zincirleme suç
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
29 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 11. Ceza Dairesi23.03.2026
İddianamede anlatılmayan kart işlemlerinden mahkûmiyet kurulması
Sahte banka kartlarının kullanılması davasında iddianame bazı bankalara yönelen eylemleri delillerle ilişkilendirerek anlatmıyordu. 11. Ceza Dairesi, usulüne uygun açılmış dava bulunmayan fiillerden mahkûmiyet kurulmasını ve zincirleme suçun hangi işlemlerle oluştuğunun gerekçelendirilmemesini hukuka aykırı bulup kararı bozdu.
Yargıtay 11. CD, E. 2026/372, K. 2026/2987, T. 23.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi26.02.2026
Fiilen görevlendirilen dağıtıcının tahsil ettiği bedelleri edinmesinin zimmet sayılması
Dağıtıcı kadrosundaki sanık, sözlü talimatla görevlendirildiği serviste tahsil ettiği ödeme bedellerini uhdesine geçirdiği iddiasıyla yargılanmış ve ağır ceza mahkemesi hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay, yasal engel yoksa sözlü de olsa görevlendirilen ya da fiilen para tahsil eden kamu görevlisinin mal edinme eyleminin zimmet niteliğinde olacağını, bu nedenle suç vasfında hataya düşüldüğünü kabul etmiştir. Kabule göre de zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasını ve gerekçeli karar başlığında suç tarihinin yanlış yazılmasını bozma nedeni saymış, hükmü ceza miktarı bakımından kazanılmış hak saklı tutularak bozmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2021/28669, K. 2026/2190, T. 26.02.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 4. Ceza Dairesi05.02.2026
Fuhuş ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarında katalog dışı iletişim kayıtları
Yerel Mahkeme, bozma üzerine yapılan yargılamada sanıkları fuhuş ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırmış, hükümler sanıklar ve müdafileri tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, suç tarihinde bu suçların 5271 sayılı Kanun'un 135. maddesindeki katalog suçlar arasında yer almaması nedeniyle iletişimin tespiti kararlarıyla elde edilen görüşme kayıtlarının yasal delil niteliği taşımadığını belirterek bu kayıtları değerlendirme dışı bırakmış; kalan delillere göre suçların sanıklarca işlendiğini, dava zamanaşımının gerçekleşmediğini ve fikri içtima koşullarının oluşmadığını kabul etmiştir. Fuhuş suçunun aynı mağdura karşı birden fazla kez işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Hükümler Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle onanmıştır.
Yargıtay 4. CD, E. 2025/8924, K. 2026/2748, T. 05.02.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi21.01.2026
Uyuşturucu ticaretinde bir sanığın mahkûmiyetinin onanması, diğerinin beraatinin bozulması
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan yargılamada İlk Derece Mahkemesi bir sanığın mahkûmiyetine, diğer sanığın beraatine karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, mahkûm edilen sanık yönünden suçun vasfı, sübut, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması ve TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirde isabetsizlik görmemiş, zincirleme suç artırımının daha fazla oranda yapılmamasını karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapmamıştır. Beraat eden sanık yönünden ise CMK'nın 135. maddesi kapsamındaki iletişim tespiti kayıtları, fiziki takip, yakalama ve olay tutanakları ile diğer sanığın beyanlarına göre suçun sabit olduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle mahkûmiyet hükmü onanmış, beraat hükmü Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine bozulmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2025/8179, K. 2026/641, T. 21.01.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 8. Ceza Dairesi21.01.2026
Kurusıkıdan dönüştürülmüş tabanca satışında tek suç, atıfet kuralı ve istinafta duruşma
İlk derece mahkemesi sanıkları 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan hapis ve adli para cezalarıyla cezalandırmış, bölge adliye mahkemesi hükümleri düzelterek istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, iki sanık yönünden suçun sübuta erdiğini kabul etmiş, ancak adli para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceği ihtarını 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesine aykırı bularak bu ibareyi çıkarıp hükümleri düzelterek onamıştır. Diğer sanıklardan biri yönünden, hukuki ve fiili kesinti bulunmayan iki eylemin tek suç olduğunu, zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilen fazla cezanın atıfet kuralı kapsamında değerlendirilemeyeceğini; üç sanık yönünden ise bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesinin maddi vakıa kabulünü değiştirerek 6136 sayılı Kanun'un 12/1. maddesini uygulayabilmesi için 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açması gerektiğini kabul ederek bu hükümleri bozmuştur. Karşı oy: iki üye, sanığın farklı tarihlerdeki satış eylemlerine zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının yerinde olduğu görüşüyle bu sanık hakkındaki bozmaya katılmamıştır.
Yargıtay 8. CD, E. 2022/6082, K. 2026/933, T. 21.01.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 8. Ceza Dairesi04.11.2025
Uyuşturucu madde ticaretinde beraat verilen eylem ve zincirleme suç artırımı
İlk derece mahkemesi iki sanığı uyuşturucu madde ticareti suçundan cezalandırmış, sanıklardan birinin 12.05.2024 tarihli eyleminden beraatine karar vermiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, iletişimin dinlenmesi, fiziki takip ve aramayla elde edilen delillerin hukuka uygun olduğunu kabul ederek aracının yakıt deposunda metamfetamin ele geçirilen sanık hakkındaki hükmü onamış; bu sanık yönünden 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesinin uygulanmasıyla eksik ceza tayin edildiğini, ancak aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmadığını belirtmiştir. Diğer sanık yönünden, tape kayıtları, fiziki takip tutanağı, dekont bilgileri ve tanıkta ele geçen uyuşturucu madde karşısında 12.05.2024 tarihli eylemin de sanık tarafından işlendiğini, bu eylemle 27.06.2024 tarihli eylemin birlikte değerlendirilerek 43. madde uyarınca zincirleme suç artırımı yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu kabul ederek Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine hükmü bozmuştur.
Yargıtay 8. CD, E. 2025/5625, K. 2025/8324, T. 04.11.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 4. Ceza Dairesi30.09.2024
Hakaret suçunda HAGB, haksız tahrik ve zincirleme suç uygulanmamasının onanması
Sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkûmiyet kararına karşı istinaf üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, maddi hataları düzelterek ve zincirleme suç hükümlerini çıkararak istinaf başvurusunu düzeltilerek esastan reddetmiş, karar sanık ve katılan vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay, katılanın şikâyetten vazgeçtiğine dair beyanın sehven yazıldığının ara kararla belirtilmesi ve katılma kararı verilmiş olması karşısında Tebliğnamedeki ret görüşüne katılmamıştır. Savunma hakkının kısıtlanmadığını, şartları gerçekleşmeyen haksız tahrik ve zincirleme suç hükümleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek temyiz istemini esastan reddetmiş ve hükmü onamıştır.
Yargıtay 4. CD, E. 2021/37443, K. 2024/11357, T. 30.09.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi03.04.2024
Hayvan satışı vaadiyle dolandırıcılıkta ölüm nedeniyle düşme ve teşhis eksikliği
Sanıkların internette büyükbaş hayvan ilanı veren mağdurları uygun fiyatla hayvan satacaklarını söyleyerek bedel aldıkları ve çeşitli bahanelerle oyaladıkları iddiasıyla açılan davada mahkeme, uzlaştırma için yapılan bozma sonrası sanıkları dolandırıcılık suçundan mahkûm etmiştir. Yargıtay, bozma öncesi verilip itiraz edilmeden kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına rağmen tekrar kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olduğunu belirtmiş; zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasının aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmadığını belirterek diğer hükümleri eleştiri dışında onamıştır. Karar tarihinden sonra ölen sanık hakkındaki hüküm bozularak kamu davasının ölüm nedeniyle düşmesine karar verilmiştir. Bir sanık yönünden ise mağdura teşhis yaptırılmadan ve sabit kabul edilen fiil ile delilleri gösterilmeden gerekçesiz hüküm kurulduğu gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2022/2332, K. 2024/4835, T. 03.04.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi01.03.2023
Araç içinde uyuşturucu satışında umuma açık yer artırımının uygulanmaması
Ağır ceza mahkemesi, iletişimin denetlenmesi ve fiziki takiplerle tespit edilen satışlara dayanarak sanığı zincirleme biçimde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan TCK 188/4-b artırımı uygulayarak cezalandırmış, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, sübuta ilişkin takdirde isabetsizlik görmemiş ve etkin pişmanlık koşullarının bulunmadığını kabul etmiştir. Ancak satış eylemlerinin araç içinde gerçekleştiğini, araçların umumi veya umuma açık yer kapsamında olmadığını, bu nedenle 188/4-b artırımının yapılamayacağını; ayrıca zincirleme suç hükmünün fıkrası gösterilmeden uygulanmasının CMK 232/6'ya aykırı olduğunu belirtmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuş, tutuklu sanığın salıverilme talebi reddedilmiştir.
Yargıtay 10. CD, E. 2021/30, K. 2023/1647, T. 01.03.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi11.05.2022
Birleşen davalarda hukuki kesinti, zincirleme suç ve fiilin vasıf yönünden bölünmesi
Sanık, birleştirilen davalarda katılanlara yönelik hakaret, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma, verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarından mahkûm edilmiş, bir kısım hakaret suçlarından beraat etmiştir. Yargıtay önce, MERNİS adresine yapılan usule aykırı tebliğ nedeniyle bilinen son adrese yapılan tebliğe göre temyizin süresinde olduğunu kabul etmiştir. İddianame tarihleri ve suç tarihleri belirlenerek eylemlerin hukuki kesintiden önce ya da sonra işlenip işlenmediği tartışılmadan TCK'nın 43 üncü maddesi yönünden soyut gerekçeyle hüküm kurulmasını, son iddianame yönünden CMK'nın 191 ve 147 nci maddelerine göre sorgu yapılmadan hüküm kurularak savunma hakkının ihlal edilmesini, tek eylemin vasıf yönünden bölünerek CMK'nın 225 inci maddesine aykırı biçimde iki ayrı mahkûmiyet kurulmasını, tehdit suçunda uzlaştırmanın ve basit yargılama usulünün değerlendirilmemesini ve yargılama giderinin miktarının açıklanmamasını hukuka aykırı bulmuştur. Hükümler, kazanılmış hak saklı tutularak bozulmuştur.
Yargıtay 12. CD, E. 2021/1426, K. 2022/3630, T. 11.05.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 5. Ceza Dairesi10.11.2021
İhaleye fesat karıştırmada başka soruşturmadaki dinleme kayıtlarının delil değeri
İhaleye fesat karıştırma suçundan bir kısım sanıklar hakkında beraat, diğerleri hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmuş ve hükümler temyiz edilmiştir. Yargıtay, bozmaya uyularak kurulan beraat hükümlerini usul ve kanuna uygun bularak onamıştır. Mahkûmiyet hükümleri yönünden, başka ildeki ihalelere ilişkin soruşturmada verilen iletişimin denetlenmesi kararlarıyla elde edilen ve durum derhâl Cumhuriyet Savcılığına bildirilmeyen görüşmelerin, inceleme konusu ihaleler ve bu sanıklar hakkında bir karar da bulunmadığından CMK'nın 138/2. maddesi karşısında delil olarak kullanılamayacağını kabul etmiştir. Kabule göre de ihaleye katılmayan sanıkların özgü suç niteliğindeki TCK 235/2-d suçuna TCK 40/2 uyarınca yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulmaları gerektiği, zincirleme suç yönünden araştırma yapılmadığı ve katılan Hazine lehine vekâlet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle mahkûmiyet hükümleri bozulmuştur.
Yargıtay 5. CD, E. 2021/5630, K. 2021/5494, T. 10.11.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 15. Ceza Dairesi18.06.2020
Sanığa usulüne uygun tebligat yapılmadan uzlaştırmanın olumsuz sonlandırılması
Sanık, iki kişiyi işe yerleştireceğinden bahisle aldatıp para almaktan dolandırıcılık suçundan iki kez mahkûm edilmiş, Dairenin önceki bozması üzerine dosya uzlaştırmaya gönderilmiş ve uzlaşma sağlanamadığı belirlenmiştir. Yargıtay, katılana karşı suça ilişkin hükmü onamış, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasını aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapmamıştır. Şikâyetçiye karşı suç yönünden ise şikâyetçi uzlaşmayı kabul etmesine rağmen sanığa iletişim araçlarıyla ulaşılmaya çalışılmadan ve 7201 sayılı Kanun ile uzlaştırma yönetmeliğine uygun biçimde uzlaşma teklifi tebliğ edilmeden işlemlerin olumsuz sonlandırıldığını, usulsüz uzlaştırma raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının CMK 253. maddeye aykırı olduğunu belirtmiştir. Bu hüküm 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozulmuştur.
Yargıtay 15. CD, E. 2018/7486, K. 2020/6030, T. 18.06.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 20. Ceza Dairesi26.06.2019
Uyuşturucu ticaretinde isnat ve kişisel kullanım miktarı
Yargıtay, iki sanığın uyuşturucu ticareti mahkûmiyetlerini ayrı ayrı inceledi. İlk sanık yönünden ticaret suçu 19.01.2016 tarihli olayda sabit olmakla birlikte, diğer olaylardaki maddeleri temin ettiğine dair yeterli delil bulunmadığından zincirleme suç hükümleriyle fazla ceza belirlenmesi bozma nedeniydi. İkinci sanık yönünden diğer olaylarda uyuşturucuyu temin ettiğini gösteren kesin delil bulunmadığı, evindeki 0,35 gramlık madde ve düzeneklerin kişisel kullanım kapsamında kaldığı gözetilmeden ticaret suçundan mahkûmiyet kurulması da hukuka aykırı bulundu; her iki hüküm bozuldu.
Yargıtay 20. CD, E. 2018/2090, K. 2019/3848, T. 26.06.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 19. Ceza Dairesi02.05.2019
Gümrük kaçakçılığında kast yokluğu ve zincirleme suç için dosyaların birleştirilmesi
Asliye Ceza Mahkemesi 5607 sayılı Kanun'a muhalefetten bir sanık hakkında beraat, diğer sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay, beraat hükmüne yönelik temyiz nedenlerini yerinde görmeyerek bu hükmü onamıştır. Eşiyle birlikte gezmek amacıyla araçta bulunduğunu savunan sanık yönünden, diğer sanığın beyanı ve iletişimin tespiti kayıtlarındaki konuşmalar karşısında suça yönelik kastının bulunmadığı anlaşıldığından beraati gerektiğini; diğer üç sanık yönünden ise aynı suçtan açılan diğer davalar getirtilip mümkün olanların birleştirilmesi ve hukuki kesintinin iddianameyle gerçekleşeceği gözetilerek TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğini belirterek mahkûmiyet hükümlerini bozmuştur.
Yargıtay 19. CD, E. 2019/7672, K. 2019/7818, T. 02.05.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 7. Ceza Dairesi25.12.2018
Kaçak sigara suçunda fazla ceza ve iletişim tespiti kararlarının getirtilmemesi
Sanıklar 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûm edilmiş ve hükümler temyiz edilmiştir. Yargıtay, iki sanık yönünden TCK'nın 61. ve 3/1. maddelerine göre vehamet arz etmeyen fiillerde alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayin edildiğini, bunlardan biri yönünden ayrıca benzer eylemlerin TCK'nın 43/1. maddesi kapsamında zincirleme suç oluşturduğu gözetilmeden iki ayrı mahkûmiyet hükmü kurulduğunu kabul etmiştir. Üçüncü sanık yönünden, mahkûmiyete esas alınan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına dair kararların denetime olanak verecek şekilde dosyaya getirtilmediğini ve CMK'nın 230. maddesine uygun gerekçe gösterilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu belirlemiştir. Hükümler CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozulmuştur.
Yargıtay 7. CD, E. 2015/15595, K. 2018/14823, T. 25.12.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 20. Ceza Dairesi30.11.2017
Birden fazla uyuşturucu kullanma eyleminde suç ve zincirleme suç
Sanık hakkında birbirine yakın tarihlerdeki uyuşturucu kullanma eylemleri nedeniyle iki ayrı soruşturma yürütülmüş ve kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin ayrı kararlar verilmiştir. Ceza Dairesi, eylemlerin ilk erteleme kararıyla oluşan hukuki kesintiden önce gerçekleştiğini belirterek dosyaların birleştirilip tek suç, ayrı suçlar veya zincirleme suç koşullarının tartışılması gerektiğini kabul etmiştir. Mahkûmiyet hükmü kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 20. CD, E. 2017/6318, K. 2017/6699, T. 30.11.2017Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu16.05.2017
Kaçak sigara satışında zincirleme suç, hukuki kesinti ve davaların birleştirilmesi
Yerel mahkeme, kaçak sigara satışı nedeniyle sanığı 4733 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkûm etmiş; Özel Daire (7. Ceza Dairesi) hükmü düzelterek onamıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanığın aynı yerde 24.04.2012 tarihli benzer eylemi nedeniyle aynı mahkemede ayrı dava bulunduğunu belirterek davaların birleştirilip zincirleme suç hükümlerinin tartışılması gerektiği gerekçesiyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, iddianamenin düzenlenmesiyle hukuki kesinti oluştuğunu, iddianameden önce aynı suç işleme kararıyla işlenen suçlarda zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağını ve bu ihtimal varsa dava dosyalarının birleştirilerek değerlendirilmesinin isabetli olacağını kabul etmiştir. İkinci eylemin ilk eyleme ilişkin kamu davası açılmadan işlendiğini ve iki dava arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğunu belirterek itirazı kabul etmiş, Özel Daire kararını kaldırmış ve yerel mahkeme hükmünü, eylemlerin ayrı suçlar mı zincirleme suç mu oluşturduğunun tartışılması ile taksit aralığı, katılma hakkı bulunmayan gümrük idaresi lehine vekâlet ücreti ve TCK 53 uygulaması yönlerinden bozmuştur. Karşı oy: dört üye itirazın reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesindedir.
Yargıtay CGK, E. 2015/398, K. 2017/272, T. 16.05.2017Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 21. Ceza Dairesi02.12.2015
Mühür bozma iddiasında önceki mühürleme ve zincirleme suç araştırması
Ruhsatsız olduğu gerekçesiyle mühürlenen işyerinde faaliyete devam edildiği iddiasıyla verilen beraat hükmünü katılan temyiz etmiştir. Daire, suç tarihinden önce usulüne uygun mühürleme bulunup bulunmadığının ve önceki mühür bozma dosyalarının iddianame tarihiyle birlikte zincirleme suç kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin araştırılması gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 21. CD, E. 2015/12921, K. 2015/5763, T. 02.12.2015Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu28.04.2015
Gizli soruşturmacının tekrarlanan alımlarında zincirleme suç
Gizli soruşturmacılar sanıktan uyuşturucu maddeyi iki kez satın almış, mahkeme tekrarlanan alımlar nedeniyle zincirleme suç hükümlerini uygulayarak mahkûmiyet kurmuş ve 10. Ceza Dairesi hükmü onamıştır. Ceza Genel Kurulu, ilk alımla satış amacıyla uyuşturucu bulundurma suçunun delillendirildiğini ve sonraki alımların yeni suç ya da zincirleme suç oluşturmadığını belirterek Başsavcılık itirazını kabul etmiş, onama kararını kaldırıp hükmü bozmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2014/462, K. 2015/135, T. 28.04.2015Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu28.04.2015
Gizli soruşturmacı delili ve zincirleme uyuşturucu suçu
Sanıklar, alıcı rolündeki kolluk görevlilerine farklı tarihlerde uyuşturucu hap satmaktan zincirleme suç hükümleriyle mahkûm edilmiş, daire hükümleri onamıştır. Ceza Genel Kurulu, örgüt faaliyeti bulunmadığından gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceğini ancak suça teşvik etmeyen alıcı kolluk görevlilerinin genel soruşturma yetkisiyle delil toplayabileceğini; ilk alımla satış için uyuşturucu bulundurma suçunun delillendiği ve sonraki alımların yeni uyuşturucu teminine dayandığının kanıtlanmadığı olayda zincirleme suç artırımının uygulanamayacağını kabul ederek Başsavcılık itirazını kabul etmiş, onamayı kaldırıp hükümleri bozmuştur. Karşı oy: İtirazın reddedilmesi gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2014/848, K. 2015/136, T. 28.04.2015Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu22.04.2014
Farklı kişiler hakkında sahte suç tutanağı düzenlenmesinde zincirleme suç ve mağdur
Orman muhafaza memuru olan sanıklar, beş katılan hakkında farklı tarihlerde sahte suç tutanağı düzenlemiş; yerel mahkeme sanıkları 765 sayılı TCK'nın 339/1 ve 59. maddeleri uyarınca 5'er kez hapis cezasıyla cezalandırmıştır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, eylemlerin zincirleme biçimde memurun resmî belgede sahteciliği suçunu oluşturduğunu, 765 ve 5237 sayılı kanunlar karşılaştırılarak lehe kanunun belirlenmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, adına sahte belge düzenlenen kişi sayısınca suç oluştuğu görüşüyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, belgede sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni ve mağdurunun kamu olduğunu, katılanların mağdur değil suçtan zarar gören olduğunu, tutanakların bir suç işleme kararı kapsamında düzenlendiğini kabul ederek her iki kanun yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve itirazın reddine karar vermiştir. Karşı oy: beş üye itirazın kabulü gerektiği görüşündedir.
Yargıtay CGK, E. 2013/397, K. 2014/202, T. 22.04.2014Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu08.04.2014
Bandrolsüz CD ve DVD satışında zincirleme suç ve iddianameyle oluşan hukuki kesinti
Yerel mahkeme, iki gün arayla aynı yerdeki seyyar tezgâhta bandrolsüz CD ve DVD satan sanığı 5846 sayılı Kanun'un 81/4. maddesi uyarınca iki kez cezalandırmış, Yargıtay 7. Ceza Dairesi hükmü onamıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği görüşüyle itiraz etmiş, Özel Daire itirazı yerinde görmemiştir. Ceza Genel Kurulu, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında mağdurun toplumu oluşturan bireyler olduğunu, hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle oluştuğunu ve sanığın hukuki kesinti oluşmadan bir suç işleme kararıyla aynı mağdura karşı değişik zamanlarda aynı suçu işlediğini kabul ederek zincirleme suç hükümlerinin (TCK 43/1) uygulanması gerektiğine karar vermiştir. Başsavcılık itirazı kabul edilmiş, Özel Daire onama kararı kaldırılmış ve yerel mahkeme hükmü bozulmuştur. Karşı oy: bir üye, mağdur sayısının onlarca olduğunu ve tutanak tutulmakla suç işleme iradesinin kesintiye uğradığını belirterek sanığın eylemlerinin ayrı suçlar oluşturduğunu ve itirazın reddi gerektiğini yazmış, diğer dört üye de benzer düşüncelerle itirazın reddi gerektiği yönünde oy kullanmıştır.
Yargıtay CGK, E. 2013/591, K. 2014/171, T. 08.04.2014Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 15. Ceza Dairesi03.03.2014
Sahte çeklerle dolandırıcılıkta zincirleme suç ve ceza hesabı
Sanıklar sahte çeklerle mal alıp üçüncü sanığa satmış; mahkûmiyetler nitelikli dolandırıcılık, suç eşyasını satın alma veya kabul etme ve resmî belgede sahtecilik suçlarını kapsamıştır. Daire, ilk iki suç yönünden mahkemenin kabulünü yerinde görerek hükümleri onamış; sahte çeklerin aynı mağdura farklı tarihlerde verilmesi nedeniyle belgede sahtecilik suçunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtip bu suç yönünden fazla cezayı bozmuştur.
Yargıtay 15. CD, E. 2012/10228, K. 2014/3826, T. 03.03.2014Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu21.05.2013
Aynı mağdura karşı hırsızlıklarda zincirleme suç
Ceza Genel Kurulu, sanığın aynı gün önce işyerindeki çantayı ve araç anahtarını alıp daha sonra aynı aracın hırsızlığına teşebbüs etmesini aynı mağdura karşı aynı suç işleme kararı kapsamındaki zincirleme suç olarak değerlendirdi. Tamamlanan basit hırsızlık ile teşebbüs aşamasındaki nitelikli hırsızlık birlikte bulunduğunda esas alınacak ceza, her eylem için ayrı ayrı uygulanıp karşılaştırılarak belirlenmelidir; ayrıca ilk eylemin suç vasfı ve ikinci eylemin madde numarası yanlış gösterilmişti. Bu gerekçelerle Başsavcılık itirazı kabul edilerek önceki bozma kaldırıldı ve yerel hüküm bozuldu; bir karşıoy ilk eylemin nitelikli hırsızlık sayılmasına katılmadı.
Yargıtay CGK, E. 2012/1543, K. 2013/257, T. 21.05.2013Ceza ve Ceza Muhakemesi
Devamı (5 karar)
- Yargıtay CGK, E. 2012/1407, K. 2013/140, T. 16.04.2013 — İnternet ilanıyla başlayan dolandırıcılıkta suçun tekliği ve nitelikli hâl
- Yargıtay CGK, E. 2011/166, K. 2011/213, T. 18.10.2011 — Yağma ve banka kartı suçlarında suçların birleşmesi
- Yargıtay CGK, E. 2010/98, K. 2010/143, T. 08.06.2010 — Aynı anda düzenlenen çeklerde zincirleme sahtecilik ve lehe kanun
- Yargıtay CGK, E. 2007/142, K. 2007/240, T. 20.11.2007 — Neticesi ağırlaşan cinsel istismarda zincirleme suç artırım sırası
- Yargıtay CGK, E. 2007/195, K. 2007/197, T. 02.10.2007 — Kesintisiz eylemle evden ve yakındaki araçtan hırsızlık