uyuşturucu madde
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
8 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 10. Ceza Dairesi10.02.2026
Usulsüz tebliğ edilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra açılan dava
Asliye ceza mahkemesi, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından sonra, denetim süresinde hırsızlık suçu işlendiği gerekçesiyle hükmü açıklamış ve sanığı 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırmıştır. Kararın kanun yararına bozulması istenmiştir. Yargıtay, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz süresinin başlangıcının gösterilmediğini ve kararın bilinen son adrese tebligat yapılmadan doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesinin usule aykırı olduğunu, bu nedenle erteleme süresinin işlemeye başlamadığını ve TCK'nın 191/4. maddesindeki dava açma koşullarının oluşmadığını kabul etmiştir. Mahkemenin CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca durma kararı vermesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi Kanun'a aykırı bulunmuş ve istem değişik gerekçeyle kabul edilerek karar kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2024/8953, K. 2026/1381, T. 10.02.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi13.01.2026
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda usulsüz tebligat ve kovuşturma şartı
Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, yükümlülük ihlali nedeniyle mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Yerel mahkeme, tebligat işlemlerinin usulüne uygun yapıldığını kabul ederek mahkûmiyet kararı vermiştir. Yargıtay, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediğini ve mahkûmiyet kararı verilemeyeceğini belirterek durma kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Sonuç olarak, yerel mahkeme kararı kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2024/8208, K. 2026/163, T. 13.01.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi30.12.2025
Uyuşturucu madde kullanmak için bulundurma, kanun yararına bozma
Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının usul ve esas yönünden incelenmesi talep edilmiştir. Yerel mahkemelerce, usulsüz tebligat nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği, bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin hatalı olduğu, ayrıca aynı suçtan birden fazla erteleme kararı verilemeyeceği ve usulüne uygun erteleme kararı bulunmadığında soruşturmaların birleştirilerek durma kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay, usulsüz tebligat nedeniyle erteleme kararının kesinleşmediğini, kovuşturma şartının gerçekleşmediğini, mahkûmiyet kararlarının hukuka aykırı olduğunu ve bu nedenle her iki mahkeme kararının kanun yararına bozulmasına karar vermiştir.
Yargıtay 10. CD, E. 2024/4669, K. 2025/14472, T. 30.12.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi16.09.2024
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının MERNİS adresine usulsüz tebliği
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı itiraz yolu gösterilmeden doğrudan şüphelinin MERNİS adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmiş, yeniden suç işlenmesi üzerine açılan davada asliye ceza mahkemesi adli para cezasına hükmetmiş ve hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Yargıtay, Başsavcılığın kanun yararına bozma istemini yerinde görerek, tebligatın önce bilinen en son adrese 21/1. maddeye göre çıkarılması gerektiğinden MERNİS adresine doğrudan yapılan tebliğin usulsüz olduğunu, erteleme kararı kesinleşmeden tedbirin infazına başlanamayacağını ve erteleme süresinin işlemeyeceğini kabul etmiştir. Mahkemece CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca durma kararı verilip ertelemenin itiraz hakkı ihtarıyla usulüne uygun tebliği ve infaz sonucunun beklenmesi gerekirken mahkûmiyet kurulması Kanun'a aykırı bulunarak karar kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2023/13355, K. 2024/22344, T. 16.09.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi31.10.2023
Erteleme kararının usulsüz tebliği nedeniyle kovuşturma şartının oluşmaması
Sanık, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sonrasında yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu gerekçesiyle Asliye Ceza Mahkemesince 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla mahkûm edilmiş ve hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay, önceki bir dava ya da tedbir bulunup bulunmadığının araştırılmadan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi yönünden eksik araştırmayla hüküm kurulduğunu kabul etmiştir. Erteleme kararının 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre doğrudan MERNİS adresine çıkarılarak muhtara teslim edilmesinin usulsüz olduğunu, kararın kesinleşmediğini ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca davanın durması gerektiğini, ayrıca ihlal sayılan eylemin kullanmak için bulundurma suçu yönünden sübut bulmadığını belirtmiştir. Hüküm, Tebliğname'ye aykırı olarak bozulmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2021/2019, K. 2023/9257, T. 31.10.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi02.11.2020
Denetimli serbestlik çağrısının doğrudan MERNİS adresine tebliği ve mahkûmiyetin bozulması
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş, hüküm sanık tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, önce TCK 191/5 ve 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin uygulanabilirliği için sanık hakkında önceki dava ve infazdaki tedbir olup olmadığının araştırılması gerektiğini, CMK 251. maddedeki basit yargılama usulü yönünden sanık lehine olan uygulamanın TCK 7. madde gözetilerek belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının önce bilinen en son adrese normal tebligat çıkarılmadan doğrudan Tebligat Kanunu 21/2. madde gereği MERNİS adresine tebliğ edildiğini, tebligatın usulsüz olduğunu, tedbirin infazına devam edilmesi gerekirken mahkûmiyet kurulduğunu ve adli para cezasında TCK 52/2. maddenin gösterilmediğini saptayarak hükmü bozmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2020/6984, K. 2020/6381, T. 02.11.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 20. Ceza Dairesi01.07.2020
Usulsüz tebligat nedeniyle ihlal şartı gerçekleşmeyince düşme değil durma kararı
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiş, yükümlülüklerin ihlali gerekçesiyle açılan davada mahkeme, tebligatların usulsüz olduğu gerekçesiyle CMK 223/8 uyarınca davanın düşmesine karar vermiştir. Yargıtay, Tebligat Kanunu 10/2. maddedeki iki aşamalı yöntem gereği çağrı yazılarının önce bilinen en son adrese 21/1. maddeye göre çıkarılması gerektiğini, MERNİS adresine doğrudan 21/2. madde gereğince yapılan tebligatların geçerli sayılamayacağını ve mahkemenin bu değerlendirmesinin yerinde olduğunu kabul etmiştir. Ancak ihlal şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilemeyeceğini, CMK 223/8-2. cümle uyarınca durma kararı verilip tedbirin infazına devam edilmesi gerektiğini belirterek kanun yararına bozma istemini yerinde görmüş ve kararı CMK 309. madde uyarınca kanun yararına bozmuştur.
Yargıtay 20. CD, E. 2020/538, K. 2020/3626, T. 01.07.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu20.03.2012
TCK 191/2 tedavi ve denetimli serbestlik kararına karşı kanun yolunun itiraz olması
Kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan yargılanan sanık hakkında yerel mahkeme 14.02.2008 tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar vermiş, Yargıtay 10. Ceza Dairesi sanık müdafiinin temyizi üzerine bu kararı bozmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, kararın itiraz kanun yoluna tabi olduğunu ileri sürerek Özel Daire bozma kararının kaldırılması istemiyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, cezaya hükmedilmeden önce verilen bu kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 223. maddesinde hüküm olarak sayılmadığını, kanun gerekçesine göre davanın derdest olmaya devam ettiğini ve tedbirin TCK 53-60. maddelerinde sayılan güvenlik tedbirleri arasında yer almadığını belirterek, 6217 sayılı Kanunla eklenen cümle yürürlüğe girmeden önce verilen kararların da itiraz kanun yoluna tabi olduğunu kabul etmiştir. Genel Kurul itirazı kabul ederek Özel Daire kararını kaldırmış ve dosyanın itiraz merciince incelenmesi için yerel mahkemeye gönderilmek üzere Başsavcılığa tevdiine karar vermiştir. Karşı oy: Dört üye, tedbir kararının hüküm niteliğinde olduğunu, kanun yolunun hüküm tarihindeki kurallara göre belirleneceğini ve 14.04.2011 tarihinden önce verilen kararın temyize tabi olduğunu belirterek itirazın reddi gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2011/785, K. 2012/101, T. 20.03.2012Ceza ve Ceza Muhakemesi