---
mahkeme: "Yargıtay"
daire: "12. Ceza Dairesi"
esas: "2022/6307"
karar: "2026/1591"
tarih: 2026-02-18
bedestenId: "1207520900"
alan: ceza
konu: "Koruma tedbiri tazminatında manevi tazminatın ölçütlere göre takdiri"
ozet: >-
  Davacı, haksız gözaltı, tutukluluk, adli kontrol ve el koyma nedeniyle 500.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminat istemiştir.
  İlk derece mahkemesi, gözaltına alınma ve salıverilme saatleri arasındaki farkı gözeterek gözaltı süresini üç gün kabul etmiş ve istemi kısmen kabul ederek 93,60 TL maddi, 250,00 TL manevi tazminata hükmetmiştir.
  Bölge Adliye Mahkemesi maddi tazminatı 135,87 TL olarak düzeltmiş ve 660,00 TL vekâlet ücretini maddi zarar kapsamına ekleyerek istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.
  Daire, manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu ile sürenin gerektirdiği ölçütlere uymayacak miktarda eksik belirlendiğini saptayarak hükmü bozmuştur.
maddeler: [5271/142]
etiketler: [ceza yargılaması, koruma tedbiri, gözaltı süresi, manevi tazminat, istinaf]
sonuc: "bozma"
metinHash: sha256:102ff023838384855bb8bc7075efaff07e594f4ad8ec7d0192b26e6a5242d9a0
kaynakNotu: "Metin yerel seçmece derlemesinden alındı (kayıt sha256 160e2c351ee3db5fd92a38ced4bedf11662103c12e77429e56968c5c78bc5e86); satır sonları paragraf ayracına çevrildi, içerik değiştirilmedi. Resmî sayfayla birebir karşılaştırma yapılmadı."
dogrulama: 2026-09-22
yayin: 2026-09-22
---

12. Ceza Dairesi 2022/6307 E. , 2026/1591 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması, ret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk, adli kontrol, el koyma nedeniyle nedeniyle 500.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 93,60 TL maddi ve 250,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ie hükmün onanmasına, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminatların yetersiz olduğuna, el koyma nedeniyle uğranılan zararın, vekile ödenen vekalet ücretinin, adli kontrol tedbiri nedeniyle karakola gitmek için yaptığı yol masraflarının maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ve saire ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, lehlerinde vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, manevi tazminatın fazla olduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/3386 soruşturma sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgüte üye olma suçundan 03/07/2017-05/07/2017 (göz altına alınma saati ile salıverme saatleri arasındaki fark nedeniyle göz altı süresi üç gün kabul edilmekle) tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda atılı suçtan "Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar" verildiği, kararın 17/10/2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, el konulan dijital materyallerin davacıya teslim edildiği, el konulma nedeniyle materyallerin zarara uğradıklarına ilişkin bir tespit ve iddianın olmadığı, bu itibarla el koyma işlemine bağlı doğrudan oluşan maddi bir zararın olmadığı belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından;

Davacının şüpheli olarak kovuşturulduğu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/3336 sor, sayılı ve 25/05/2018 tarihli ek Kovuşturmaya yer olmadığına dair dosyasında göz altında kaldığı 03/07/2017-05/07/2017 tarihleri (göz altına alınma saati ile salıverme saatleri arasındaki fark nedeniyle göz altı süresi üç gün kabul edilmekle)nedeni ile bu tarihler arasında geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminat miktarının 135,87-TL. olarak tespiti gerekirken, hatalı hesaplama ile ve 93,60-TL. olarak eksik şekilde tayini,

Kabule göre de; Soruşturma aşamasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen 660,00-TL. vekalet ücretinin maddi zarar kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,nin'' hukuka aykırı olduğu gerekçeleri ile hüküm fıkrasındaki maddi tazminata ilişkin bölümün hükümden çıkarılarak yerine ''Davacının maddi tazminat talebinin kısmen KABULÜ ile; 135,87 TL maddi tazminatın göz altı tarihi olan 03/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 660,00-TL. maddi tazminatın ise kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği 25/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" ibaresinin eklenmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Davalı vekilinin temyiz isteminin, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliğ edilmesinin ardından ve katılma yoluyla temyiz olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı itibariyle reddine karar verilmesini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12 Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.
