3402 sayılı Kanun m. 22
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
5 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu05.12.2012
Yenileme kadastrosu ve mülkiyet taleplerinin açıklattırılması
Orman İdaresinin talebi, yenileme kadastrosuna teknik itiraz ile taşınmazın mülkiyetine dayalı tescil istemini birlikte içerip içermediği açık olmadığından reddedilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, önce talebin açıklattırılmasını; teknik itiraz varsa yenileme haritalarının uzman bilirkişiyle incelenmesini, mülkiyet isteminin ise genel mahkemede görülmesini ve iki talep birlikteyse ayrı ayrı değerlendirilmesini belirterek direnme kararını bozmuştur. Bir grup üye, istemin doğrudan mülkiyete ilişkin olduğu ve kadastro mahkemesinin görevsizliği kararı vermesi gerektiği görüşünde kalmıştır.
Yargıtay HGK, E. 2012/874, K. 2012/1016, T. 05.12.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu05.12.2012
Yenileme kadastrosuna itiraz ile mülkiyet iddiasında görev ve inceleme
Orman İdaresinin davasının yenileme kadastrosuna itiraz mı, mülkiyet iddiası mı, yoksa her ikisi mi olduğu dilekçeden açıkça anlaşılamamıştır. Hukuk Genel Kurulu, öncelikle istemin açıklattırılmasını; yenileme işlemi yönünden teknik uygunluğun Kadastro Mahkemesince, mülkiyet isteminin ise görevli genel mahkemede değerlendirilmesini ve iki istem birlikteyse ayrı ayrı ele alınmasını gerekli görmüştür. Bu ayrım ve gerekli araştırma yapılmadan verilen direnme kararı bozulmuştur. Azınlık görüşü, talebin mülkiyete ilişkin olduğu ve Kadastro Mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi gerektiği yönündedir.
Yargıtay HGK, E. 2012/875, K. 2012/1017, T. 05.12.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 20. Hukuk Dairesi27.06.2008
Kesinleşmiş orman sınırında kalan 2/B alanında ikinci kadastro ile oluşan tapunun iptali
Hazine, kesinleşen 2/B madde uygulama sahasında kaldığını ileri sürdüğü ve 1984 yılındaki genel arazi kadastrosunda gerçek kişi adına tespit edilen taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tescilini istemiş; Asliye Hukuk Mahkemesi davayı kabul etmiştir. Yargıtay, taşınmazın 1949 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırı içinde kalıp Hazine adına orman niteliğiyle tescil edildiğini, 1984 yılındaki arazi kadastrosunun 766 sayılı Kanun'un 46. ve 3402 sayılı Kanun'un 22. maddesi gereğince ikinci kadastro olarak hükümsüz sayılacağını, aslı orman olan taşınmaz hakkında sonradan oluşturulan tapu kaydının malikine mülkiyet kazandırmayacağını kabul etmiştir. Taraflar arasında daha önce görülen davanın dava sebebi farklı olduğundan kesin hüküm oluşturmayacağını, orman niteliğindeki yerleri edinenlerin tapuya güven ilkesinden yararlanamayacağını ve Hazinenin 3402 sayılı Kanun'un 12. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalmadan dava açabileceğini belirtmiştir. Bu gerekçelerle hüküm oybirliğiyle onanmıştır.
Yargıtay 20. HD, E. 2008/4257, K. 2008/9287, T. 27.06.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu28.11.2007
Orman dışına çıkarılan taşınmazda kadastro mahkemesinin görevi
Davacı, orman sınırı dışına çıkarılmış taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve adına tescilini istemişti; ancak taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenmemiş, yalnızca orman parseli olarak tapuya aktarılmıştı. Hukuk Genel Kurulu, kadastro mahkemesinin görevinin taşınmaz için tespit tutanağı düzenlenmesiyle başlayacağını belirterek uyuşmazlığın genel mahkemede görülmesi gerektiği sonucuna vardı ve direnme kararını görev yönünden bozdu.
Yargıtay HGK, E. 2007/909, K. 2007/891, T. 28.11.2007Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu15.03.2006
Tespit dışı bırakılan yerde sonraki orman sınırlandırmasının ikinci kadastro sayılması
Davacı, zilyetliğe dayanarak taşınmazın adına tescilini istemiş; yerel mahkeme davayı kısmen kabul etmiştir. Özel Daire, karar düzeltme aşamasında, taşınmazın 1957'de kesinleşen gezici arazi kadastro mahkemesi kararıyla orman olarak tespit dışı bırakıldığını, bu kararın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 237. maddesi anlamında kesin hüküm oluşturduğunu ve sonraki orman sınırlandırmasının bu sonucu ortadan kaldırmayacağını belirterek hükmü davanın reddi için bozmuş; yerel mahkeme önceki kararında direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, kadastro sırasında bir yerin tespit dışı bırakılmasının da kadastro işlemi olduğunu, 31.07.1957 tarihi itibarıyla tesis kadastrosunun yapıldığını, 08.07.1970 tarihinde kesinleşen orman sınırlandırmasının ise ikinci kadastro niteliği taşıdığını kabul etmiştir. Genel Kurula göre bu orman sınırlandırması 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca yok hükmündedir ve bütün sonuçlarıyla geçersizdir; direnme kararı oyçokluğuyla bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2006/106, K. 2006/68, T. 15.03.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul