulduğunu ve müvekkilinin yaklaşık 2 yıldır yapı ruhsatı sahibi, arsa maliki ve ana yüklenicinin yeni bir yapı denetim şirketi ile anlaşmasını beklediğini, arsa maliki ve ana yüklenicinin sorumluluklarını yerine getirmemesi ve inşaatın durdurulmasının müvekkilinin taşınmazı süresinde teslim edilmemesine sebep olduğunu, ana yüklenici ile müvekkili arasında imzalanan inşaatın teslimine yönelik sözleşmede inşaatın gecikmesinde alt yüklenicilerin kusurunun olmadığının kabul edildiğini, müvekkilinin kendisine kusur atfedilemeyecek bir nedenle oluşan gecikmeden sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; müvekkiline taşınmazın tapusunun devredildiğini ve tesliminin yapıldığını, devir yapılmamış gibi hüküm kurulduğunu, sözleşmenin ayıplı olarak ifa edildiğini, iskan koşulları olmaksızın kullanıma zorlanamayacağını, sözleşme geçersiz olsa dahi rayiç kira bedeli istenebileceğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, gayrimenkul satış sözleşmesine dayalı konutun teslim edilmemesinden kaynaklı cezai şart ve gecikme tazminatı istemine ilişkindir.

1. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra, "Kapsam" başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3 üncü maddesinde; "Mal: Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak" tanımlanmıştır.

Aynı Kanunun 73 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise; bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür.

Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.

Somut olayda; davacı ile davalı arasında akdedilen harici satış sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalı şirketin projesinde yer alan 5. blok 37 nolu bağımsız bölümün satın alınmasının kararlaştırıldığı, davalının alt yüklenici olduğu anlaşılmakla, taraflar arasında 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesi 1. bendi kapsamında tüketici işlemi olmadığı, dolayısıyla davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerekirken, görevsiz mahkeme tarafından görülen davanın esastan incelenerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

2. Bozma nedenine göre, davacıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1-Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, aynı Kanunun 371 inci maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA,

2-Bozma sebebine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

3- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

4-Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
