---
mahkeme: "Yargıtay"
daire: "12. Ceza Dairesi"
esas: "2022/9243"
karar: "2025/8110"
tarih: 2025-11-24
bedestenId: "1188210300"
alan: ceza
konu: "İletişimin denetlenmesi nedeniyle koruma tedbiri tazminatında eksik inceleme"
ozet: >-
  Davacı, hakkında haksız ve uzun süre iletişimin denetlenmesi tedbiri uygulandığı gerekçesiyle 50.000 TL manevi tazminat istemiş, mahkeme kanunda öngörülen şartların oluşmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiş, karar davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay, tazminatın dayanağı olan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşip kesinleşmediğinin tespit edilmemesini, tedbire ilişkin belgelerin aslı veya onaylı örnekleri getirtilerek 5271 sayılı Kanun'un 135. maddesindeki şartların araştırılmamasını ve 141/3. madde kapsamındaki iddialar yönünden hâkimler ve Cumhuriyet savcıları hakkında soruşturma yapılıp yapılmadığının Hâkimler ve Savcılar Kurulundan sorulmamasını eksik inceleme saymıştır. Kabul ve uygulamaya göre de davanın tümüyle reddedilmesine rağmen davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesini hukuka aykırı bulmuş ve hükmü bozmuştur.
maddeler: [5271/135, 5271/141]
etiketler: [ceza yargılaması, iletişimin denetlenmesi, koruma tedbiri tazminatı, eksik inceleme, vekâlet ücreti]
sonuc: "bozma"
metinHash: sha256:483af163685634bda39f8e3e895cb98a72fd6fac12c602df168f0ab1592ac1a1
kaynakNotu: "Metin HuggingFace hamzabagirsakci/turkish-court-decisions (CC0-1.0) derleme nüshasından alındı (derlemenin raw_sha256 değeri 8ac1d198b843e12cda2fb7c022eb2c7a15fc132a1b732250db01e97f91c1f753); satır sonları paragraf ayracına çevrildi, içerik değiştirilmedi. Resmî sayfayla birebir karşılaştırma yapılmadı."
dogrulama: 2026-10-05
yayin: 2026-09-22
---
12. Ceza Dairesi 2022/9243 E. , 2025/8110 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2016/20 E., 2016/151 K.

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM : Kısmen kabul

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Davacı hakkında Mahkemece kurulan hükmün; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Mahkemece; davacı vekilinin haksız uzun süre iletişimin denetlenmesi tedbiri uygulandığı gerekçesi ile 50.000 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın tümüyle reddi nedeniyle vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; davanın kabul edilmesi gerektiğine ve resen görülecek nedenler hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 2015/81792 Soruşturma, 2015/74147 Karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi tedbiri uygulandığı, tedbir tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluşmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Tazminat talebinin esasını oluşturan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşip kesinleşmediği tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilip, davacı hakkında uygulanan tedbirlere ilişkin karar ve evraklarının Yargıtay denetimine el verişli aslı veya onaylı örneklerinin dosya arasına alınarak tedbir tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 135. maddesinde düzenlenen şartları taşıyıp taşımadığı araştırılıp, davacı tarafın 26.02.2016 tarihli dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar 5271 sayılı CMK’nın 141/3. maddesinde düzenlenen hakimler ve Cumhuriyet savcılarının eylemlerinden ötürü tazminat istemine ilişkin olup, tazminata konu edilen eylemlerle ilgili olarak hakimler ve Cumhuriyet savcıları hakkında adli veya idari soruşturma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise akıbetinin ne olduğu Hakimler ve Savcılar Kurulundan sorulup, açıklığa kavuşturularak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

Kabul ve uygulamaya göre de;

Davanın tümüyle reddedilmesi nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.
