---
mahkeme: "Yargıtay"
daire: "2. Hukuk Dairesi"
esas: "2017/3677"
karar: "2019/2197"
tarih: 2019-03-06
bedestenId: "496490900"
alan: hukuk
konu: "İstinaf sınırlarının aşılması ile nafaka ve tazminat miktarları"
ozet: >-
  Daire, bölge adliye mahkemesinin reddedilen istinaf başvuruları hakkında esastan retle yetinmesi gerekirken boşanma, velayet ve nafakalar yönünden yeniden hüküm kurmasını bozma nedeni saymıştır. Ayrıca kadın eşin eşit veya ağır kusurlu olmadığı ve boşanmayla yoksulluğa düşeceği için yoksulluk nafakası alması; ekonomik durum ve hakkaniyete göre çocuklar lehine iştirak nafakalarının ve kadın lehine maddi-manevi tazminatın artırılması gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenlerle bazı temyiz itirazları kabul edilerek hüküm kısmen bozulmuş, kalan bölümler onanmıştır.

maddeler: ["4721/175", "4721/174", "4721/4", "6098/50"]
etiketler: ["aile hukuku", "nafaka", "boşanma", "maddi ve manevi tazminat"]
sonuc: kısmen bozma
metinHash: sha256:691a73b8e5d3bafa1a36bba42ac7c00d3898d44a28d978170cf3ab6b60b81d46
kaynakNotu: "Metin HuggingFace hamzabagirsakci/turkish-court-decisions (CC0-1.0) derleme nüshasından alındı (derlemenin raw_sha256 değeri sha256:73b2ba1aec8d7018bbd55290164cb2e715c163f4294fba9945e82342898b6cd4); satır sonları paragraf ayracına çevrildi, içerik değiştirilmedi. Resmî sayfayla birebir karşılaştırma yapılmadı."
dogrulama: 2026-10-05
yayin: 2026-09-25
---
2. Hukuk Dairesi 2017/3677 E. , 2019/2197 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından tazminatlar ve iştirak nafakalarının miktarı ile yoksulluk nafakası talebinin reddi yönünden; davalı erkek tarafından ise hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velayetinin davacı anneye verilmesine, ortak çocuklar lehine nafakaya, davacı kadın lehine tedbir nafakası ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş, kadının yoksulluk nafakası talebi ise reddedilmiştir. Karar davacı kadın tarafından tazminatlar ve iştirak nafakalarının miktarı ile yoksulluk nafakası yönünden, davalı erkek tarafından ise katılma yolu ile hükmün tamamına yönelik istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davacı kadının tazminatların miktarına yönelik istinaf talebinin kabulü ile diğer istinaf taleplerinin reddine, davalı erkeğin ise istinaf taleplerinin reddine karar verildiği ve reddedilen istinaf talepleri hakkında esastan ret kararı verilmesi ile yetinilmesi gerektiği halde, boşanma, velayet, kişisel ilişki, tedbir ve iştirak nafakaları hakkında yeniden hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

3-Dosya kapsamına göre davacı kadının çalıştığı işten asgari ücret düzeyinde gelirinin bulunduğu, davalı erkeğin ise evlilik esnasında otomotiv ve sigortacılık üzerine çalıştığı, çok sayıda taşınmazının bulunduğu, tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumlarına göre davacı kadının boşanma sonucu yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır. Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda, davacı kadının eşit ya da ağır kusurlu olmadığının anlaşılmasına göre davacı kadın lehine Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi koşulları gerçekleşmiştir. O halde davacı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmemesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

4-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.

5-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre tarafların ortak çocukları 25.01.2003 doğumlu ... ve 17.07.2007 doğumlu ... yararına takdir edilen iştirak nafakaları azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3., 4. ve 5. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 154.30 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davacıya geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 06.03.2019 (Çrş.)
