---
mahkeme: "Yargıtay"
daire: "19. Ceza Dairesi"
esas: "2020/2040"
karar: "2021/3787"
tarih: 2021-03-29
bedestenId: "664265900"
alan: ceza
konu: "Usulsüz tebliğ edilen önödeme ihtarı nedeniyle dosyanın Başsavcılığa tevdii"
ozet: >-
  Sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair kanuna muhalefet suçundan sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hüküm, denetim süresinde yeni suç işlendiğinden bahisle açıklanmış; Adalet Bakanlığı, kararın gerekçesiz olduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma istemiştir. Daire, 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesindeki önödeme ihtarının sanığa daha önce usulüne uygun tebligat yapılmadığı anlaşılan adrese 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre tebliğ edildiğini, sanığa öncelikle usulüne uygun önödeme ihtarı yapılması gerektiğini belirtmiştir. Bu hususta kanun yararına bozma istenip istenmeyeceğinin değerlendirilmesi için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar vermiştir.
maddeler: [5271/309, 5237/75, 7201/35]
etiketler: [usul, tebligat, önödeme, kanun yararına bozma, hükmün açıklanması]
metinHash: sha256:af9307d8761683092f6b6e92d6de468823ca1b9e133d875e45087137a25222b5
kaynakNotu: "Metin HuggingFace hamzabagirsakci/turkish-court-decisions (CC0-1.0) derleme nüshasından alındı (derlemenin raw_sha256 değeri b13f9dca6330cc7125ad1675124a5a270dcd95c2666d960cce9f5a6fbeb7adf1); satır sonları paragraf ayracına çevrildi, içerik değiştirilmedi. Resmî sayfayla birebir karşılaştırma yapılmadı."
dogrulama: 2026-10-05
yayin: 2026-09-22
---
19. Ceza Dairesi 2020/2040 E. , 2021/3787 K.

"İçtihat Metni"

6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’a muhalefet suçundan sanık ...'un, anılan Kanun'un 18/8-9, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52. maddeleri gereğince 400,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 11/02/2014 tarihli ve 2013/906 esas, 2014/151 sayılı kararının 19/02/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 01/03/2018 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yapılan yargılama sonucunda hükmün açıklanmasına 6222 sayılı Kanun'un 18/8-9, 5237 sayılı Kanun’un 62/1 ve 52. maddeleri gereğince 400,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2019 tarihli ve 2019/444 esas, 2019/438 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 05/03/2020 gün ve 94660652-105-34-1989-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/03/2020 gün ve KYB-2020/33258 sayılı ihbarnamesi ile daireye gönderilmekle okundu.

Anılan ihbarnamede;

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230/1-c maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, gereği görüşülüp düşünüldü;

5237 sayılı TCK'nin 75. maddesinde adli para cezası maktu ise bu miktarın, değilse aşağı sınırının, soruşturma giderleri ile birlikte, yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödenmesi halinde ilgili hakkında kamu davasının açılmayacağının düzenlendiği, soruşturma aşamasında sanığa gönderilen önödeme ihtarının ise daha önce usulüne uygun bir tebligat yapılmadığı anlaşılan adrese, 7201 sayılı Tebligat Kanunun 35. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmakla, sanığa öncelikle usulüne uygun şekilde önödeme ihtarında bulunulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği,

Hususunda da kanun yararına bozma isteminde bulunup bulunulmayacağının değerlendirilmesi için Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29/03/2021 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.
