---
mahkeme: "Yargıtay"
daire: "2. Ceza Dairesi"
esas: "2024/7735"
karar: "2024/20400"
tarih: 2024-12-18
bedestenId: "1126484200"
alan: ceza
konu: "Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında duran zamanaşımı ve hırsızlıkta düşme"
ozet: >-
  Hırsızlık suçundan bozma üzerine kurulan mahkûmiyet hükmü sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde denetim süresinde duran zamanaşımının, denetim süresinde işlenen suçtan verilen hükmün kesinleşmesi koşuluyla o suçun işlendiği 05.08.2020 tarihinde yeniden işlemeye başladığını belirlemiştir. 02.08.2002 tarihli eylem bakımından sanık lehine olan 765 sayılı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerindeki 10 yıllık dava zamanaşımının 05.06.2007 tarihli ilk mahkûmiyetten karar tarihine kadar dolduğunu kabul etmiştir. Hüküm bozulmuş ve 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiyle kamu davası zamanaşımı nedeniyle oy birliğiyle düşürülmüştür.
maddeler: [5271/231, 5271/223, 765/102, 765/104, 765/495, 5237/142, 5237/143, 5237/7, 1412/322]
etiketler: [hırsızlık, dava zamanaşımı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, zamanaşımının durması, lehe kanun]
metinHash: sha256:64bcfee493585355027ef346be04f367ee026f367c3e9c85869858cc472de048
kaynakNotu: "Metin HuggingFace hamzabagirsakci/turkish-court-decisions (CC0-1.0) derleme nüshasından alındı (derlemenin raw_sha256 değeri dbb3c0e74b71a8d75d44219837d8149861086b2cba224d21ddf8f7da3fc47f7c); satır sonları paragraf ayracına çevrildi, içerik değiştirilmedi. Resmî sayfayla birebir karşılaştırma yapılmadı."
dogrulama: 2026-10-05
yayin: 2026-09-22
---
2. Ceza Dairesi 2024/7735 E. , 2024/20400 K.

"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2023/440 E., 2024/190 K.

ŞİKÂYETÇİ : ...

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 29.06.2017 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının, sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 05.08.2020 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;

Sanığın inceleme dışı sanıklar ile birlikte 02.08.2002 tarihinde, gece saat 22.30 sıralarında, şikâyetçinin aracının tekerleğini çalmaya çalışırken olayı fark eden şikâyetçiyi darp ederek aracı da bırakıp kaçmaları biçimindeki eyleminin 765 sayılı Kanun'un 495/2. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e, 143. maddelerine uyduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7. ve 5252 sayılı Kanun'un 9. maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede, dava zamanaşımı bakımından, 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Kanun’un 102/4, 104/2. maddesinde öngörülen 10 yıllık dava zamanaşımın 05.06.2007 olan ilk mahkûmiyet tarihinden karar tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
