---
mahkeme: "Yargıtay"
daire: "11. Ceza Dairesi"
esas: "2021/28669"
karar: "2026/2190"
tarih: 2026-02-26
bedestenId: "1204527400"
alan: ceza
konu: "Fiilen görevlendirilen dağıtıcının tahsil ettiği bedelleri edinmesinin zimmet sayılması"
ozet: >-
  Dağıtıcı kadrosundaki sanık, sözlü talimatla görevlendirildiği serviste tahsil ettiği ödeme bedellerini uhdesine geçirdiği iddiasıyla yargılanmış ve ağır ceza mahkemesi hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay, yasal engel yoksa sözlü de olsa görevlendirilen ya da fiilen para tahsil eden kamu görevlisinin mal edinme eyleminin zimmet niteliğinde olacağını, bu nedenle suç vasfında hataya düşüldüğünü kabul etmiştir. Kabule göre de zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasını ve gerekçeli karar başlığında suç tarihinin yanlış yazılmasını bozma nedeni saymış, hükmü ceza miktarı bakımından kazanılmış hak saklı tutularak bozmuştur.
maddeler: [5271/231, 5237/43, 1412/321, 1412/326, 5320/8]
etiketler: [zimmet, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, suç vasfı, zincirleme suç, kazanılmış hak]
sonuc: "bozma"
metinHash: sha256:2641e99033d69153478549d0f5ed77df9e7a11fde2eae1dfa756547c0b8243fe
kaynakNotu: "Metin HuggingFace hamzabagirsakci/turkish-court-decisions (CC0-1.0) derleme nüshasından alındı (derlemenin raw_sha256 değeri ef85888342376d37dd588e869bd27f3d42e258bea380b630aee319569c407377); satır sonları paragraf ayracına çevrildi, içerik değiştirilmedi. Resmî sayfayla birebir karşılaştırma yapılmadı."
dogrulama: 2026-10-05
yayin: 2026-09-22
---
11. Ceza Dairesi 2021/28669 E. , 2026/2190 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2016/51 E., 2016/150 K.

SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK’nın 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 30.06.2011 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 10.04.2015 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;

1.Sanık ...'in, katılan kuruda dağıtıcı kadrosunda görevli olduğu, personel eksikliği nedeni ile merkez müdürünün talimatı ile ödeme şartı posta maddesi ve posta gelen giden servisinde memur olarak çalıştırıldığı, görev yaptığı dönem içerinde...PTT merkezinde toplam 154 adet ödeme bedelinden oluşan 14.583 TL'yi uhdesine geçirdiği, bu surette hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul olunan olayda; kamu görevlisinin/memurun görevlendirilmesine yasal engel bulunmadığı takdirde, sözlü de olsa görevlendirildiği veya fiilen para tahsili yaptığı hallerde gerçekleştirdiği mal edinme eylemlerinin zimmet vasfında olacağı gözetildiğinde, suç tarihlerinde dağıtıcı kadrosunda olan sanığın, ödeme şartı posta maddesi ve posta gelen giden servisinde görevlendirildiği ve itirazsız ve aralıksız sürdüğü bu görevi nedeniyle kendisine tevdi edilen ve görevi kapsamında alıcılılarından tahsil edilen ödeme bedellerini ilgili çek hesabına yatırmayıp, 14.931,00 TL parayı mal edinmesi eyleminin zimmet suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine hükmedilmesi,

2.Kabule göre de;

a.5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal eden sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi,

b.Gerekçeli karar başlığında "14.11.2007-06.08.2009" şeklinde yazılması gereken suç tarihinin, "2007-2008-2009" olarak yanlış yazılmış olması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
