zimmet
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
10 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 11. Ceza Dairesi26.02.2026
Fiilen görevlendirilen dağıtıcının tahsil ettiği bedelleri edinmesinin zimmet sayılması
Dağıtıcı kadrosundaki sanık, sözlü talimatla görevlendirildiği serviste tahsil ettiği ödeme bedellerini uhdesine geçirdiği iddiasıyla yargılanmış ve ağır ceza mahkemesi hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay, yasal engel yoksa sözlü de olsa görevlendirilen ya da fiilen para tahsil eden kamu görevlisinin mal edinme eyleminin zimmet niteliğinde olacağını, bu nedenle suç vasfında hataya düşüldüğünü kabul etmiştir. Kabule göre de zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasını ve gerekçeli karar başlığında suç tarihinin yanlış yazılmasını bozma nedeni saymış, hükmü ceza miktarı bakımından kazanılmış hak saklı tutularak bozmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2021/28669, K. 2026/2190, T. 26.02.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 5. Ceza Dairesi02.07.2025
Zimmet suçunda bozma öncesi hükümden doğan kazanılmış hakkın gözetilmesi
Sanık hakkında zimmet suçundan mahkûmiyet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesi hükmü kurulmuş, hükümler sanık müdafii ve katılan vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay, derhal beraat kararını gerektiren bir durum bulunmadığından düşme hükmüne karşı sanık müdafiinin temyizde hukuki yararı olmadığını kabul ederek bu temyiz istemini reddetmiştir. Zimmet suçu yönünden, yalnız sanık müdafiinin temyiz ettiği önceki hükümde verilen erteli 6 ay 7 gün hapis cezası ve 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmamasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereği kazanılmış hak oluşturduğunun gözetilmemesini, düşme yerine düşürülme denilmesini kanuna aykırı bulmuştur. Hükümler bozulmuş, ancak bu hususlar yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilerek hükümler onanmıştır.
Yargıtay 5. CD, E. 2024/1026, K. 2025/7756, T. 02.07.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 5. Ceza Dairesi25.11.2021
Kooperatif yöneticileri zimmetinde eksik bilirkişi incelemesi
Kooperatifin önceki yöneticilerinin devretmeleri gereken parayı zimmetlerine geçirdikleri iddiasıyla açılan davada beraat kararlarını yalnızca katılan Hazine temyiz etti. Yargıtay, kooperatif inşaatının fiziki gerçekleşme ve maliyetinin teknik keşifle belirlenmesini; tüm gelir, gider, banka ve kasa kayıtlarının toplanmasını ve belgeli-belgesiz ödemeler ile malzeme fiyatlarının Sayıştay emekli uzmanlarından oluşan yeni kurulca birlikte incelenmesini istedi. Mevcut raporlar yeterli olmadığından sanıkların hukuki durumları ayrı ayrı yeniden belirlenmeli ve tek vekille temsil edilen beraat edenler lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmeliydi. Kooperatif başkanının katılma talebi olmadığı için temyiz hakkı bulunmazken Hazine davaya katılan kabul edildi.
Yargıtay 5. CD, E. 2018/525, K. 2021/5857, T. 25.11.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 5. Ceza Dairesi02.05.2014
Avukatın müvekkil parasını mal edinmesinin zimmet suçunu oluşturması
Avukat, tereke dosyasında tahsil ettiği müvekkiline ait parayı ödememiş; mahkeme görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet kurmuştur. Daire, avukatın münhasıran avukatlık faaliyetleri kapsamında kamu görevlisi sayılacağını ve dosyadaki karar, dekont ve beyanların parayı mal edindiğini gösterdiğini belirterek eylemin nitelikli zimmet oluşturduğunu kabul etmiştir. Suç vasfındaki hata nedeniyle hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 5. CD, E. 2013/170, K. 2014/4862, T. 02.05.2014Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu01.02.2011
Aleyhe bozma sonrası sanığın bozmaya karşı dinlenmesi
Sanıklar kamu sermayeli bir şirketteki görevleri nedeniyle zimmet veya hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlamalarıyla yargılanmıştır. Ceza Genel Kurulu, mahkûmiyetin sanık aleyhine bozulması üzerine yeniden yargılamada sanığın duruşmada hazır edilerek bozmaya karşı diyeceklerinin sorulmasının zorunlu olduğunu belirtmiştir. Bu işlem yapılmadan verilen direnme hükmü, suç vasfına ilişkin esas uyuşmazlık incelenmeden bozulmuş; sanık B’nin geç yapılan temyiz istemi ise ayrıca reddedilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2010/244, K. 2011/14, T. 01.02.2011Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu04.05.2010
Halk Bankası personelinin eski tarihli zimmet eylemlerinde lehe kanun
Halk Bankası şube müdürünün 1992–1994 yıllarındaki para geçirme eylemleri nitelikli zimmet kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir. Ceza Genel Kurulu, suç tarihlerinden sonra yürürlüğe giren 4603 sayılı Kanun karşısında sanığın memur sayılarak zimmetten cezalandırılamayacağını; eylemlerin suç tarihinde yürürlükteki 765 sayılı Kanun uyarınca hizmet nedeniyle emniyeti suistimal oluşturabileceğini ve bu suç yönünden dava zamanaşımının dolduğunu belirterek Başsavcılık itirazını değişik gerekçeyle kabul etmiştir. Daire kararı kaldırılmış, dosya kabul edilen esaslar doğrultusunda yeniden incelenmek üzere 7. Ceza Dairesine gönderilmiştir. Karşı oy, sanığın zamanaşımı nedeniyle beraat/düşme kararının doğrudan verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2009/223, K. 2010/104, T. 04.05.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu16.12.2008
Zimmette kazanç müsaderesi ve hak yoksunluğunun hükümde gösterilmesi
Kesinleşmiş zimmet mahkûmiyeti lehe kanun uyarlamasıyla yeniden kurulurken, suçtan elde edilen değerlerin müsaderesi ve hak yoksunluğunun hükümde ayrıca gösterilmesi tartışılmıştır. Ceza Genel Kurulu, zimmet suçunda bankanın belirli zarar gören ve değerleri talep edebilir olması nedeniyle kazanç müsaderesi koşullarının bulunmadığını; hak yoksunluğunun mahkûmiyetin kanuni sonucu olduğundan hükümde yazılmamasının tek başına bozma gerektirmediğini kabul ederek direnme hükmünü onamıştır.
Yargıtay CGK, E. 2008/146, K. 2008/235, T. 16.12.2008Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu17.10.2006
Zimmette zararın soruşturma başlamadan önce giderilmesi
Belediye tahsilat şefi zimmet miktarını, olay savcılığa bildirilmeden ve ceza soruşturması başlamadan önce iade etmişti. Ceza Genel Kurulu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 248. maddesinde soruşturma evresinin savcının suç şüphesini öğrenmesiyle başlayacağını ve öncesinde yapılan iadenin birinci fıkra kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Rüşvet suçundaki etkin pişmanlık hükmünün zimmete kıyasen uygulanamayacağını da açıklayarak Başsavcılığın itirazını reddetti.
Yargıtay CGK, E. 2006/165, K. 2006/213, T. 17.10.2006Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu11.07.2006
Kesinleşmiş hükmün lehe yasa uyarlamasında sahtecilik değerlendirmesi
Kesinleşmiş zimmet mahkûmiyetinin yeni kanuna göre uyarlanması evrak üzerinden yapılmış, ancak makbuzların farklı veya eksik nüshalarıyla ilgili sahtecilik ihtimali değerlendirilmemiştir. Ceza Genel Kurulu, lehe kanunun önceki ve sonraki kanunların olaya uygulanabilir bütün hükümleri karşılaştırılarak belirlenmesi gerektiğini; sahtecilik suçunun oluşup oluşmadığının incelenmesi ve suç unsurları ile ceza takdiri yönünden duruşma yapılmasının zorunlu olduğunu kabul etmiştir. Başsavcılık itirazı kabul edilmiş, Özel Dairenin önceki bozması kaldırılmış ve uyarlama kararı bozulmuştur; karşı oy, sahtecilik incelemesine gerek olmadığı görüşündedir.
Yargıtay CGK, E. 2006/182, K. 2006/182, T. 11.07.2006Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu08.02.2005
Banka çalışanının zimmet suçunda kamu görevlisi sayılması
4603 sayılı Kanun kapsamındaki kamu bankalarının yeniden yapılandırma ve özelleştirme süreci tamamlanıp kamu payı yüzde 50’nin altına ininceye kadar kamu bankası niteliğini koruduğu, bu bankaların personelinin de zimmet suçu bakımından kamu görevlisi sayılacağı kabul edilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı kabul edilerek özel daire kararı kaldırılmış ve sanığın eyleminin suç niteliğinin yanlış belirlenmesi nedeniyle yerel mahkeme hükmü bozulmuştur. Karşı oyda, bankanın özel hukuk tüzel kişisi olduğu ve personelin memur sayılamayacağı gerekçesiyle itirazın reddi gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2004/146, K. 2005/7, T. 08.02.2005Ceza ve Ceza Muhakemesi