vekâlet sözleşmesi
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
3 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi05.02.2024
Vekalet sözleşmesinin iptali ve borçlu olmadığının tespiti
Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan vekalet sözleşmesinin iptali ve borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, asıl davayı reddetmiş, birleşen davayı kısmen kabul etmiştir. Yargıtay, asıl davanın reddini onaylamış, birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik kararı bozmuştur. Sonuç olarak, asıl davaya yönelik temyiz itirazları reddedilmiş, birleşen davaya yönelik hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2023/180, K. 2024/431, T. 05.02.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi10.04.2023
Vekilin hesap verme yükümlülüğü, delil başlangıcı ve yemin deliline dayanma
Davacı, taşınmazlarını satmak için vekâlet verdiği davalının satış bedelini ödemediğini ileri sürerek alacağın tahsilini istemiş; mahkeme bozmaya uyduktan sonra, ödemeye ilişkin banka kaydını delil başlangıcı sayıp tanık dinleyerek asıl ve birleşen davayı reddetmiştir. Daire önceki kararında, vekâletname günü yapılan ödemenin HMK 202'deki koşulları taşımadığını, davalının vekil sıfatıyla hesap verme ve tapuda gösterilen bedeli iade etme yükümlülüğü bulunduğunu belirterek kararı bozmuştu. Karar düzeltme incelemesinde Daire, davalının cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığını, bozma ilamında davalıya yemin delilinin hatırlatılması gerektiğinin zuhulen yazılmadığını saptamıştır. Davalının sair karar düzeltme talepleri reddedilmiş, yemin deliline ilişkin talebi kabul edilerek bozma ilamının ikinci bendine bu husus eklenmiştir.
Yargıtay 3. HD, E. 2023/874, K. 2023/1026, T. 10.04.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi07.12.2022
Tıbbi müdahale kaynaklı tazminat davasında tüketici mahkemesinin görevi
Davacılar, doğum sırasında uygulanan epidural anestezi sonrası gelişen komplikasyonlar sonucu eş ve annelerinin öldüğünü ileri sürerek davalı doktorlar ve özel hastaneden maddi ve manevi tazminat istemiş; ilk derece mahkemesi Adli Tıp Kurumu raporlarında davalılara kusur atfedilmediği ve onam alındığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu belirterek ilk derece kararını kaldırmış ve tüketici mahkemesi sıfatıyla davayı yeniden reddetmiştir. Daire, davacılar ile davalı doktor ve özel hastane arasındaki ilişkinin vekalet akdi niteliğinde olduğunu, 28.05.2014 tarihinden sonra açılan davalarda 6502 sayılı Kanun uyarınca tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, görevin kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetileceğini kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesinin HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca kararı kaldırıp dosyayı görevsizlik kararı için göndermesi gerekirken esası inceleyerek hüküm kurması usul ve kanuna aykırı bulunarak karar bozulmuş, davacıların temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay 3. HD, E. 2022/5767, K. 2022/9263, T. 07.12.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul