---
mahkeme: "Yargıtay"
daire: "11. Ceza Dairesi"
esas: "2022/2708"
karar: "2022/14734"
tarih: 2022-09-20
bedestenId: "815566900"
alan: ceza
konu: "MERNİS adresine doğrudan 21/2 tebliğinin usulsüzlüğü, zamanaşımı ve dolandırıcılık"
ozet: >-
  Daire, yokluğunda verilen hükümlerin MERNİS adresi de olan son adrese önce Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ edilmesi gerekirken doğrudan 21/2. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğunu, sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyizin süresinde bulunduğunu kabul etmiştir. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümler, TCK 66/1-e ve 67/4'te öngörülen olağanüstü dava zamanaşımı gerçekleştiğinden bozulmuş ve kamu davaları CMK 223/8 uyarınca düşürülmüştür. Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler ise sanıkların baştan itibaren ödemeyi çekle yapmak üzere anlaştıkları sabit olduğundan eylemin TCK 158/1-f kapsamında banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık oluşturduğu gözetilmeden eksik ceza tayini ve TCK 53. maddesine ilişkin Anayasa Mahkemesi iptal kararının gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
maddeler: [7201/21, 5237/66, 5237/67, 5271/223, 5237/158, 5237/53, 1412/321, 1412/322]
etiketler: [usul, tebligat, temyiz süresi, dava zamanaşımı, dolandırıcılık]
metinHash: sha256:5a613871532aaf7d0e7f99798ca996a3b5bae8101e8c479ac579c55cc3a5f767
kaynakNotu: "Metin HuggingFace hamzabagirsakci/turkish-court-decisions (CC0-1.0) derleme nüshasından alındı (derlemenin raw_sha256 değeri d68cd3c650d3fccafdf6f0affc077301812940b2abff8ebccc4e62c516a6560d); satır sonları paragraf ayracına çevrildi, içerik değiştirilmedi. Resmî sayfayla birebir karşılaştırma yapılmadı."
dogrulama: 2026-10-05
yayin: 2026-09-22
---
11. Ceza Dairesi 2022/2708 E. , 2022/14734 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Sanık ...'in yokluğunda verilen hükümlerin, aynı zamanda MERNİS adresi de olarak bilinen son adresine öncelikle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan aynı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulsüz ve sanığın öğrenme üzerine yaptığı 12.07.2021 tarihli temyizinin süresinde olduğu ve Cumhuriyet savcısının temyizinin sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Gerekçeli karar başlığında 01.06.2010 olarak yanlış gösterilen suç tarihinin, "07.05.2010" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

A)Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıkların temyizlerinin incelenmesinde;

Sanıklara yüklenen suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanıkların temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,

B)Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanıkların temyizlerinin incelenmesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısı ve sanıkların diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

1)Sanıkların, baştan itibaren katılandan aldıkları mermer karşılığında ödemesini çekle yapılacağına dair anlaştıkları sabit olduğundan, sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde "bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu gözetilmeden sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nin 158/1-f son maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik ceza tayini,

2)Kabule göre de;5237 sayılı TCK'nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmesi,

Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ve sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 20.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
