Yargıtay · 20. Hukuk Dairesi20.12.2006Kesinleşmiş orman kadastrosu içinde makiye ayırmanın yok hükmünde olması ve zilyetlik
Davacılar, 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeki taşınmazın 1957 yılında makiye ayrıldığını ve kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğunu ileri sürerek Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini ve beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin silinmesini istemiş; yerel mahkeme davanın reddine karar vermiş, hüküm esas yönünden davacılarca, avukatlık ücreti ve beyanlar hanesine davacılar yararına şerh konulması yönünden Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde yasaya aykırı kurulan ve yasal dayanağı bulunmayan komisyonlarca yapılan makiye ayırma işleminin yok hükmünde olduğunu, taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2. maddesi uygulamasıyla orman rejimi dışına çıkarılarak Hazine adına tespit edildiğini ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17 ve 18. maddeleri karşısında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu olamayacağını belirterek tescil isteminin reddini isabetli bulmuştur. Daire, 2924 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre kullananın beyanlar hanesinde gösterilebilmesi için taşınmazın orman köyü sınırları içinde olması gerektiğini, beldenin mahallesindeki taşınmazda şerhin değiştirilmesinin yasaya aykırı olduğunu ve davalı Hazine yararına nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Bu yanlışlıklar yeniden yargılama gerektirmediğinden şerhe ilişkin paragraf hükümden çıkarılmış, avukatlık ücreti düzeltilmiş ve hüküm düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay 20. HD, E. 2006/14641, K. 2006/17945, T. 20.12.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul