yoksulluk nafakası
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
11 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi15.12.2025
Boşanmada kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve maddi tazminat
Karşılıklı boşanma davalarında ilk derece mahkemesi kadını tamamen kusurlu sayarak erkeğin karşı davasını kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi erkeğe verilen manevi tazminatı kaldırmıştır. Yargıtay, tanık anlatımlarının kadına kusur yüklemeye elverişli olmadığını, ancak boşanma hükmünün kesinleştiğini belirterek kusur belirlemesi ile erkek lehine maddi tazminat ve kadının yoksulluk nafakası yönünden kararı bozmuş, diğer temyiz itirazlarını reddederek kalan kısımları onamıştır.
Yargıtay 2. HD, E. 2025/5128, K. 2025/11200, T. 15.12.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi10.02.2021
Boşanma sonrası nafaka ve edinilmiş malların tasfiyesinde alacak hesabı
Kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası, sosyal ve ekonomik koşullar karşısında düşük bulunduğundan Türk Medeni Kanunu (TMK) 4'teki hakkaniyete göre artırılmalı; erkeğin nafakaya ilişkin temyizi ise reddedilmeliydi. Mal rejimi tasfiyesinde, kooperatif meskeni için kadının ziynet katkısı ile evlilik öncesi ve sonrası kredi ödemeleri ayrı değerlendirilerek, sona erme tarihindeki borç da hesaba katılmalı ve karar tarihine yakın rayiç değer esas alınmalıydı. Şirket hissesi erkeğin kişisel malı kabul edilse bile, mal rejimi sona erene kadar bu hisseden elde edilmiş kâr payı veya yatırıma dönüşen gelir araştırılmalıydı. Bu hesaplama eksikleri nedeniyle mal rejimi yönünden hüküm bozulurken, nafakaya ilişkin bir kısım hüküm onandı.
Yargıtay 2. HD, E. 2020/3311, K. 2021/1183, T. 10.02.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.06.2020
Boşanmada kusur, maddi tazminat ve yoksulluk nafakası
Tarafların boşanmasına ve eşit kusurlu olduklarına karar verilmiş, kadının maddi tazminat talebi reddedilmiş ve lehine düşük miktarda yoksulluk nafakası belirlenmiştir. Hukuk Genel Kurulu, erkeğin aşırı kıskanç davranarak eşine baskı yaptığını, kadına yüklenen diğer vakıaların soyut ve delilsiz kaldığını, kadının kusurunun kanıtlanmadığını kabul etti. Bu kusur belirlemesine bağlı olarak maddi tazminat koşullarının değerlendirilmesi ve sosyal-ekonomik durum ile hakkaniyete göre daha uygun nafaka belirlenmesi gerektiğinden direnme kararını bozdu.
Yargıtay HGK, E. 2017/2295, K. 2020/436, T. 17.06.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi26.12.2019
Boşanmada erkeğin ağır kusuru, tazminat ve yoksulluk nafakası
İlk derece mahkemesi tarafları eşit kusurlu saymış, Bölge Adliye Mahkemesi de kadının tazminat talebinin reddini ve yoksulluk nafakasını kaldırmıştır. Daire, erkeğin eşinin bekâretine ilişkin söylenti çıkarıp onu evden göndermesinin kusur ağırlığını artırdığını; bu olaylarda kadın ağır ya da eşit kusurlu olmadığından kişilik haklarının zedelendiğini ve erkeğin maddi desteğini kaybettiğini belirtti. Kadın yararına uygun maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası değerlendirilmesi gerektiğinden karar bu yönlerden bozuldu; diğer temyiz itirazları onandı.
Yargıtay 2. HD, E. 2019/6118, K. 2019/12831, T. 26.12.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu05.11.2019
Yoksulluk nafakasının artışında geçen süre ve ekonomik değişikliklerin etkisi
Yoksulluk nafakası son olarak 250 Türk lirası olarak belirlenmiş, yaklaşık yedi yıl sonra davacı kadın artırımla 600 TL istemiş; yerel mahkeme 500 TL’ye yükseltmiştir. Hukuk Genel Kurulu, tarafların ekonomik durumlarında olağanüstü değişiklik kanıtlanmasa da geçen sürede paranın alım gücü ile nafaka alacaklısının ihtiyaçlarının değiştiğini kabul etti. Artış, nafakanın belirlendiği tarihten itibaren geçen süre gözetilerek üretici fiyat endeksi (ÜFE) oranında yapılmalı; 500 TL’ye çıkarılması bu ölçüyü aştığından direnme kararı bozulmalıdır.
Yargıtay HGK, E. 2017/1522, K. 2019/1140, T. 05.11.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi18.09.2019
Yoksulluk nafakası artışında mali durum değişikliği yoksa ÜFE artışının esas alınması
İlk derece mahkemesi, boşanma sonrası yoksulluk nafakasını aylık 1.000 TL’den 2.000 TL’ye yükseltti; bölge adliye mahkemesi kararı hukuka uygun bularak istinafları reddetti. Yargıtay, tarafların mali durumlarında olağanüstü değişiklik kanıtlanmadığından mevcut nafaka dengesinin TÜİK’in ÜFE oranındaki artışla korunması gerektiğini belirtti. Davalının diğer temyiz itirazları reddedildi; yüksek artış yönünden bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece hükmü bozuldu.
Yargıtay 3. HD, E. 2019/3692, K. 2019/6846, T. 18.09.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi17.09.2019
Yoksulluk nafakasının güncel gelire ve hakkaniyete göre belirlenmesi
Boşanma kararında davacı lehine hükmedilen nafaka temyiz üzerine kaldırılınca, davacı daha sonra ayrı davada yoksulluk nafakası talep etti. İlk derece mahkemesi bozma sonrası aylık 400 TL nafakaya hükmetti; Yargıtay, davacının düşük gelirini ve davalının öğretmenlik gelirini ve giderlerini gözeterek takdir edilen miktarın davalının mali gücüne göre yüksek olduğunu belirtti. Nafaka, davacının zorunlu geçimini karşılayacak ve davalının geliriyle orantılı daha uygun tutarda belirlenmeliydi; hüküm davalı yararına bozuldu.
Yargıtay 3. HD, E. 2019/3224, K. 2019/6764, T. 17.09.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi23.10.2018
Asgari ücret yoksulluk nafakasını tek başına engellemez
Boşanma davasında kadın için hükmedilen maddi ve manevi tazminat, tarafların kusur ve ekonomik durumuna göre düşük bulunmuştur. Kadının asgari ücretle çalışması yoksulluk nafakasına engel değildir; mahkeme, gelirin düzenli ve güvenceli olup olmadığını, miktarını ve yoksulluktan çıkarıp çıkarmadığını araştırarak uygun nafakaya karar vermelidir. Ayrıca boşanmanın ferisi olan nafaka ve tazminat taleplerinin reddedilen kısımları için ayrıca karşı taraf lehine vekâlet ücreti verilemez. Hüküm bu yönlerden bozuldu, diğer bölümler onandı.
Yargıtay 2. HD, E. 2017/4784, K. 2018/11712, T. 23.10.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi03.10.2018
Yoksulluk nafakası ve boşanma ferilerinde vekâlet ücreti
İlk derece mahkemesi kadının çalışıyor olmasını gerekçe göstererek yoksulluk nafakasını ve maddi tazminatı reddetmiş, boşanmanın ferisi olan taleplerin reddedilen kısımları için erkek lehine vekâlet ücretine hükmetmiştir. Daire, asgari ücretin yoksulluktan kurtarmaya yetmediğini belirterek kadının sosyal-ekonomik durumunun araştırılmasını ve uygun nafakaya karar verilmesini istedi. Kadın boşanmada erkekten daha ağır kusurlu olmadığından, maddi desteği kaybetmesi gözetilip uygun maddi tazminat da değerlendirilmelidir. Nafaka ve tazminat talepleri için ayrıca karşı vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinden karar ilgili yönlerden bozuldu, kalan kısımlar onandı.
Yargıtay 2. HD, E. 2016/24561, K. 2018/10569, T. 03.10.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu13.05.2009
Asgari ücretle çalışan eş için yoksulluk nafakasının kaldırılması
Hukuk Genel Kurulu, asgari ücret düzeyinde gelir elde etmenin tek başına yoksulluk nafakasını kaldırmayı gerektirmediğini; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, yaşam tarzı ve gelirin sürekliliği birlikte değerlendirilerek yoksulluk durumunun belirlenmesi gerektiğini kabul etti. Davalının 700 Türk lirası ücretli işi güvenceli değildi ve davacı eski eşinin maddi durumu daha iyiydi; nafakanın kaldırılma koşulları oluşmadığından direnme kararı bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2009/165, K. 2009/186, T. 13.05.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu28.02.2007
Asgari ücretle çalışmanın yoksulluk nafakasına etkisi
Boşanma sonrası asgari ücretle çalışmaya başlayan nafaka alacaklısı nafakanın artırılmasını, karşı taraf ise yoksulluğun sona erdiği gerekçesiyle nafakanın kaldırılmasını istemiştir. Hukuk Genel Kurulu, ücret ve nafaka toplamının kişinin zorunlu ihtiyaçlarını karşılayıp yoksulluktan kurtarmaya yetip yetmediğinin tarafların sosyal ve ekonomik koşullarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Asgari ücretle çalışmak tek başına nafakanın kaldırılmasını gerektirmediğinden direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2007/84, K. 2007/95, T. 28.02.2007Özel Hukuk ve Medeni Usul