yağma
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
11 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 5. Ceza Dairesi09.10.2025
Katalog suç olmayan yağma için iletişim tespitinin yasak delil olması ve zamanaşımı
Ağır ceza mahkemesi sanıklar hakkında tefecilik, tehdit ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından mahkûmiyet, bir sanık hakkında tefecilik suçundan beraat kararı vermiştir. Yargıtay, tefecilik ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından kurulan hükümleri bozmuş, iki sanığın ölümü, diğer sanıklar yönünden ise 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımının dolması nedeniyle kamu davalarının düşmesine ve tabanca ile fişeklerin müsaderesine karar vermiştir. Tehdit suçundan kurulan hükümler yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 150. maddesinin ancak mağdurun borçlu, failin alacaklı olduğu bir hukuki ilişkide uygulanabileceğini, görüşmelerin yapıldığı tarihte yağma suçu 5271 sayılı Kanun'un 135. maddesindeki katalog suçlar arasında yer almadığından iletişimin tespiti kayıtlarının yasal delil sayılamayacağını, bu kayıtlar dışlanarak aşkın tahsilat yapılıp yapılmadığına göre eylemlerin yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Kabule göre de tehdit suçunda uzlaştırma yapılmaması ve 53/1. madde yönünden Anayasa Mahkemesi iptal kararının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunarak bu hükümler de bozulmuştur.
Yargıtay 5. CD, E. 2021/5743, K. 2025/10589, T. 09.10.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu30.04.2025
Bölge adliye mahkemesinin kanuni dayanağı olmayan bozma kararının hükümsüzlüğü
İlk derece mahkemesi sanığı konut dokunulmazlığının ihlali ve silahla tehdit suçlarından mahkûm etmiş; bölge adliye mahkemesi, eylemin kül hâlinde yağmaya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturduğu gerekçesiyle dosya üzerinden hükmü bozmuş, bozmaya uyan ilk derece mahkemesi sanığı teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçundan mahkûm etmiş ve bu hükme karşı istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi hükmü oy çokluğuyla bozmuş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı gönüllü vazgeçme şartlarının oluşmadığı görüşüyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu öncelikle bölge adliye mahkemesinin bu gerekçeyle bozma kararı verip veremeyeceğini incelemiş; bozma hâllerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayıldığını, bu hâller dışında verilen bozma kararı ile ona dayanan ilk derece mahkemesi kararının görevsiz mahkemece verilmiş olmaları nedeniyle hükümsüz sayılması gerektiğini kabul etmiştir. Genel Kurul itirazı değişik gerekçeyle kabul ederek Özel Daire bozma kararını kaldırmış, bu iki kararın hükümsüz sayılmasına ve ilk hükümler hakkında istinaf incelemesi yapılması gerektiği gözetilmeden verilen istinaf kararının bozulmasına karar vermiş; gönüllü vazgeçmeye ilişkin uyuşmazlığı değerlendirmemiştir.
Yargıtay CGK, E. 2024/490, K. 2025/197, T. 30.04.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 6. Ceza Dairesi09.02.2023
Bozma üzerine yağmaya teşebbüsten kurulan mahkûmiyet ve lehe hükümlerin reddinin onanması
Sanık, katılanı telefonla arayıp tehdit ederek para istediği iddiasıyla yargılanmış; önce hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan hüküm kurulmuş, bu hüküm Yargıtay 6. Ceza Dairesinin önceki ilamıyla sanığın yağmaya teşebbüs suçundan mahkûmiyeti gerektiği ve kazanılmış hakkının korunması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Ağır Ceza Mahkemesi bozma üzerine sanığı yağmaya teşebbüs suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırmış ve cezanın kazanılmış hak nedeniyle 5 ay hapis üzerinden infazına karar vermiştir. Yargıtay, katılanın istikrarlı beyanlarının tanık anlatımı, iletişim kayıtları ve kolluk tutanağıyla desteklendiğini; önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının denetim süresinde yeni suç işlenmesi nedeniyle açıklandığı gözetilerek TCK 50, 51 ve CMK 231'in uygulanmamasına ilişkin gerekçenin yerinde ve yeterli olduğunu kabul ederek hükmü onamıştır.
Yargıtay 6. CD, E. 2021/22857, K. 2023/8595, T. 09.02.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu26.01.2016
Telefonu denetleme amacıyla almanın yağma suçuna etkisi
Sanık, birlikte olduğu mağdurenin telefonunu cebir ve tehditle almış, daha sonra kullanmadan iade etmiştir; ağır ceza mahkemesi eylemi yağma sayarak mahkûmiyet kurmuş, 6. Ceza Dairesi hükmü onamıştır. Ceza Genel Kurulu, telefonun mağdurenin arama kayıtlarını kontrol etmek amacıyla alındığı ve sanığın faydalanma kastı kanıtlanmadığı için yağma suçunun oluşmadığını, eylemlerin silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarını oluşturabileceğini kabul ederek Başsavcılık itirazını kabul etmiş ve hükmü bozmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2015/709, K. 2016/33, T. 26.01.2016Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu07.02.2012
Birden fazla mağdura yönelen fiillerde yağma suçu sayısı
Sanık, iki kişiyi ıssız bir yere götürüp darp etmiş, birinden para istemiş ve diğerini para temin edilene kadar alıkoymuştur. Ceza Genel Kurulu, sanığın baştan beri iradesini tek mağdurdan belirli miktar para almaya yönelttiğini ve diğer mağdura yönelik fiillerin de bu amaç suçun parçası olduğunu kabul ederek tek nitelikli yağma suçu oluştuğuna karar vermiştir. İki ayrı yağma suçu kabul eden direnme hükmü bozulmuştur. Karşı oy, mağdur sayısınca iki yağma suçu oluştuğunu savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2011/332, K. 2012/21, T. 07.02.2012Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu18.10.2011
Yağma ve banka kartı suçlarında suçların birleşmesi
Ceza Genel Kurulu, katılanın silah tehdidiyle alıkonulup malı ve kartları alındıktan sonra tehdit edilmesi eylemlerinin yağma içinde değerlendirilmesine ilişkin bozmayı korudu; şantaj yönünden Başsavcılık itirazını reddetti. Kartların farklı bankalardan olmasını ayrı suç sayan bozma gerekçesini kaldırıp, farklı zamanlardaki çoklu kart işlemlerinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğini ekledi.
Yargıtay CGK, E. 2011/166, K. 2011/213, T. 18.10.2011Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu25.12.2009
Birden çok suçta temyiz incelemesini yapacak ceza dairesi
Çıkar amaçlı suç örgütü, tehdit, yağma, çalışma özgürlüğünün ihlali ve mala zarar verme isnatlarıyla verilen hükümler üzerine 6. ve 8. Ceza Daireleri karşılıklı görevsizlik kararı vermiştir. Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu, daire görevini iddianamedeki sevk maddelerinden çok isnat edilen fiilin hukuki niteliğine göre belirlemiş; tehdit ederek işletmeden karşılıksız pay isteme fiilinin yağma suçuna ilişkin olduğunu ve en ağır suç yönünden 6. Ceza Dairesinin görevli bulunduğunu kabul etmiştir. 6. Dairenin görevsizlik kararı kaldırılmış ve dosya temyiz incelemesi için bu daireye gönderilmiştir.
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu, E. 2009/13, K. 2009/13, T. 25.12.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu31.03.2009
Yağma suçunda ispat ve zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesi
Eski eşinin işyerindeki tartışma sırasında para aldığı ileri sürülen sanık hakkında, çelişkili deliller yağma suçunun kuşkuya yer vermeyecek biçimde kanıtlandığını göstermediğinden mahkûmiyet kurulamayacağı kabul edilmiştir. Ceza Genel Kurulu, sabit yaralama eyleminin 765 sayılı Kanun kapsamında kaldığını ve zamanaşımının dolduğunu belirterek direnme hükmünü bozmuş, kamu davasının düşmesine karar vermiştir; karşı oylar yağmanın sabit olduğu kanaatindedir.
Yargıtay CGK, E. 2008/256, K. 2009/79, T. 31.03.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu27.01.2009
Apartman merdiveninde yağmanın nitelikli hâl sayılması
Sanık, apartman merdiveninde gerçekleştirdiği yağmaya teşebbüsten mahkûm edilmiş; uyuşmazlık ortak merdivenin konut sayılarak nitelikli yağma hükmünün uygulanıp uygulanamayacağı üzerinde toplanmıştır. Ceza Genel Kurulu çoğunluğu, kanunda konut ve işyeri anıldığı hâlde eklentiler sayılmadığından apartman merdiveninin nitelikli hâli oluşturmayacağını ve eylemin basit yağma kapsamında değerlendirilmesinin isabetli olduğunu kabul ederek hükmü yalnızca hak yoksunluğuna ilişkin düzeltmeyle onamıştır; karşı oylar merdiven ve sahanlıkları konut kapsamına almıştır.
Yargıtay CGK, E. 2008/203, K. 2009/3, T. 27.01.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu04.03.2008
Yağmada yanlış değer azlığı indirimi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Yerel mahkeme, geceleyin mağdura arkadan tekme ile vurup cüzdanını alan sanığı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) 149/1-h, 150/2, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırmıştır. Özel Daire, değer azlığı indiriminin koşulları bulunmadığını aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapmayıp eleştirmiş, hükmü 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi yönünden değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle bozmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanığın gerçekte alması gereken cezanın 4 yıl 2 ay olduğunu ileri sürerek bozmanın kaldırılması ve hükmün onanması istemiyle itiraz etmiştir. Genel Kurul, ölçüye konu değerin eylem kastına dâhil edilen değer olduğunu, mağdurun üzerinde ne bulursa alma kastıyla hareket eden sanığa indirim yapılamayacağını ve asıl cezası 4 yıl 2 ay olan sanığın yanılgılı uygulamayla düşen cezadan ikinci kez yararlandırılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu edilemeyeceğini kabul etmiş; itirazı kabul ederek bozma kısmını kaldırmış ve yerel mahkeme hükmünü eleştiri bölümü saklı kalmak koşuluyla onamıştır. Karşı oy: Bir kısım üye, değer azlığının objektif olarak takdir edilmesi gerektiğini ve yerel mahkeme uygulamasının bu yönüyle isabetli olduğunu belirterek birinci sorunda itirazın reddi görüşündedir; ikinci sorunda karar oybirliğiyle verilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2008/47, K. 2008/43, T. 04.03.2008Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu17.04.2007
Cezaların içtimaı ve yağmada aracın değerinin esas alınması
Sanık hakkında birden çok suçtan verilen cezaların içtimaı ve yağma suçunda suç konusunun değerinin belirlenmesi tartışılmıştı. Ceza Genel Kurulu, lehe kanunun her suç bakımından ayrı ve bütün hükümler birlikte uygulanarak belirlenmesini uygun buldu; yağmada aracın zilyetliğinin ele geçirilmesiyle suç tamamlandığından değer değerlendirmesinde aracın tamamının dikkate alınması gerektiğini belirtti. Yerel mahkemenin hükmü, eleştiri dışında onandı; karşıoy, içtima hükümlerinin lehe kanun değerlendirmesini değiştirdiğini savundu.
Yargıtay CGK, E. 2007/32, K. 2007/97, T. 17.04.2007Ceza ve Ceza Muhakemesi