---
mahkeme: "Yargıtay"
daire: "3. Hukuk Dairesi"
esas: "2011/12826"
karar: "2011/14646"
tarih: 2011-10-04
bedestenId: "966183600"
alan: hukuk
konu: "Emsalsiz genel raporla eksik incelemeyle tespitin bozulması"
ozet: >-
  Dava dilekçesinde 01.05.2008 gününden aylık 3750 TL tespiti istendi; mahkeme kısmen kabul kısmen ret aylık 2500 TL hükmetti.
  Bilirkişi raporunda emsal kira sözleşmeleri değerlendirilmediği ve re'sen emsal araştırması yapılmadığı belirtildi. Yargıtay, genel ifadeli rapora itibar edilerek eksik incelemeyle hükmedilmesini Y.İ.B.K'ne ve yerleşik uygulamalara aykırı bulduğunu kabul etti.
  Yargıtay, hükmün bozulmasına karar verdi.
maddeler: [6570/2, 6570/3]
etiketler: [kira hukuku, kira tespiti, emsal mukayesesi, bozma, bilirkişi, içtihadı birleştirme]
sonuc: "bozma"
metinHash: sha256:43c14d6f4e2f12fd41f21827d19b1bc1f45a70701106846d88e395aaca65d59b
kaynakNotu: "Metin hasanimer/kira-hukuku-skill paketinden alındı (kayıt text_sha256 c4a6a975e307fab7000bea6dedd9ecbe38672ac56b26ac4b0ea84587f8ebb224); satır sonları paragraf ayracına çevrildi, içerik değiştirilmedi. Resmî sayfayla birebir karşılaştırma yapılmadı."
dogrulama: 2026-09-21
yayin: 2026-09-21
---
3. Hukuk Dairesi 2011/12826 E. , 2011/14646 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde kira parasının 01.05.2008 gününden başlayarak aylık 3750 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Davada, 1.5.2008 tarihinde başlayan döneme ilişkin kira parasının tespiti istenilmiş; mahkemece hak ve nesafet uygulamasına göre aylık 2500 TL. kira parasına hükmedilmiştir.

Dava konusu taşınmaz, ..., Çeşme, ...’da işyeri olup 75 metrekare büyüklüğündedir.

Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tespite dayanak olarak emsal kira sözleşmeleri değerlendirilmediği bu yönde re’sen emsal araştırması yapılmadığı da anlaşılmaktadır.

Anayasa Mahkemesinin 6570 sayılı Yasanın 2 ve 3.maddelerinin iptaline ilişkin 26.3.1963 tarih ve 3/67 sayılı kararı ile, 6570 sayılı yasanın kira parasındaki “sınırlı artış” ilkesini ortadan kaldırılmamıştır. Bununla birlikte kira parasının tesbiti yöntemini belirleyen 18.11.1964 tarih ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da kira parasının “hak ve nesafete uygun” seviyede takdiri ile “sınırlı artışı” öngörülmektedir. O nedenle kira parasının tesbiti bir sınırlamadır ve hakim kira parasını takdir ederken bunun bir sınırlama olduğunu gözetmelidir.

18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Y.İ.B.K. ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre “hak ve nesafet” ilkesi uyarınca hakim bu sınırlamayı yaparken, öncelikle tarafların tüm delilleri varsa emsal kira sözleşmeleri aslı veya onaylı örnekleri dosyaya alınmalı, bilirkişi marifetiyle kiralanan taşınmaz ve taraf emsalleri tek tek görülüp incelenmeli, böylece elde edilen veriler somutlaştırılarak, dava konusu yer ile ayrı ayrı (konumu, çevresi, niteliği, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi, kira süreleri vb.) kira parasına etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin uygun emsal olup olmadığı somut gerekçelerle açıklanmalı, dava konusu taşınmazın yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parası belirlenmeli, hakimce bu kira parası dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafete; özellikle tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun makul bir kira parasına hükmedilmelidir.

Mahkemece yukarıda açıklanan yönleri içermeyen genel ifadeli bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya Y.İ.B.K’ne ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına aykırı olup bozma nedenidir.

Kabule göre de ; dosyada mevcut ikinci bilirkişi raporunda, taşınmazın getirebileceği kira miktarı belirlenirken, bildirilen alt ve üst kira sınırları arasında bariz fark bulunup, mahkemece bu rapor esas alınarak karar verilmesi da doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
