zorunlu müdafi
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
16 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Ceza Genel Kurulu22.04.2026
Zorunlu müdafi olmadan yargılama yapılmasında istinafın bozma yetkisi
Ceza Genel Kurulu, zorunlu müdafi atanmadan ve duruşmada hazır bulundurulmadan hüküm kurulmasını kesin hukuka aykırılık sayarak bölge adliye mahkemesinin bu nedenle bozma kararı verebileceğini kabul etmiştir. Başsavcılık itirazı kabul edilip Özel Dairenin bozması kaldırılmış; miktar itibarıyla kesin olan konut dokunulmazlığı hükmüne yönelik temyiz reddedilirken hırsızlık hükmünün incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmiştir. Karşı oy kullanan üç üye, Özel Dairenin bozmasını isabetli bularak itirazın reddini savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2025/674, K. 2026/251, T. 22.04.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi25.03.2026
Zorunlu müdafili beraatte vekâlet ücreti ve teşebbüste kalıcı zararın araştırılması
Yargıtay, zorunlu müdafiyle temsil edilen ve beraat eden sanık lehine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek ilgili hükmü düzeltmiştir. Diğer sanık yönünden öldürmeye teşebbüs cezasının belirlenmesi için yüz izi ve organ işlev kaybı hakkında yeterli adli rapor alınmasını gerekli görmüştür. Dosyayla uyumsuz takdiri indirim gerekçesi ve ikinci kez mükerrirler lehine kanun değişikliğinin değerlendirilmesi gereği de bozma nedenleri arasında sayılmıştır.
Yargıtay 1. CD, E. 2025/2842, K. 2026/2158, T. 25.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu22.04.2025
Beraat eden sanığa zorunlu müdafi ücreti düşüldükten sonra vekâlet ücreti verilmesi
Beraat eden ve baroca görevlendirilen zorunlu müdafiyle temsil edilen sanık lehine, ödenen müdafi ücreti mahsup edilerek kalan maktu vekâlet ücretinin Hazineden alınmasına karar verilmiş; Cumhuriyet Başsavcılığı bu uygulamaya itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, zorunlu müdafi ücretinin yargılama gideri olduğunu ve mahsup sonrası bakiye vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını kabul ederek itirazı reddetmiştir. Karşı oy: Dört üye itirazın kabul edilmesi gerektiği görüşündedir.
Yargıtay CGK, E. 2025/67, K. 2025/184, T. 22.04.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu14.10.2021
Zorunlu müdafide nitelikli hâl ve içtihat değişikliğinin geriye yürümemesi
Yerel mahkeme, gece vakti iş yerinden nitelikli hırsızlık suçundan yargılanan ve müdafi istemeyen sanıklar hakkında müdafi görevlendirmeden mahkûmiyet hükmü kurmuş, Özel Dairenin Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 150/3 uyarınca zorunlu müdafi atanması gerektiği gerekçesiyle verdiği bozma kararına direnmiş ve direnme hükmü Özel Dairece onanmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olduğu ve müdafi atanmadan hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlandığı düşüncesiyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, zorunlu müdafi için beş yıllık alt sınırın belirlenmesinde cezada artırım öngören nitelikli hâllerin de esas alınması gerektiğini, gece vakti işlenen nitelikli hırsızlıkta Türk Ceza Kanunu (TCK) 143 uyarınca yarı oranda artırım zorunlu olduğundan sanıklara müdafi atanması gerektiğini kabul ederek yalnız temel cezayı esas alan önceki yorumunu değiştirmiştir. Genel Kurul oy birliğiyle, içtihat değişikliklerinin kural olarak geriye yürümeyeceğini ve hükümlerin kesinleştiği tarihte temel cezanın esas alındığı içtihada uygun karara karşı olağanüstü kanun yoluna başvuru nedeni oluşturmayacağını belirterek itirazı değişik gerekçeyle reddetmiştir. Karşı oy: Üç üye, sanıklara müdafi tayin edilmesinin zorunlu olmadığı ve itirazın bu nedenle reddi gerektiği görüşündedir.
Yargıtay CGK, E. 2021/35, K. 2021/473, T. 14.10.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu03.12.2020
Terör örgütü üyeliği yargılamasında zorunlu müdafi ve sanığın müdafiden vazgeçmesi
Silahlı terör örgütü üyeliği davasında özel daire, tutuklu sanığın kovuşturma aşamasında müdafi yardımından yoksun bırakılmasını savunma hakkı ihlali sayarak mahkûmiyeti bozmuştu. Ceza Genel Kurulu (CGK) çoğunluğu, zorunlu müdafilik bakımından suçun temel ceza alt sınırının esas alınacağını, artırımlı ceza hesabının Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 150/3 kapsamını genişletmediğini kabul etti. Ayrıca sanığa müdafi seçme ve atanmasını isteme hakkı açıklanmış, sanık yardım istemeden kendi savunmasını yapmış ve ilk tutuklama sorgusunda müdafisi hazır bulunmuş olduğundan sonraki yargılamada müdafi atanmamasını hukuka aykırı görmedi. Başsavcılığın itirazı kabul edilerek özel dairenin bozma kararı kaldırıldı ve sanığın hukuki durumunun yeniden incelenmesi için dosya daireye gönderildi; bazı üyeler zorunlu müdafi atanması gerektiği yönünde karşı oy kullandı.
Yargıtay CGK, E. 2018/270, K. 2020/498, T. 03.12.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 13. Ceza Dairesi29.06.2020
Zorunlu müdafi hazır bulunmadan savunma alınmasının kesin hukuka aykırılık oluşturması
Yargıtay, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarına ilişkin istinaf kararını incelerken temyizde kural olarak hukuki denetim yapıldığını açıkladı. Ancak suçlar için öngörülen ceza nedeniyle zorunlu müdafi atanması gerekirken sanığın müdafii bulunmayan duruşmada savunmasının alınması, savunma hakkını kısıtlayan kesin hukuka aykırılıktır. Bu nedenle temyiz isteminde somut bir hukuka aykırılık gösterilmemiş olsa da hüküm bozulup dosya ilk derece mahkemesine gönderildi.
Yargıtay 13. CD, E. 2020/5826, K. 2020/6444, T. 29.06.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi14.10.2019
Terör örgütü üyeliği yargılamasında zorunlu müdafi atanması
Sanık, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan müdafi olmadan yargılanıp mahkûm edildi. Yargıtay, suçun zorunlu ağırlaştırıcı hükümler dikkate alındığında ceza alt sınırının beş yılı aştığını ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 150/3 uyarınca sanık müdafi istemese bile müdafi görevlendirilmesi gerektiğini belirtti. Müdafi olmadan yapılan duruşma, mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi ve zorunlu katılımcının yokluğunda yargılama nedeniyle kesin hukuka aykırılık oluşturduğundan hüküm bozuldu; tahliye talebi reddedilerek tutukluluğun devamına karar verildi.
Yargıtay 16. CD, E. 2019/3337, K. 2019/6048, T. 14.10.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi20.12.2017
Tutuklama talebi sırasında zorunlu müdafi yardımından yararlanma
Silahlı terör örgütüne üyelikten mahkûmiyet kararının istinaf incelemesi sonrası temyizinde, sanığın tutuklama talebiyle hâkim önüne çıkarıldığı aşamada müdafii yardımından yararlandırılmadığı belirlenmiştir. Daire, tutuklama talebi bulunan ve seçtiği müdafii olmayan sanığa suçun niteliğinden bağımsız olarak müdafi görevlendirilmesi gerektiğini; bu yardım sağlanmadan sorgu yapılmasının savunma hakkı ve adil yargılanma güvencelerini ihlal ettiğini kabul ederek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 16. CD, E. 2017/2517, K. 2017/5659, T. 20.12.2017Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi29.11.2017
Tutuklama sorgusunda zorunlu müdafi bulunmamasının savunma hakkına etkisi
Silahlı terör örgütüne üyelik mahkûmiyetine karşı temyizde sanığın tutuklama talebiyle hâkim önüne çıkarıldığı sırada müdafi görevlendirilmediği anlaşılmıştır. Daire, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 101/3 uyarınca seçilmiş müdafii bulunmayan sanığa tutuklama talebi aşamasında zorunlu müdafi atanması gerektiğini; bu güvence sağlanmadan sorgu alınmasının savunma hakkı, silahların eşitliği ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini belirterek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 16. CD, E. 2017/2257, K. 2017/5509, T. 29.11.2017Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu22.11.2016
Gece vakti hırsızlıkta zorunlu müdafi atanması
Taklit anahtarla ve gece vakti hırsızlığa teşebbüsten yargılanan sanıklara, temel suçun ceza alt sınırı beş yılı aşmadığı için müdafi atanmadan mahkûmiyet kurulmuş; Özel Daire, gece artırımıyla ceza alt sınırının beş yılı geçtiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Ceza Genel Kurulu, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 150/3 bakımından temel ceza alt sınırının esas alınacağını ve ceza artırımını öngören gece vakti nitelikli hâlinin bu hesabı değiştirmeyeceğini kabul ederek yerel mahkemenin direnme gerekçesini isabetli bulmuştur. Dosya, hükmün esasının incelenmesi için Özel Daireye gönderilmiştir. Karşı oyda artırımlı alt sınırın dikkate alınıp zorunlu müdafi atanması gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2016/950, K. 2016/436, T. 22.11.2016Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu20.03.2012
Atandığından haberdar olunmayan zorunlu müdafie tefhim edilen hükmün sanığa tebliği
Nitelikli yağma suçundan iki sanığın hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin yerel mahkeme hükmü, sanıkların katılmadığı ve baroca görevlendirilen müdafilerin hazır bulunduğu oturumda müdafilere tefhim edilmiş, müdafilerin temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesi hükmü düzelterek onamıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanıkların kendilerine zorunlu müdafi atandığından haberdar olmadığını ve hükmün kendilerine tebliğ edilmediğini ileri sürerek düzelterek onama kararının kaldırılması ve yerel mahkeme hükmünün bozulması istemiyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, Anayasanın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesi karşısında, zorunlu müdafie yapılan tefhim ve tebliğin vekâletnameli müdafie yapılan gibi hukuksal sonuç doğurmasının ön koşulunun sanığın atamadan haberdar edilmesi olduğunu, haberdar edilmeyen sanık yönünden hükmün sanığın kendisine de tebliğinin adil yargılanma hakkının gereği olduğunu kabul etmiştir. Genel Kurul, somut olayda hükmün sanıklara tebliğ edilmediğini, sanıklardan birinin infaz sürecinde verdiği 14.06.2010 tarihli dilekçenin temyiz niteliğinde olduğunu, diğerinin ise hükümden haberdar olup olmadığının bilinemediğini belirtmiştir. Genel Kurul itirazı kabul ederek düzelterek onama kararını iki sanık yönünden kaldırmış ve temyiz incelemesi yapılabilmesi için dosyanın Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Başsavcılığa tevdiine oybirliğiyle karar vermiştir.
Yargıtay CGK, E. 2011/235, K. 2012/110, T. 20.03.2012Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu21.12.2010
Atamadan habersiz sanık yönünden zorunlu müdafie tefhim, temyiz süresi ve zamanaşımı
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü, sanığın yokluğunda baroca atanan zorunlu müdafiin yüzüne karşı tefhim edilmiş; sanığın vekili olduğunu bildiren avukatın yargılamanın yenilenmesi ve eski hâle getirme istemli dilekçesini yerel mahkeme temyiz dilekçesi sayarak dosyayı Yargıtay'a göndermiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, hükmün süresinden sonra temyiz edildiği gerekçesiyle temyiz istemini 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca reddetmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, zorunlu müdafi atandığından haberdar edilmeyen sanık yönünden tefhimin temyiz süresini başlatmadığını ve kesintili zamanaşımının dolduğunu ileri sürerek itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, kendisine zorunlu müdafi atandığından haberdar edilmeyen sanık yönünden müdafie yapılan tefhimin temyiz süresini başlatmayacağını, ayrıca hükümdeki yasa yolu bildiriminde sürenin tefhimden mi tebliğden mi başlayacağının açıkça belirtilmediğini kabul ederek öğrenme üzerine yapılan temyizi süresinde saymıştır. İtiraz kabul edilerek Özel Daire kararı kaldırılmış; 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık zamanaşımı 19.10.2006 tarihinde dolduğundan hüküm bozulmuş ve kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2010/251, K. 2010/267, T. 21.12.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu24.11.2009
Zorunlu müdafi atanmasından haberdar edilmeyen sanığa karar tebliği
Zorunlu müdafi atanan sanıkların temyizi, müdafiye yapılan tebliğden sonra verildiği gerekçesiyle süre aşımından reddedilmiştir. Ceza Genel Kurulu, sanığın zorunlu müdafi atandığını bilmesinin müdafiye yapılan tefhim ve tebliğin hukuki sonuç doğurması için gerekli olduğunu; bundan haberdar edilmeyen sanıklara kararın ve müdafiin temyizinin ayrıca bildirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Başsavcılık itirazı değişik gerekçeyle kabul edilmiş, dairenin onama kararı kaldırılmış ve dosya bu bildirimler yapılıp temyiz süreci işletilmek üzere gönderilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2009/164, K. 2009/275, T. 24.11.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu10.06.2008
Görevini yapmayan müdafi ve cezaevindeki sanığın duruşmaya katılması
Sanığın talebiyle görevlendirilen müdafi yargılamada görevini açıkça yerine getirmemiş, başka suçtan cezaevinde bulunan sanık ise bozma sonrası duruşmaya katılmak istediğini bildirmesine rağmen hazır edilmeden direnme kararı verilmiştir. Ceza Genel Kurulu, müdafinin yerine yenisinin görevlendirilmesi ve duruşmaya katılmak isteyen sanığın hazır edilerek müdafi huzurunda dinlenmesi gerektiğini belirterek direnme hükmünü savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2008/148, K. 2008/169, T. 10.06.2008Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu18.03.2008
Atamadan habersiz sanık yönünden zorunlu müdafie tefhim ve temyiz süresi
Sanık hakkında Başsavcılığın lehe yasa değerlendirmesi için dosyayı iadesi üzerine yerel mahkeme yeniden mahkûmiyet hükmü kurmuş; hüküm, sanığın katılmadığı duruşmada baroca atanan zorunlu müdafiin yüzüne karşı tefhim edilmiş ve müdafi hükmü süresinden sonra temyiz etmiştir. Özel Daire, iadeden önceki temyizin geçerliliğini sürdürdüğü görüşüyle hükmü incelemiş ve sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin uygulama yönünden bozmuştur. Başsavcılık, iadeden sonraki hükmün ayrıca temyiz edilmesi gerektiğini ileri sürerek bozma kararının kaldırılmasını ve süresinden sonraki temyiz isteminin reddini istemiştir. Ceza Genel Kurulu, kendisine zorunlu müdafi atandığından haberdar edilmeyen sanık yönünden müdafie yapılan tefhimin hukuki sonuç doğurmayacağını ve temyiz süresini başlatmayacağını, bunun adil yargılanma hakkının gereği olduğunu kabul ederek itirazı değişik gerekçeyle kabul etmiş, bozma kararını kaldırmış ve hükmün sanığa tebliği ile sanığın temyizine göre işlem yapılması için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar vermiştir. Karşı oy: İki üye, usule uygun atanan müdafiin yüzüne karşı tefhim edilen kararın sanığa ayrıca tebliği gerekmediğini, ön sorun aşılarak itirazın kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2008/7, K. 2008/56, T. 18.03.2008Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu26.12.2006
Birden çok suçtan verilen cezaların kesinleşmeden toplanması
Sanıklar hakkında korku, kaygı ve panik yaratacak biçimde ateş etme ve ruhsatsız silah suçlarından hüküm kurulmuş; Başsavcılık zorunlu müdafi, katılma ve cezaların toplanması yönlerinden itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, ilk iki itirazı reddetmiş; kesinleşmemiş ayrı suç cezalarının 5275 sayılı Kanun’un 99. maddesi uyarınca toplanamayacağını kabul etmiştir. Bu kısım hükümden çıkarılarak karar düzeltilmiş ve hüküm onanmıştır.
Yargıtay CGK, E. 2006/317, K. 2006/319, T. 26.12.2006Ceza ve Ceza Muhakemesi