yetki itirazı
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
5 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi22.05.2024
Eczacının tacir sayılması ve bonodaki yetki sözleşmesinin geçerliliği
Bonoya dayalı kambiyo takibinde borçlu yetkiye, imzaya ve borca itiraz etmiş, İlk Derece Mahkemesi borçlunun tacir kaydı bulunmadığı gerekçesiyle yetki itirazını kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi alacaklının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, HMK'nın 17. maddesine göre yetki sözleşmesini ancak tacirlerin veya kamu tüzel kişilerinin yapabileceğini, eczanelerin ticari işletme olduğunu ve eczaneyi işleten eczacının TTK'nın 12/1. maddesi uyarınca tacir sayıldığını kabul etmiştir. Keşideci eczacı ve lehtar tacir olduğundan bonodaki yetki sözleşmesinin geçerli ve takibin başlatıldığı icra dairesinin yetkili olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırmış, yetki itirazının reddi ile sair itirazların incelenmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2024/170, K. 2024/5198, T. 22.05.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi19.10.2020
Şirkete 21/1 uyarınca tebligatta haber verilen komşunun adının tutanağa yazılmaması
Borçlu şirketler, kambiyo senetlerine mahsus takipte ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihine göre düzeltilmesini ve yetki itirazlarının kabulünü istemiş; icra mahkemesi talebi kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise bu kararı kaldırarak şikâyeti reddetmiştir. Yargıtay, tüzel kişiye Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılan tebligatta adreste bulunmama nedeninin araştırılması gerekmese de komşuya haber verme yükümlülüğünün sürdüğünü, somut olayda haber verilen komşunun adının tutanakta bulunmadığını ve tebligatın bu maddeye aykırı olduğunu kabul etmiştir. Usulsüz tebligat şikâyetinin kabulüyle Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince tebliğ tarihinin öğrenme tarihine göre düzeltilmesi ve yetki itirazının incelenmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2020/1032, K. 2020/8801, T. 19.10.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi04.03.2020
Yetkili icra dairesi bildirilmeyen yetki itirazının usulüne uygun sayılmaması
Bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte borçlular, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını ileri sürerek iptalini istemiş; ilk derece mahkemesi yetki itirazını kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi alacaklının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, HMK'nın 19/2. maddesi uyarınca yetki itirazında bulunan tarafın yetkili icra dairesini, birden fazla yetkili daire varsa seçtiğini bildirmesi gerektiğini, borçluların seçilen icra dairesini bildirmediğini ve bu nedenle usulüne uygun bir yetki itirazından söz edilemeyeceğini kabul etmiştir. Şikâyetin reddi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırmış ve ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2019/9881, K. 2020/2214, T. 04.03.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu15.01.2014
İhtiyati hacizden sonraki icra takibinde yetkili icra dairesi
Borçlular, çek takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını ileri sürerek takibin iptalini istemiş; mahkeme yetki itirazını kabul ederek direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ihtiyati haciz kararını uygulama yerini belirleyen İcra ve İflas Kanunu’nun 261. maddesinin takip bakımından yetki vermediğini, yetkinin borçluların yerleşim yeri gibi genel kurallara göre belirleneceğini kabul ederek direnme kararını onamıştır. Karşı oy, ihtiyati haciz ve takip yetkisinin aynı yerde olması gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2013/476, K. 2014/5, T. 15.01.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu08.07.2009
Genel hükümlere dayalı icra takibinde yetki itirazının süresi
Yurtdışından işsizlik yardımı aldığı belirlenen sigortalının yaşlılık aylığı Kurumca geriye dönük iptal edilmiş; menfi tespit ve alacak davası iş mahkemesince yetkisizlik nedeniyle reddedilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, takibin genel hükümlere göre yapılması nedeniyle yetkinin icra mahkemesine özgü kesin yetki kuralıyla değil, ilamsız takibe itirazın iptali/menfi tespit hükümleriyle belirleneceğini ve yetki itirazının yasal sürede yapılmadığını kabul etmiştir. Kurumun temyizinde hukuki yarar bulunmadığından istemi reddedilmiş; davacının temyizi kabul edilerek direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2009/236, K. 2009/345, T. 08.07.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul