---
mahkeme: "Yargıtay"
daire: "3. Ceza Dairesi"
esas: "2018/3693"
karar: "2018/8150"
tarih: 2018-05-02
bedestenId: "418937500"
alan: ceza
konu: "Adli sicilden silinen mahkûmiyetin HAGB değerlendirmesine etkisi"
ozet: "Adalet Bakanlığı, kasten yaralama mahkûmiyetinde önceki kasıtlı suç mahkûmiyeti gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin kararın bozulmasını istemiştir. Daire, önceki ceza adli sicilden silinmiş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel oluşturmazken, sanığın bu mahkûmiyeti varmış gibi gösteren gerekçeyle karar verilmesini hukuka aykırı bulmuş ve kararı kanun yararına bozmuştur."
maddeler: [5271/231, 5271/309, 3682/8, 5352/geçici 2]
etiketler: [ceza hukuku, kasten yaralama, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, adli sicil, kanun yararına bozma]
sonuc: "kanun yararına bozma"
metinHash: sha256:714aa009e3711a3b6dabffdf991afa12aaeba7b4541c3f1836644c1d3f04dbc5
kaynakNotu: "Metin HuggingFace hamzabagirsakci/turkish-court-decisions (CC0-1.0) derleme nüshasından alındı (derlemenin raw_sha256 değeri 40c49673d3deb64e3f2265d72cbc819d742c7f9d956e148db1cdadab65a24118); satır sonları paragraf ayracına çevrildi, içerik değiştirilmedi. Resmî sayfayla birebir karşılaştırma yapılmadı."
dogrulama: 2026-10-05
yayin: 2026-09-27
---
3. Ceza Dairesi 2018/3693 E. , 2018/8150 K.

"İçtihat Metni"

Kasten yaralama suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair Dörtyol 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/09/2017 tarihli ve 2016/344 Esas, 2017/215 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 29.03.2018 tarih ve 2018/2337 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2018 tarih ve 2018/28482 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.

Mezkur ihbarnamede;

Dosya kapsamına göre, sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğu gerekçesi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği, sanığın sabıka kaydının incelenmesinde her hangi bir adli sicil kaydı bulunmadığı, arşiv kaydındaki cezanın 25/03/1999 tarihinde infaz edilmiş olduğundan adli sicilden silinerek arşiv kaydına alınmış olduğu cihetle, yargılama konusu olan yeni suç tarihinin 02/03/2016 olması karşısında suç tarihinden önce adli sicilden silinerek arşiv kaydına alınmış olan ve tekerrüre esas alınma süresi de geçmiş olan kasıtlı suçtan mahkûmiyetin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olmayacağı, sanığın adli sicil kaydında yer alan sabıkalarının 3682 sayılı Adli Sicil Kanununun 8 ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun geçici 2. maddeleri uyarınca silinme koşullarının oluştuğu nazara alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sübjektif koşulları yönünden değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi yerine, “sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğu” şeklindeki dosya kapsamı ile uyumlu olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Dörtyol 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/09/2017 tarihli ve 2016/344 Esas, 2017/215 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
