1512 sayılı Kanun m. 89
Bu hükme atıf yapan kararlar. Madde metni için Mevzuat Bilgi Sistemi; olay tarihindeki sürümüyle okuyun.
2 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi19.01.2026
Resmî şekilde yapılmayan devre mülk satış vaadi sözleşmesinde ödenen bedelin iadesi
Davacı, davalı şirketle imzaladığı devre mülk satış vaadi sözleşmelerinden cayma hakkını kullandığını ileri sürerek sözleşmelerin iptalini ve ödediği bedel ile masrafların iadesini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek sözleşmenin iptaline ve 96.486,31 TL'nin 07.04.2022 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar vermiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, devre mülk hakkının gayrimenkul hisse devri vaadi içerdiğinden 634 sayılı Kanun'un 57. maddesi, 4721 sayılı Kanun'un 706, 6098 sayılı Kanun'un 237, 2644 sayılı Kanun'un 26 ve 1512 sayılı Kanun'un 89. maddeleri gereği resmî şekilde yapılması gerektiğini, haricen düzenlenen sözleşmenin geçersiz olduğunu ve 6502 sayılı Kanun'un 50/2. maddesi gereğince mülkiyet payına bağlı ayni hak tanıyan devre tatil sözleşmesi yapılamayacağını kabul etmiştir. Davacının ödediği bedelin ve noter ihtarname masraflarının iadesini isteyebileceğini, dosyada konaklamaya ilişkin belge bulunmadığını belirterek kararı onamıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2025/3069, K. 2026/216, T. 19.01.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 15. Ceza Dairesi27.01.2020
Sahte ruhsat ve ehliyetle kiralık araç satışında nitelikli dolandırıcılık
Kiralanan aracın, katılan adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ve ruhsat kullanılarak noterde verilen vekâletnameyle başkasına satıldığı olayda Ağır Ceza Mahkemesi sanıkları nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkûm etmiştir. Yargıtay, noterliğin TCK'nın 158/1-d maddesindeki kamu kurumu niteliğinde olmadığını, ancak sanıkların kamu kurumu olan emniyet müdürlüğünün maddi varlığı olan ruhsat ve sürücü belgesini sahte olarak düzenleyip kullanmaları nedeniyle bu bentten hüküm kurulmasının kanuna uygun olduğunu belirterek dört sanık yönünden hükümleri onamıştır. Menfaatin paylaşılmasında görev aldığı ileri sürülen sanık yönünden ise suç tarihinde yürürlükte bulunan CMK'nın 135. maddesi gereğince yargılamaya esas alınamayacak iletişim kayıtları dışında mahkûmiyete yeterli somut ve inandırıcı delil bulunmadığından beraat gerektiği gerekçesiyle hükümleri bozmuştur.
Yargıtay 15. CD, E. 2017/9805, K. 2020/1000, T. 27.01.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi