uzlaştırma
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
22 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 11. Ceza Dairesi23.03.2026
Uzlaştırma ve usulsüz tebligatla açıklanan hükmün bozulması
Kasten yaralama davasında uzlaştırma işlemleri yapılmadan mahkûmiyet kurulmuş, hükmün açıklanması duruşması da sanığa usulüne uygun bildirilmemişti. 11. Ceza Dairesi, uzlaştırma bürosuna başvurulması ve savunma hakkının sağlanması gerektiğini belirterek kararı kanun yararına bozdu.
Yargıtay 11. CD, E. 2025/5735, K. 2026/3008, T. 23.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 6. Ceza Dairesi03.02.2026
Tehdit suçunda uzlaştırma yapılmadan hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma
Sanık hakkında tehdit suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlendiğinin ihbarı üzerine yapılan yargılamada Tutak Asliye Ceza Mahkemesince 500,00 TL adli para cezasına dönüştürülmüştür. Adalet Bakanlığının talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında kaldığı ve 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmadan karar verildiği gerekçesiyle kanun yararına bozma ihbarında bulunmuştur. Yargıtay, ihbar yazısını dosya içeriğine göre yerinde görerek kararı 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi uyarınca kanun yararına bozmuş ve sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine karar vermiştir.
Yargıtay 6. CD, E. 2025/4743, K. 2026/948, T. 03.02.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi05.01.2026
Vasi atanmış sanığa uzlaşma teklifinin doğrudan MERNİS adresine tebliğinin usulsüzlüğü
Asliye ceza mahkemesi sanığı dolandırıcılık suçundan cezalandırmış, hüküm istinaf edilmeksizin kesinleşmiş ve kararın kanun yararına bozulması istenmiştir. Yargıtay, uzlaştırma görüşmeleri sırasında ceza infaz kurumunda bulunan ve kendisine vasi atanan sanık yönünden, uzlaştırma bürosunun önce vasinin bilinen son adresine tebligat çıkarması, tebligat iade edilirse MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ yapması gerektiğini kabul etmiştir. Vasiye telefonla ulaşılamaması üzerine doğrudan MERNİS adresine yapılan tebliğ usulsüz bulunmuş, dosyanın yeniden uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması Kanun'a aykırı görülmüştür. Karar kanun yararına bozulmuş, infazın durdurulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. CD, E. 2025/5761, K. 2026/27, T. 05.01.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi10.06.2025
Mühür bozma suçunda uzlaşmaya tabi ihbar suçu nedeniyle hükmün açıklanması
Sanık hakkında mühür bozma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiince temyiz edilmiştir. Yargıtay, Cumhuriyet savcısının temyizini bir haftalık süre geçtikten sonra yapıldığı için reddetmiştir. Sanık müdafiinin temyizi yönünden, hükmün açıklanmasına esas alınan ilama konu hakaret ve kasten yaralama suçlarının uzlaşmaya tabi olduğunu ve bu ilamın aynı gerekçeyle kanun yararına bozulduğunu belirterek, uzlaştırma işlemlerinin yapılıp yapılmadığının araştırılması, olumlu sonuçlanmışsa sanığın denetim süresinde başka kasıtlı suçtan mahkûm olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Bu nedenle hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2024/1430, K. 2025/6873, T. 10.06.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi06.02.2025
Dolandırıcılıkta usulsüz uzlaştırma raporu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dolandırıcılık suçundan bozma üzerine kurulan mahkûmiyet hükmü sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, katılana yapılan uzlaştırma tebligatı iade edildiğinde uzlaştırmacının önce telefon, faks, elektronik posta gibi araçlarla çağrı yapması, sonra bürodan teklif istemesi, tebligatın MERNİS adresine ve gerekirse 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılması gerektiğini, bu yapılmadan düzenlenen uzlaştırma raporunun esas alınamayacağını kabul etmiştir. Ayrıca CMK 231/8'e 6545 sayılı Kanun'la eklenen, denetim süresinde bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğine ilişkin hükmün yalnız yürürlüğünden sonra işlenen suçlara uygulanabileceğini, suç tarihinde engel sicil kaydı bulunmayan ve zararı gideren sanık hakkında önceki geri bırakma kararı gerekçesiyle bu kurumun uygulanmamasının yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Hüküm oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2022/6782, K. 2025/1627, T. 06.02.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi10.07.2024
Dolandırıcılıkta usulsüz uzlaştırma tebligatı ve etkin pişmanlık indirimi
Kendilerini emniyet müdürü olarak tanıtıp katılanlara para gönderttikleri kabul edilen sanıklar, bozma üzerine yapılan yargılamada dolandırıcılık suçundan mahkûm edilmiştir. Yargıtay, bir katılana yönelik hükümlerde usul ve kanuna aykırılık görmeyerek bunları onamıştır. Diğer hükümler yönünden, uzlaştırmacının önce çağrı yapması, sonuç alınamazsa büronun bilinen son adrese, ardından şerhsiz MERNİS adresine ve en son Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre şerhli tebligat yapması gerekirken bir sanık hakkında uzlaştırma işlemi yapılmadığını, ayrıca zararın temyiz dışı sanıklarca tamamen giderildiği hâlde sanıklara TCK'nın 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık indirimi uygulanmadığını belirterek bu hükümleri bozmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2022/8131, K. 2024/9472, T. 10.07.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi11.05.2022
Birleşen davalarda hukuki kesinti, zincirleme suç ve fiilin vasıf yönünden bölünmesi
Sanık, birleştirilen davalarda katılanlara yönelik hakaret, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma, verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarından mahkûm edilmiş, bir kısım hakaret suçlarından beraat etmiştir. Yargıtay önce, MERNİS adresine yapılan usule aykırı tebliğ nedeniyle bilinen son adrese yapılan tebliğe göre temyizin süresinde olduğunu kabul etmiştir. İddianame tarihleri ve suç tarihleri belirlenerek eylemlerin hukuki kesintiden önce ya da sonra işlenip işlenmediği tartışılmadan TCK'nın 43 üncü maddesi yönünden soyut gerekçeyle hüküm kurulmasını, son iddianame yönünden CMK'nın 191 ve 147 nci maddelerine göre sorgu yapılmadan hüküm kurularak savunma hakkının ihlal edilmesini, tek eylemin vasıf yönünden bölünerek CMK'nın 225 inci maddesine aykırı biçimde iki ayrı mahkûmiyet kurulmasını, tehdit suçunda uzlaştırmanın ve basit yargılama usulünün değerlendirilmemesini ve yargılama giderinin miktarının açıklanmamasını hukuka aykırı bulmuştur. Hükümler, kazanılmış hak saklı tutularak bozulmuştur.
Yargıtay 12. CD, E. 2021/1426, K. 2022/3630, T. 11.05.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu17.06.2021
Müvekkil parasını alan avukatın kamu görevlisi sayılmaması ve uzlaştırma
Müvekkili adına kamulaştırma bedelini icra dosyasından tahsil edip kendisine aktarmayan avukat hakkında zimmet hükmü kurulmuştur. Ceza Genel Kurulu, avukatlık kamu hizmeti sayılsa da özel vekâlet ilişkisi kapsamında müvekkil adına iş gören avukatın bu eylem yönünden Türk Ceza Kanunu (TCK) anlamında kamu görevlisi olmadığını ve fiilin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunu kabul etti. Suçun sonradan uzlaştırma kapsamına alınması nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin yapılması ve sonucuna göre hukuki durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden Başsavcılık itirazını kabul etti, önceki daire bozmasını kaldırıp ilk derece hükmünü bozdu.
Yargıtay CGK, E. 2021/43, K. 2021/287, T. 17.06.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 15. Ceza Dairesi08.06.2021
Dolandırıcılık suçunda uzlaştırma hükümlerinin uygulanması
Sanık, dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmünü temyiz etmiştir. Yargıtay, hükümden sonra yapılan kanun değişiklikleriyle aynı mağdura karşı birlikte işlenen suçlarda uzlaştırma kuralının değiştiğini; somut olayda özel belgede sahtecilik suçunun kamuya karşı işlenmesi nedeniyle suçların mağdurlarının farklı olduğunu belirtti. Dolandırıcılık yönünden uzlaştırma işlemleri yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumu belirlenmeden hüküm kurulamayacağından kararı bozdu.
Yargıtay 15. CD, E. 2021/5883, K. 2021/6755, T. 08.06.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 4. Ceza Dairesi16.12.2020
Katalog suç olmayan dolandırıcılıkta iletişim tespiti kayıtlarının delil olamaması
Ağır ceza mahkemesi sanıklar hakkında örgüt kurma, örgüte üye olma ve dolandırıcılık suçlarından hüküm kurmuştur. Yargıtay, şikâyetten vazgeçen katılan vekilinin ilgili hükümlere yönelik temyiz istemini reddetmiş, örgüt suçlarına ve beraat hükmüne ilişkin hükümleri onamış, hükümden sonra verilen vekâlet ücreti ek kararını yok hükmünde saymıştır. Dolandırıcılık hükümlerinde, iletişimin tespiti kararlarının verildiği tarihlerde dolandırıcılık CMK 135. maddedeki katalog suçlar arasında yer almadığından elde edilen görüşme kayıtlarının yasal delil olmadığını, iki sanık yönünden kesin ve yeterli deliller açıklanmadan mahkûmiyet kurulmasının CMK 230. maddeye aykırı olduğunu belirtmiştir. Ayrıca uzlaştırma, TCK 168/2 değerlendirmesi, teşebbüs indirimi, TCK 58/6 ve 58/9, TCK 50, vekâlet ücreti ve mükerrer mahsup yönlerinden de hükümler bozulmuştur.
Yargıtay 4. CD, E. 2020/24362, K. 2020/20082, T. 16.12.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi11.11.2020
Katalog dışı hırsızlık suçunda iletişimin tespiti kayıtlarının delil olamaması
Asliye ceza mahkemesi sanıkları hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından mahkûm etmiştir. Yargıtay, bir bölüm hükmü onamış; diğer hükümlerde, örgüt kurma suçu için verilen kararla elde edilen iletişimin tespiti kayıtlarının, suç tarihinde 5271 sayılı Kanun'un 135. maddesindeki katalog suçlar arasında bulunmayan hırsızlık suçunun delili olarak 138/2. madde gereğince kullanılamayacağını ve tape kayıtları dışında yeterli delil bulunmayan sanıkların beraati gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca hırsızlıkla konusu aynı olan asma kilit için ayrıca mala zarar vermeden ceza verilmesini, uzlaştırma işlemi yapılmamasını ve pazar yerindeki eşyaya yönelik eylemlerde 142/1-e maddesinin değerlendirilmemesini bozma nedeni saymıştır. Bu hükümler bozulmuştur.
Yargıtay 2. CD, E. 2020/18391, K. 2020/12618, T. 11.11.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi15.10.2020
Uzlaştırma ve basit yargılama sonrası hükümler
Sanık hakkında basit kasten yaralama ve tehdit suçlarından verilen hükümler temyiz edilmiştir. Yargıtay, sonradan değişen kanun nedeniyle iki suç arasında uzlaştırma işlemi yapılması gerektiğini ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında dosyanın basit yargılama usulü bakımından da değerlendirilmesini belirtti. Ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) hükmü açıklanırken kısa süreli hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesini ve ilk haksız hareketin belirlenemediği durumda haksız tahrik indiriminin alt sınırdan uzaklaştırılmasını hukuka aykırı buldu; hükümleri bozdu.
Yargıtay 3. CD, E. 2020/8330, K. 2020/13766, T. 15.10.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 15. Ceza Dairesi18.06.2020
Sanığa usulüne uygun tebligat yapılmadan uzlaştırmanın olumsuz sonlandırılması
Sanık, iki kişiyi işe yerleştireceğinden bahisle aldatıp para almaktan dolandırıcılık suçundan iki kez mahkûm edilmiş, Dairenin önceki bozması üzerine dosya uzlaştırmaya gönderilmiş ve uzlaşma sağlanamadığı belirlenmiştir. Yargıtay, katılana karşı suça ilişkin hükmü onamış, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasını aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapmamıştır. Şikâyetçiye karşı suç yönünden ise şikâyetçi uzlaşmayı kabul etmesine rağmen sanığa iletişim araçlarıyla ulaşılmaya çalışılmadan ve 7201 sayılı Kanun ile uzlaştırma yönetmeliğine uygun biçimde uzlaşma teklifi tebliğ edilmeden işlemlerin olumsuz sonlandırıldığını, usulsüz uzlaştırma raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının CMK 253. maddeye aykırı olduğunu belirtmiştir. Bu hüküm 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozulmuştur.
Yargıtay 15. CD, E. 2018/7486, K. 2020/6030, T. 18.06.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 13. Ceza Dairesi18.03.2020
Hırsızlık katalog suç değilken verilen iletişim tespiti kararının delil değeri
Asliye ceza mahkemesi sanıkları hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkûm etmiştir. Yargıtay, süresinden sonra yapılan temyiz istemlerini reddetmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı yolun itiraz olduğunu belirterek bir sanığın dosyasını itiraz merciine iletilmek üzere iade etmiş, ikrarı bulunan sanığın bazı hırsızlık hükümlerini onamıştır. Diğer hükümlerde, iletişimin tespiti ve teknik araçlarla izleme kararlarının verildiği tarihte hırsızlığın CMK 135 ve 140. maddelerdeki katalog suçlardan olmadığını, bu nedenle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağını ve başka delil bulunmayan sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Ayrıca çalınan araçlara verilen zararın ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı ve 7188 sayılı Kanun'la getirilen uzlaştırma yönlerinden hükümler bozulmuştur.
Yargıtay 13. CD, E. 2019/7358, K. 2020/4422, T. 18.03.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 4. Ceza Dairesi08.07.2019
Tehdit suçunda uzlaştırma ve önceki HAGB kararının engel sayılması
Türk Ceza Kanunu (TCK) 106/1 kapsamındaki tehdit suçu, kanun değişikliğiyle uzlaştırma kapsamına alındığından sanık hakkında uzlaştırma işlemi yapılmalı ve sonucuna göre hukuki durum yeniden değerlendirilmelidir. Daire ayrıca, önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararının 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önce kesinleşmiş olması nedeniyle yeni HAGB kararına engel oluşturmadığını; diğer koşullar incelenmeden bu gerekçeyle HAGB uygulanmamasının da hukuka aykırı olduğunu belirtti. Mahkûmiyet hükmü bozularak dosya yeniden yargılama için gönderildi.
Yargıtay 4. CD, E. 2019/2700, K. 2019/12780, T. 08.07.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 4. Ceza Dairesi12.02.2019
Çocuk sanık hakkında HAGB tebliği, uzlaştırma ve tehdit eylemlerinin değerlendirilmesi
Daire, sanığın zorunlu müdafiden haberdar olmadığı durumda müdafiye yapılan hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararının tebliğinin sanık bakımından kesinleşme ve denetim süresini başlatmayacağını belirtmiştir. Ayrıca tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması nedeniyle uzlaştırma işlemi yapılmasını ve kısa aralıklarla gerçekleşen eylemlerin tek suç oluşturup oluşturmadığının tartışılmasını gerekli görmüştür. Hüküm bu nedenlerle bozulmuştur.
Yargıtay 4. CD, E. 2019/486, K. 2019/1821, T. 12.02.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu25.10.2018
Önceden tamamlanan uzlaştırma işlemlerinin kanun değişikliğiyle yenilenmemesi
Tehdit suçundan yürütülen soruşturmada sanık ve şikâyetçi, uzlaştırma teklifini usulüne uygun olarak reddetmiş; daha sonra Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 253’te uzlaştırma bürosuna ilişkin değişiklik yapılmıştır. Kurul, usul işlemlerinde derhâl uygulama ilkesinin geçerli olduğunu ancak yeni düzenlemenin yürürlükten önce geçerli biçimde tamamlanmış uzlaştırma işlemlerini yenilemeyi gerektirmediğini belirtmiştir. Yerel mahkemenin direnme gerekçesi isabetli bulunarak dosya değerlendirilmek üzere Özel Daireye gönderilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2018/394, K. 2018/478, T. 25.10.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 17. Ceza Dairesi25.09.2018
Motosiklet kilidine zarar verme eyleminin hırsızlıkta değerlendirilmesi
Daire, hırsızlık hükmünü dosya ve kanıtlara uygun bularak onamıştır; tekerrüre esas eski hükümdeki suçun uzlaştırma kapsamına alınması ve Türk Ceza Kanunu (TCK) 53 değişikliği infaz aşamasında değerlendirilebilir görülmüştür. Motosikleti çalmak için direksiyon kilidini kırma eyleminde ise mal zararının konusu ile hırsızlığın konusunun aynı, korunan hukuki yararın tek olması nedeniyle ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağını belirtmiştir. Bu suçtan kurulan hüküm bozulmuş, karar kısmen onanıp kısmen bozulmuştur.
Yargıtay 17. CD, E. 2016/8681, K. 2018/11178, T. 25.09.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu29.05.2018
Dolandırıcılıkta temel cezanın belirlenmesi ve uzlaştırma
Sanığın dolandırıcılık mahkûmiyetine ilişkin direnme kararında hapis cezası alt sınırdan belirlenirken aynı gerekçeyle gün para cezası alt sınırdan uzaklaştırılmış, sonradan suç uzlaştırma kapsamına alınmıştır. Ceza Genel Kurulu, farklı ceza belirlemesini gerekçesiz bulmuş; yeni düzenleme uyarınca uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden direnme hükmünü bozmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2017/496, K. 2018/246, T. 29.05.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 13. Ceza Dairesi19.04.2018
Birlikte işlenen suçta uzlaştırma koşullarının değerlendirilmesi
Mahkûmiyet kesinleştikten sonra sanığın uzlaştırma talebinin mala zarar verme suçu yönünden kabul edilmesine ilişkin merci kararı kanun yararına bozmaya konu olmuştur. Daire, suç tarihinde etkin pişmanlığa tabi mala zarar verme suçunun, uzlaştırma kapsamı dışındaki hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarıyla birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaştırmaya elverişli olmadığını belirterek merci kararını bozmuş ve sonraki işlemleri itiraz merciine bırakmıştır.
Yargıtay 13. CD, E. 2018/2207, K. 2018/6087, T. 19.04.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu06.12.2016
Hırsızlıkta failin etkin pişmanlık iradesi göstermesi
Sanık, iş yerinden aldığı uyku seti babasının ihbarıyla ele geçirilip mağdura iade edildikten sonra hırsızlıktan mahkûm edilmiştir. Ceza Genel Kurulu, sanığın pişmanlığını göstererek zararı gidermeye katkı sunmadığını, aksine eşyayla evden kaçtığını belirterek etkin pişmanlık koşullarının oluşmadığı sonucuna varmış ve Başsavcılık itirazını reddetmiştir. Karşı oyda itirazın kabulü gerektiği belirtilmiş; sonradan yürürlüğe giren uzlaştırma düzenlemesinin infaz aşamasında gözetilebileceği ifade edilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2014/194, K. 2016/466, T. 06.12.2016Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu22.01.2013
Birden çok kişiyle konut dokunulmazlığını ihlalde uzlaşma
Sanıklar geceleyin birlikte konuta girerek konut dokunulmazlığını ihlalden mahkûm edilmiş; mağdur soruşturmada uzlaşmayı reddetmiş, duruşmada zararı karşılanırsa kabul edebileceğini belirtmiştir. Yerel mahkeme, Türk Ceza Kanunu (TCK) 119’daki birden fazla kişiyle işleme nitelikli hâli nedeniyle suçun uzlaşma kapsamında olmadığına direnmiştir. Ceza Genel Kurulu, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 253’te yalnız TCK 116’nın uzlaşma kapsamına alınmasını esas alarak 116 ve 119’un birlikte uygulandığı olayda suçun uzlaşma kapsamında olmadığına ve soruşturmada usulüne uygun teklif reddedildiğinden sonradan uzlaşma yapılamayacağına karar vermiştir. Direnme onanmıştır; dokuz üye nitelikli hâlde de uzlaşma mümkün olduğu görüşüyle karşı oy kullanmıştır.
Yargıtay CGK, E. 2012/1142, K. 2013/17, T. 22.01.2013Ceza ve Ceza Muhakemesi