466 sayılı Kanun m. 2
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
4 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Ceza Genel Kurulu06.05.2014
Haksız tutuklama tazminatında azami başvuru süresi
Ceza Genel Kurulu, beraat kararının öğrenilmesinden itibaren üç aylık başvuru süresine ek olarak, 466 sayılı Kanun'a dayalı haksız tutuklama tazminatının kesinleşen beraatten itibaren en geç on yıl içinde istenebileceğini kabul etmiştir. Başvurunun bu süreden sonra yapılması nedeniyle tazminat kararı bozulmuş ve dava reddedilmiştir. Karşı oyda, kanunda öngörülmeyen azami sürenin içtihatla getirilemeyeceği savunulmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2014/141, K. 2014/229, T. 06.05.2014Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu26.02.2013
Haksız tutuklama tazminatı davasında süre ve temyiz
Haksız tutuklama nedeniyle açılan tazminat davasında, eski 466 sayılı Kanun’un üç aylık süresinin başlangıcı ile ret kararına karşı temyiz hakkı tartışılmıştır. Ceza Genel Kurulu, reddedilen tazminat miktarı temyiz sınırını aştığından davacı ve buna bağlı olarak Hazine vekilinin temyizini kabul etmiş; beraat kararının kesinleştiğinin davacıya tebliğ edildiği veya öğrenildiği kanıtlanmadığı için davanın süresinde olduğunu belirleyerek hükmün esasının incelenmesi için dosyayı 12. Ceza Dairesine göndermiştir. Dört üye, davacının başka dosyada sabıka kaydını öğrenmiş olabileceğinin araştırılması gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmıştır.
Yargıtay CGK, E. 2012/1384, K. 2013/68, T. 26.02.2013Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu23.03.2010
Haksız tutuklama tazminatında üç aylık dava açma süresinin başlangıcı
Beraat ettiği ceza davasında tutuklu kalan davacı, 466 sayılı Yasa uyarınca manevi tazminat istemiş; yerel mahkeme davayı üç aylık sürede açılmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Özel Daire, 21.04.1975 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca sürenin kesinleşme şerhli beraat kararının sanığa tebliğinden başlayacağını, karar davacıya tebliğ edilmediğinden davanın süresinde olduğunu belirterek bozmuş; yerel mahkeme, memur olan davacının beraat kararını belediyeye sunduğunu ve dokuz yıl boyunca kesinleşmeyi bilmediğinin kabul edilemeyeceğini belirterek direnmiştir. Ceza Genel Kurulu, 5320 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca 1 Haziran 2005 öncesi işlemlere 466 sayılı Yasanın uygulanacağını, üç aylık sürenin beraat eden kişinin kesinleşmeyi öğrendiği tarihten başladığını ve Borçlar Yasası veya başka bir yasadaki sürelerin kıyasen de uygulanamayacağını kabul etmiştir. Genel Kurula göre kesinleşen hükmün davacıya tebliğ edildiğine ilişkin belge yoktur, davacının belediyeye sunduğu kararda hükmün henüz kesinleşmediği şerhi bulunmaktadır ve kesinleşmenin öğrenildiğini gösteren bir belirleme dosyada yer almadığından direnme hükmü oyçokluğuyla bozulmuştur. Karşı oy: Azınlık, memur olan davacının dokuz yıl içinde beraat kararının kesinleştiğini bilmediğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle direnme hükmünün onanması görüşündedir.
Yargıtay CGK, E. 2009/256, K. 2010/57, T. 23.03.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu20.09.2005
Haksız tutuklama tazminatında faiz ve vekâlet ücreti
Haksız tutuklama nedeniyle hükmedilen maddi ve manevi tazminata, talep edilmişse zarara yol açan işlem tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmelidir. Davacı lehine vekâlet ücreti de dilekçe yazma tutarıyla sınırlanamaz; hüküm tarihinde yürürlükte olan tarife uyarınca hesaplanmalıdır. Bu iki konuda direnme kararı bozulmuştur; vekâlet ücreti yönünden iki üye karşı oy kullanmıştır.
Yargıtay CGK, E. 2005/88, K. 2005/98, T. 20.09.2005Ceza ve Ceza Muhakemesi