Yargıtay · Ceza Genel Kurulu18.09.2007Lehe yasa bozmasının kesinleşmiş hükümlülere sirayeti ve hükümde kâtip imzası eksikliği
Özel Daire, piyasaya sahte Amerikan doları sürmek suçundan kurulan hükmü bir sanık yönünden yeni yasalar çerçevesinde değerlendirme için bozmuş; yerel mahkeme bozmadan sonra evrak üzerinde inceleme yaparak bu sanıkla birlikte hükümleri kesinleşmiş iki sanığı da aynı şekilde cezalandırmıştır. Özel Daire, bu sanık hakkındaki hükmü düzelterek onamış, diğer iki sanık hakkındaki sonraki hükmü yok hükmünde sayarak temyiz istemlerini reddetmiş; Başsavcılık, hükmün birinci sayfasında kâtip imzası bulunmadığı ve diğer iki sanık hakkındaki hükmün kesinleşmediği gerekçesiyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, bozmadan sonra duruşma yapılmadan evrak üzerinde hüküm kurulmasını 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesine, hem duruşma tutanağı hem gerekçeli karar niteliğindeki hükmün ilk sayfasında tutanak kâtibinin imzasının bulunmamasını 5271 sayılı Kanun'un 219 ve 232. maddelerine aykırı bulmuş ve bu sanık yönünden itirazı kabul ederek hükmü bozmuştur. Genel Kurul, lehe yasanın değerlendirilmesi gerekçesiyle yapılan bozmanın hükümleri kesinleşmiş sanıklara 1412 sayılı Kanun'un 325. maddesi uyarınca sirayet edemeyeceğini, bu durumun 5252 sayılı Kanun'un 9. maddesindeki uyarlama yargılamasıyla özel olarak düzenlendiğini ve sonraki hükmün uyarlama hükmü sayılamayacağını kabul ederek iki hükümlü yönünden itirazı reddetmiştir. Karşı oy: bir üye lehe bozmanın temyiz etmeyen şeriklere de teşmil edilmesi gerektiğini, altı üye ise sonraki hükmün uyarlama hükmü olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek bu yöndeki itirazın kabulü yönünde oy kullanmıştır.
Yargıtay CGK, E. 2007/125, K. 2007/186, T. 18.09.2007Ceza ve Ceza Muhakemesi