uyarlama yargılaması
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
13 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 11. Ceza Dairesi03.11.2025
Vaki olmamış sayılması gereken erteli mahkûmiyette sonradan HAGB ve hükmün açıklanması
Resmi evrakta sahtecilik suçundan 765 sayılı Kanun uyarınca verilen ve 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince ertelenen 1 yıl 8 ay hapis cezası 29.12.2005 tarihinde kesinleşmiş; Ağır Ceza Mahkemesi uyarlama yargılamasında 06.11.2012 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, denetim süresinde kasıtlı suç işlendiğinden bahisle 29.09.2022 tarihinde hükmün açıklanarak mahkûmiyete karar vermiştir. Daire, 765 sayılı Kanun'un 95/2. maddesine göre sanığın adli sicil kaydında denetim süresi içinde işlenmiş kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmadığından erteli mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayılması gerektiğini kabul etmiştir. 5728 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesine göre uyarlamanın kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkûmiyetler hakkında yapılabileceği gözetilmeden dosyanın yeniden ele alınarak geri bırakma ve açıklama kararları verilmesini isabetsiz bularak kararı kanun yararına bozmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2025/850, K. 2025/13722, T. 03.11.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu17.05.2011
Orman Kanunu değişikliği sonrası uyarlama yargılamasında verilen kararın kanun yolu
Orman Kanunu'na aykırılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmü temyiz edilmeksizin kesinleşmiş, 5728 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi üzerine Sulh Ceza Mahkemesi ek kararla cezayı indirmiş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar vermiştir. Hükümlünün temyizi üzerine Özel Daire, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 231/12. maddesi uyarınca kararın itiraza tabi olduğu gerekçesiyle dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar vermiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, uyarlama kararıyla cezanın indirildiğini ve hükmün bu nedenle temyiz edilebileceğini ileri sürerek itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, 1 Haziran 2005 sonrası yasa değişiklikleri nedeniyle yapılan uyarlama yargılamasının 5252 sayılı Kanun'un 9. maddesine değil 5275 sayılı Kanun'un 98 ilâ 101. maddelerine tabi olduğunu ve bu yargılamada verilen karara karşı kanun yolunun 101/3. fıkra uyarınca itiraz olduğunu kabul ederek Özel Daire kararını sonucu itibarıyla isabetli bulmuştur. Başsavcılık itirazı oy birliğiyle reddedilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2011/66, K. 2011/96, T. 17.05.2011Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu17.02.2009
Kesinleşmiş mahkûmiyet için hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkûmiyet hükmü hakkında sonradan yürürlüğe giren düzenleme uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmış, infaz edilen taksitlerin iadesine de karar verilmiştir. Ceza Genel Kurulu, bu kurumun lehe kanun niteliği nedeniyle koşulları varsa kesinleşmiş, infaz edilen veya infaz edilmekte olan hükümlere de uyarlama yargılamasıyla uygulanabileceğini belirterek Başsavcılık itirazını kabul etmiş, Özel Daire kararını kaldırmış ve dosyayı yeniden inceleme için göndermiştir.
Yargıtay CGK, E. 2009/36, K. 2009/35, T. 17.02.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu03.02.2009
Kesinleşmiş hükümlerde hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve yasa yolu
Resmî evrakta sahtecilik ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından hükümlü hakkında, 5728 sayılı Kanunla değişik Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 231. maddesi uyarınca yapılan uyarlama yargılamasında yerel mahkeme, cezaların toplamı iki yılı aştığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar vermiş, itiraz mercii de itirazı reddetmiştir. Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma istemi üzerine Özel Daire, kararın temyize tabi olup kesinleşmediği gerekçesiyle istemi reddetmiş ve dosyayı temyiz incelemesi için Başsavcılığa göndermiş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, uyarlama kararlarının itiraza tabi olduğunu ileri sürerek itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, kesinleşmiş hükümlerde hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da istemin reddine ilişkin kararlara karşı yasa yolunun 5728 sayılı Kanunun geçici 1, 5275 sayılı Kanunun 101 ve CMK 231/12. maddeleri uyarınca itiraz olduğunu, birden fazla suçtan mahkûmiyette koşulların her suç yönünden ayrı ayrı değerlendirileceğini ve incelemenin objektif koşullarla sınırlıysa evrak üzerinde, subjektif koşullar değerlendirilecekse duruşma açılarak yapılacağını kabul etmiştir. Genel Kurul ayrıca zararın giderilmesi koşulunda kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zararın esas alınacağını, manevi zararın bu kapsama girmediğini belirtmiştir. Sonuçta itiraz kabul edilmiş, Özel Daire kararı kaldırılmış ve yasa yararına bozma istemi hakkında karar verilmek üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesi için Başsavcılığa tevdiine karar verilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2008/250, K. 2009/13, T. 03.02.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu03.06.2008
Uyarlama kararında gerekçe gösterme zorunluluğu
Kesinleşmiş kasten öldürme mahkûmiyetinin yeni Türk Ceza Kanunu uyarınca uyarlanmasında yerel mahkeme, lehe kanuna göre yeni ceza belirlemiş ancak eylemin hukuki niteliğini ve haksız tahrik indiriminin oranını gerekçelendirmeyip eski hükme atıfla yetinmişti. Ceza Genel Kurulu, uyarlama yargılamasının kapsamı sınırlı olsa da yeni hükmün gerekçeli olması ve özellikle suç nitelendirmesi ile cezanın belirlenme dayanaklarını açıklaması gerektiğini belirterek direnme kararını bozdu.
Yargıtay CGK, E. 2008/89, K. 2008/158, T. 03.06.2008Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu27.05.2008
Kredi kartı suçunda uyarlama yargılaması ve etkin pişmanlık
Hükümlü, kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkûmiyeti kesinleştikten sonra, kanun değişikliğiyle bu suça etkin pişmanlık uygulanabilmesi üzerine zararları gidermek için girişimde bulundu; cezaevinde olması nedeniyle ailesi ödeme yaptı. Ceza Genel Kurulu, etkin pişmanlık için ödemenin hükümlünün bizzat duyduğu pişmanlıktan kaynaklanması gerektiğini, somut olayda hükümlünün talep ve girişimlerinin bu koşulu karşıladığını belirterek Özel Dairenin bozma kararını yerinde buldu ve Başsavcılığın itirazını reddetti. Karşıoy, ödemenin sanığın samimi pişmanlığıyla yapılmadığını savundu.
Yargıtay CGK, E. 2008/127, K. 2008/147, T. 27.05.2008Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu13.05.2008
Uyarlama ek kararının eski müdafie tebliği ve yeni müdafiin temyiz süresi
Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet hükmü kesinleştikten sonra yerel mahkeme, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girmesi üzerine yaptığı uyarlama incelemesinde eski hükmün aynen infazına karar vermiş; ek karar, hükümlünün adresi tespit edilemediğinden kesinleşen yargılamadaki müdafiine tebliğ edilmiştir. Hükümlünün sonradan vekaletname verdiği yeni müdafiin temyiz istemini Yargıtay 10. Ceza Dairesi, süre geçtiği gerekçesiyle 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca reddetmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, avukatlık sözleşmesinin kararın kesinleşmesiyle sona erdiğini ve eski müdafie yapılan tebligatın geçersiz olduğunu ileri sürerek itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, Avukatlık Kanunu'nun 171. maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2. maddesi karşısında avukatlık sözleşmesinin hükmün kesinleşmesiyle sona erdiğini, uyarlama yargılaması için yeni bir sözleşme ya da talimat bulunmadığını, hükümlünün yeni müdafi tayin edip eskisini azlettiğini belirterek eski müdafie yapılan tebligatı geçersiz saymıştır. İtiraz kabul edilmiş, Özel Dairenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararı kaldırılmış ve süresinde verilen dilekçe nedeniyle temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesi için Başsavcılığa tevdiine karar verilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2008/101, K. 2008/113, T. 13.05.2008Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu30.10.2007
Kesinleşmiş mahkûmiyetin uyarlanmasında uzlaşma hükümleri
Kesinleşmiş mahkûmiyetin yeni kanuna göre uyarlanması sırasında, hakaret ve sarkıntılık suçlarında uzlaşma olanağı değerlendirilmeden lehe kanun incelemesi yapılmıştı. Ceza Genel Kurulu, uzlaşma kapsamındaki suçlarda önce tarafların haberdar edilip uzlaşma girişiminde bulunulması, uzlaşma sağlanamazsa lehe kanunun belirlenmesi gerektiğini kabul etti. Başsavcılığın kesinleşme itirazını reddetti; uzlaşmanın kesinleşmiş hükümler yönünden de uygulanması gerektiğine ilişkin itirazını kabul ederek ilgili kararı ve uyarlama hükmünü bozdu.
Yargıtay CGK, E. 2007/200, K. 2007/219, T. 30.10.2007Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu18.09.2007
Lehe yasa bozmasının kesinleşmiş hükümlülere sirayeti ve hükümde kâtip imzası eksikliği
Özel Daire, piyasaya sahte Amerikan doları sürmek suçundan kurulan hükmü bir sanık yönünden yeni yasalar çerçevesinde değerlendirme için bozmuş; yerel mahkeme bozmadan sonra evrak üzerinde inceleme yaparak bu sanıkla birlikte hükümleri kesinleşmiş iki sanığı da aynı şekilde cezalandırmıştır. Özel Daire, bu sanık hakkındaki hükmü düzelterek onamış, diğer iki sanık hakkındaki sonraki hükmü yok hükmünde sayarak temyiz istemlerini reddetmiş; Başsavcılık, hükmün birinci sayfasında kâtip imzası bulunmadığı ve diğer iki sanık hakkındaki hükmün kesinleşmediği gerekçesiyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, bozmadan sonra duruşma yapılmadan evrak üzerinde hüküm kurulmasını 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesine, hem duruşma tutanağı hem gerekçeli karar niteliğindeki hükmün ilk sayfasında tutanak kâtibinin imzasının bulunmamasını 5271 sayılı Kanun'un 219 ve 232. maddelerine aykırı bulmuş ve bu sanık yönünden itirazı kabul ederek hükmü bozmuştur. Genel Kurul, lehe yasanın değerlendirilmesi gerekçesiyle yapılan bozmanın hükümleri kesinleşmiş sanıklara 1412 sayılı Kanun'un 325. maddesi uyarınca sirayet edemeyeceğini, bu durumun 5252 sayılı Kanun'un 9. maddesindeki uyarlama yargılamasıyla özel olarak düzenlendiğini ve sonraki hükmün uyarlama hükmü sayılamayacağını kabul ederek iki hükümlü yönünden itirazı reddetmiştir. Karşı oy: bir üye lehe bozmanın temyiz etmeyen şeriklere de teşmil edilmesi gerektiğini, altı üye ise sonraki hükmün uyarlama hükmü olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek bu yöndeki itirazın kabulü yönünde oy kullanmıştır.
Yargıtay CGK, E. 2007/125, K. 2007/186, T. 18.09.2007Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu29.05.2007
Uyarlama hükmünde usulsüz tebligat ve kesinleşme
Hükümlüye uyarlama kararı tebliğ edilirken başvurulacak kanun yolu ve süresi açıkça bildirilmediğinden, karar henüz usulüne uygun biçimde kesinleşmemişti. Ceza Genel Kurulu, kesinleşmemiş hüküm hakkında kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağını kabul ederek Başsavcılığın itirazını kabul etti; Özel Dairenin kararını kaldırıp doğru kanun yolu bilgilerini içeren açıklamalı yeni tebligat yapılması için dosyayı geri gönderdi.
Yargıtay CGK, E. 2007/114, K. 2007/113, T. 29.05.2007Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu04.07.2006
Lehe yasa uyarlamasında aleyhe değiştirme yasağı
Kesinleşmiş mahkûmiyetin lehe yasa uyarlamasında, yeni Türk Ceza Kanunu’na göre suçun örgüt faaliyeti kapsamında işlendiği hâlde örgüt hükümlerinin uygulanmaması eksik ceza tayinine yol açmıştır. Ceza Genel Kurulu, uyarlama kararında aleyhe değiştirme yasağının uygulanamayacağı gerekçesiyle Başsavcılık itirazını kabul etmiş; uyarlama kararını bozarak örgüt hükümlerinin uygulanmasını ve önceki hükümdeki müsadere ile giderler hakkında yeni karar kurulmasını istemiştir. Karşı oyda, uyarlama kararının temyizinde de sanık lehine kazanılmış hakkın korunması gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2006/128, K. 2006/177, T. 04.07.2006Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu20.06.2006
Lehe yasa uyarlamasında duruşma ve aleyhe değiştirme yasağı
Jak’ın kesinleşmiş eroin ticareti mahkûmiyetine ilişkin lehe yasa uyarlamasında, yeni kanundaki ceza aralıkları ile eroin artırımı cezanın hâkim tarafından takdir edilmesini gerektirdiğinden dosya üzerinden karar verilemez; duruşma yapılmalıdır. Ceza Genel Kurulu, uyarlama hükmünde lehe temyiz üzerine aleyhe değiştirme yasağının uygulanmayacağını kabul ederek Başsavcılık itirazını kabul etmiş, önceki onamayı kaldırıp uyarlama hükmünü her iki nedenle bozmuştur. Karşı oylar, cezanın alt sınırdan belirlenip indirimlerin hükümlü lehine uygulanması nedeniyle duruşma gerekmediğini ve uyarlama temyizinde kazanılmış hakkın korunması gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2006/124, K. 2006/165, T. 20.06.2006Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu07.02.2006
Kesinleşmiş mahkûmiyetin lehe kanuna göre uyarlanması
Hükümlü hakkındaki kesinleşmiş uyuşturucu suçuna ilişkin mahkûmiyet, 5237 sayılı Kanun’un lehe olduğu kabul edilerek evrak üzerinden uyarlanmış; müsadere ve eski yargılama giderleri hakkında önceki hükme atıfla yetinilmiştir. Ceza Genel Kurulu, yeni uyarlama hükmünde suç eşyası, iade ve giderlerin açıkça karara bağlanması gerektiğini ve cezanın takdirini gerektiren somut olayda duruşma yapılmasının zorunlu olduğunu kabul etmiştir. Başsavcılığın gider ve müsadere itirazı reddedilmiş, duruşmasız uyarlama yönündeki itirazı kabul edilerek hüküm bozulmuştur; karşı oy, ilk itirazın da kabulünü savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2006/11, K. 2006/12, T. 07.02.2006Ceza ve Ceza Muhakemesi