---
mahkeme: "Yargıtay"
daire: "13. Hukuk Dairesi"
esas: "2016/31244"
karar: "2019/12793"
tarih: 2019-12-18
bedestenId: "553142700"
alan: hukuk
konu: "Gebelik takibinde özensizlik iddiasıyla tazminat davasında tüketici mahkemesinin görevi"
ozet: >-
  Davacılar, gebelik takibini yapan davalı şirkete ait hastane ve hastane doktorlarının özensiz davranması nedeniyle bebekteki anomalilerin tespit edilemediğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemiş; Asliye Hukuk Mahkemesi genel mahkeme sıfatıyla esasa girerek davayı reddetmiştir. Yargıtay, uyuşmazlığın vekâlet akdinden kaynaklandığını, vekâlet akdinin 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Kanun kapsamına alındığını ve Kanun'un 73. maddesi uyarınca davaya Tüketici Mahkemesinin bakmakla görevli olduğunu, görevin kamu düzenine ilişkin olup resen gözetileceğini kabul etmiştir. Müstakil Tüketici Mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi, yoksa davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğinden hüküm bozulmuş, davacıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer görülmemiştir.
maddeler: [6502/1, 6502/2, 6502/3, 6502/73]
etiketler: [tüketici hukuku, görev, tüketici mahkemesi, vekâlet akdi, gebelik takibi]
sonuc: "bozma"
metinHash: sha256:f97884182d798984b9818fb29ec444ec27641df3b6dc2cd010bff715234d084d
kaynakNotu: "Metin HuggingFace hamzabagirsakci/turkish-court-decisions (CC0-1.0) derleme nüshasından alındı (derlemenin raw_sha256 değeri b3899340fb62f76f0fef69d73fd29f8557b71e238092f9cd4b29c6faebd8763d); satır sonları paragraf ayracına çevrildi, içerik değiştirilmedi. Resmî sayfayla birebir karşılaştırma yapılmadı."
dogrulama: 2026-10-05
yayin: 2026-09-22
---
13. Hukuk Dairesi 2016/31244 E. , 2019/12793 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar; davacı ...'in gebeliğinin takibinin davalı şirkete ait hastanede ve hastane doktorlarından davalılar ... ve ... tarafından yapıldığını, doğrumun Ordu Devlet Hastanesinde gerçekleştirildiğini, doğuma kadar davalı doktorların gebeliğin normal seyrinde devam ettiği, ceninde ve annede hiçbir sorun olmadığının bildirdiklerini, dünyaya gelen bebekleri davacı ...'ın bir kulağı, bir gözü, burnu ve çene kemiği olmayıp eksik uzuvlu doğduğunu, bebeğin durumu ile ilgili davalıların kendilerini uyarmadıklarını, gebelik takibi esnasında özensiz davranıp doğacak çocuktaki anomalileri tespit edemediğini, davacı ...'ın gelişimini tamamlayıncaya kadar sayısız operasyon geçirmek zorunda kalacağını, davalıların özensiz davranışları sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, davacı ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ile 300.000,00 TL manevi tazminatın, davacı anne ... ile davacı baba ... için 150.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, işin esasına girilerek genel mahkeme sıfatı ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

1-6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.

Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.

6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3.maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.

6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.

Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık vekalet akdinden kaynaklanmakta olup, dairemizin öteden beri değişmeyen uygulaması da bu yöndedir. Vekalet akdi ise 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı yasa kapsamına alınmıştır. Bu halde uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Mahkemenin görevi hususu kamu düzenine ilişkin olup, bunun mahkemece resen nazara alınması gerekir. O halde mahkemece, müstakil Tüketici Mahkemesi var ise davaya bakmakla Tüketici Mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesi, müstakil Tüketici Mahkemesi yok ise, ara kararı ile uyuşmazlığa Tüketici Mahkemesi sıfatı ile bakılmasına karar verilmek suretiyle uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın Asliye Hukuk Mahkemesi olarak görülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-Bozma nedenine göre davacıların temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
