yaşlılık aylığı
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
17 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu15.04.2026
Emeklilik talebinin dava dilekçesinin bütününe göre yorumlanması
Davacı, Bağ-Kur hizmetleri dışlanarak SSK kapsamında aylık bağlanmasını istemiş; Özel Daire Emekli Sandığı hizmetlerinin de hesaplamadan çıkarılması gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Hukuk Genel Kurulu, dilekçenin başında Emekli Sandığı ve SSK sürelerinin birlikte dikkate alınmasının açıkça istendiğini, sonuç kısmındaki SSK ifadesinin aylık bağlayacak kurumu gösterdiğini kabul etmiştir. Direnme uygun bulunarak diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2025/565, K. 2026/259, T. 15.04.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu05.07.2023
Emekli aylığında destek primine tabi bildirilmeyen hizmetin tespiti
Davacı, yaşlılık aylığı alırken bildirilmeyen sosyal güvenlik destek primine tabi çalışma döneminin tespitini istemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, bu çalışmalar sigortalılık süresinden sayılmadığı için davacının hukuki yararı bulunmadığını kabul ederek davayı reddetmiş ve direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, destek primine tabi çalışmanın iş kazası, meslek hastalığı ve işçilik alacakları bakımından sonuç doğurduğunu; bu nedenle davacının çalışmanın tespitinde güncel hukuki yararı bulunduğunu belirterek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy, kısa vadeli sigorta kolları ve işçilik alacakları bakımından ayrı dava imkânlarını esas alıp hukuki yarar bulunmadığı görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2023/403, K. 2023/712, T. 05.07.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu06.10.2020
Bağ-Kur tescilinin ve ödenen primlerin yaşlılık aylığı hakkına etkisi
Davacı, Bağ-Kur sigortalılık başlangıcının 20.04.1982 olarak tespitini ve bu başlangıca göre yaşlılık aylığına hak kazandığının belirlenmesini istemiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, Kurumun davacıyı bu tarihte resen tescil ettiğini ve primleri tahsil ettiğini, sonradan vergi kaydı yokluğuna dayanarak sigortalılığı iptal etmesinin sosyal güvenlik hakkını zedeleyeceğini kabul ederek direnme kararını yerinde buldu. İşin esasına ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyayı 10. Hukuk Dairesine gönderdi. Karşı oy: Vergi kaydı ve fiilî çalışma bulunmadığından sigortalılığın oluşmadığı savunulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2016/1602, K. 2020/711, T. 06.10.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu15.06.2012
Yersiz yaşlılık aylığının iadesi ve sigortalının iyiniyeti
Türkiye’de çalışmayı sürdürürken yurt dışı hizmet borçlanmasıyla yaşlılık aylığı bağlanan davacıdan, Kurum işlemiyle yersiz ödemelerin faiziyle iadesi istenmiştir. Hukuk Genel Kurulu, başvuru tarihinde yürürlükteki kurala göre çalışmaya devam eden kişiye aylık bağlanamayacağını ve Kurumun hatası bulunsa da çalışmasını bilen davacının ödemeleri geri vermekle yükümlü olduğunu; sonradan yürürlüğe giren lehe değişikliğin geçmişe uygulanamayacağını belirterek Kurum işleminin iptaline ilişkin direnme kararını bozmuştur. Karşı oy, Kurumun kendi kayıtlarındaki hatası karşısında sigortalının iyiniyetli sayılması ve Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2012/196, K. 2012/396, T. 15.06.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu21.03.2012
Kamu görevine başlayan emeklinin aylığının kesilmesi
Yaşlılık aylığı alırken 1995’ten itibaren kamu öğretmenliği yapan kişiye, 2005’teki yasal düzenlemeden sonra aylığı kesilmeden çalıştığı için ödenen tutarların iadesi istenmiştir. Hukuk Genel Kurulu, aylık kesilmeden kamu görevinde çalışma yasağının 1 Ocak 2005’ten itibaren geçerli olduğunu, önceki dönemdeki ödemelerin ise yersiz sayılamayacağını belirterek ret kararına ilişkin direnme hükmünü bozmuş ve iade tutarının bu tarihten başlayarak hesaplanmasını istemiştir.
Yargıtay HGK, E. 2012/20, K. 2012/235, T. 21.03.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu21.03.2012
Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önceki itibari hizmet
Davacı, yapı malzemeleri üreten işyerindeki çalışmaları için itibari hizmet süresi eklenmesini istemiş; mahkeme, Anayasa Mahkemesinin düzenlemedeki sektör kısıtlamasını iptal ettiği tarihten önceki çalışmaları da hesaba katmıştır. Hukuk Genel Kurulu, iptal kararlarının geriye yürümeyeceğini ve yasama organınca yeni düzenleme yapılması gerektiğini belirterek önceki dönem için itibari hizmet tanınmasını hukuka aykırı bulmuş, direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2012/6, K. 2012/222, T. 21.03.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu14.03.2012
Başka kanuna tabi sigortalılık sonrası tarım Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlaması
Davacı, 16.09.1988-20.04.1993 arası 2926 sayılı Kanuna tabi tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiş; yerel mahkeme, primlerin af kanunundan yararlanılarak ödendiği ve tarımsal faaliyetin sürdüğü gerekçesiyle davayı kabul etmiştir. Özel Daire, kabul edilebilir süreyi aşan başka kanuna tabi sigortalılıktan sonra tarım Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlaması için tescil başvurusu, prim ödemesi ya da ürün teslimatına dayalı prim tevkifatı gerektiği ve bozmaya uyulmakla Kurum yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle hükmü bozmuş; yerel mahkeme, primleri ihtirazi kayıtsız tahsil eden Kurumun iptal işleminin iyiniyete aykırı olduğunu da ekleyerek direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 01.03.1987 tarihli re'sen tescil sırasında davacının 1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalılığı sürdüğünden tarım Bağ-Kur sigortalılığının baştan iptalinde isabetsizlik olmadığını kabul etmiştir. Kurul, sonraki dönem için tescil başvurusu veya prim tevkifatı bulunmadığını, 26.06.1997 ve sonrasındaki prim ödemelerinin geçmişe dönük tescil irade beyanı sayılamayacağını ve 506 ile 1479 sayılı Kanunlara tabi süreler ile askerlik borçlanması dikkate alınarak yaşlılık aylığı koşullarının değerlendirilmediğini belirtmiştir. Direnme kararı, Özel Daire bozma kararındaki ve ilave nedenlerle oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2011/804, K. 2012/152, T. 14.03.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu05.10.2011
Çalışırken alınan yaşlılık aylıklarının geri alınması
Hukuk Genel Kurulu (HGK), kamu kurumunda çalışırken aylığı kesilmeksizin alınan yaşlılık aylıklarının fiilen çalışılan dönem için yersiz olduğunu ve geri alınması gerektiğini belirtti. Ancak iade tutarı belirlenmeden önce ödemenin sigortalının kusurundan mı Kurumun hatalı işleminden mi kaynaklandığı 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesine göre araştırılmalıydı; direnme kararı bozuldu. Birleşen istirdat davasındaki yeni hükmün temyizi incelenmek üzere dosya 10. Hukuk Dairesine gönderildi.
Yargıtay HGK, E. 2011/476, K. 2011/584, T. 05.10.2011Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu29.09.2010
Yurt dışı hizmet borçlanmasının yaşlılık aylığı koşullarına etkisi
Sigortalı, Almanya’daki çalışmalarını sonradan borçlanmış ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir. Hukuk Genel Kurulu, Almanya’daki ilk sosyal sigorta giriş tarihinin Türk sigortalılık başlangıcında dikkate alınabileceğini ve 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesinin, borçlanma sonradan yapılsa da önceki yurt dışı çalışma dönemlerine uygulanabileceğini kabul etmiştir. Direnme uygun bulunmuş; aylık koşulları ve diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya 21. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2010/302, K. 2010/438, T. 29.09.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu08.07.2009
Genel hükümlere dayalı icra takibinde yetki itirazının süresi
Yurtdışından işsizlik yardımı aldığı belirlenen sigortalının yaşlılık aylığı Kurumca geriye dönük iptal edilmiş; menfi tespit ve alacak davası iş mahkemesince yetkisizlik nedeniyle reddedilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, takibin genel hükümlere göre yapılması nedeniyle yetkinin icra mahkemesine özgü kesin yetki kuralıyla değil, ilamsız takibe itirazın iptali/menfi tespit hükümleriyle belirleneceğini ve yetki itirazının yasal sürede yapılmadığını kabul etmiştir. Kurumun temyizinde hukuki yarar bulunmadığından istemi reddedilmiş; davacının temyizi kabul edilerek direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2009/236, K. 2009/345, T. 08.07.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu08.07.2009
Yurt dışı hizmet borçlanmasında yaşlılık aylığı koşullarının tarihi
Hukuk Genel Kurulu, davacının yurt dışındaki çalışma sürelerini 2004 yılında borçlanması üzerine yaşlılık aylığı koşullarının borçlanma tarihinde yürürlükte bulunan hükümlere göre değerlendirilmesi gerektiğini kabul etti. 1999’da yürürlüğe giren geçiş hükmü tarihinde Türkiye’de sigortalı çalışması ve borçlanması bulunmadığından, emeklilik koşulları 506 sayılı Kanunun 60/A-b maddesi uyarınca belirlenmeliydi; direnme kararı bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2009/309, K. 2009/322, T. 08.07.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.05.2009
Emekli aylığı alan avukatın belediyede sözleşmeli çalışması
Belediyeyle sözleşmeli avukat olarak çalışan ve yaşlılık aylığı alan davacıdan, aylıkların bir bölümü geri istenmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 5335 sayılı Kanun’un 30. maddesindeki çalıştırma yasağının 27 Nisan 2005’te yürürlüğe girdiğini; bu tarihten önceki dönem için aylıkların iadesinin istenemeyeceğini, sonraki dönemde ise kamu kurumunda ücretli çalışmanın aylıkla bağdaşmadığını kabul etmiştir. Önceki bozmayla doğan usuli kazanılmış hak da gözetilerek ilk dönem için alacak hesabı yapılmalı, sonraki dönem için talep reddedilmeliydi; direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2009/168, K. 2009/218, T. 27.05.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu03.12.2008
Yaşlılık aylığında sigortalılık süresinin ve usulî kazanılmış hakkın değerlendirilmesi
İlk derece mahkemesi, önceki bozma kararına uyup davacının 1 Mayıs 1985–15 Temmuz 1992 arasındaki Bağ-Kur sigortalılığını kabul ettikten sonra aynı süreyi hesaba katmadan aylık talebini reddetti. Hukuk Genel Kurulu, bozma kararına uyulmasıyla bu hizmet süresi yönünden usulî kazanılmış hak doğduğunu; 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesindeki koşulların kalan hizmet süresiyle birlikte gerçekleştiğini belirterek direnme kararını bozdu.
Yargıtay HGK, E. 2008/730, K. 2008/732, T. 03.12.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu28.06.2006
Çakışan zorunlu ve isteğe bağlı sigortalılık süreleri
Yaşlılık aylığı hesabında zorunlu ve isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin çakışması, sigortalılık türü ve Bağ-Kur prim ödemeleri araştırılarak çözülmelidir; çakışan süreler birlikte değerlendirilemez. Bağ-Kur prim kaydı ve ödemeleri belirlenmeli, isteğe bağlı Sosyal Sigortalar Kurumu süreleri çakışma ölçüsünde hesaba katılmamalı ve davanın sonucundan etkilenecek Bağ-Kur davaya katılmalıdır. Bu incelemeler yapılmadan verilen direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2006/485, K. 2006/483, T. 28.06.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu21.06.2006
Çakışan Bağ-Kur ve isteğe bağlı SSK sigortalılık süreleri
Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) sigortalılık dönemleri çakışan davacı, yaşlılık aylığının hizmet birleştirmesi yapılmadan bağlanmasını istemiştir. Hukuk Genel Kurulu, isteğe bağlı SSK sigortalılığının zorunlu Bağ-Kur sigortalılığıyla çakıştığı dönemlerde geçerlilik ve prim ödeme durumunun araştırılması, Bağ-Kur primleriyle karşılanan sürelerin belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Tahsis hesabı bu süreler ayrıştırılarak yapılmalı ve karar Bağ-Kur’un hak alanını etkilediğinden Kurum davaya katılmalıdır; direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2006/363, K. 2006/466, T. 21.06.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu01.03.2006
Ödenen yaşlılık aylıkları için faiz hakkının saklı tutulması
Gecikmiş yaşlılık aylıkları ödendikten sonra faiz istenebilmesi için alacaklının ödeme öncesinde faiz hakkını saklı tuttuğunu bildirmesi veya olayın koşullarından bu sonucun çıkması gerekir. Davacı faiz konusunda çekince koymadığından asıl borcun ödenmesiyle fer’î faiz alacağı da sona ermiştir; direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2005/755, K. 2006/32, T. 01.03.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu23.02.2005
Kesin hükümden sonra Anayasa Mahkemesi iptal kararının etkisi
Yurt dışı hizmet borçlanması ve yaşlılık aylığının iptaline ilişkin istem, aynı taraflar ve maddi vakıalarla daha önce açılan davaların kesinleşmiş ret kararlarına rağmen yeniden ileri sürülmüştür. Hukuk Genel Kurulu, yeni davada yalnızca Anayasa Mahkemesinin dayanak kanun hükmünü sonradan iptal etmesinin dava sebebini değiştirmediğini ve kesin hükmü ortadan kaldırmadığını kabul etmiştir. Kesin hüküm olumsuz dava şartı olduğundan direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2005/66, K. 2005/93, T. 23.02.2005Özel Hukuk ve Medeni Usul