usulsüz tebligat
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
23 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi03.03.2026
Usulsüz ilk tebligata dayanılarak Tebligat Kanunu 21/2 uyarınca ödeme emri tebliği
Borçlu, ilamsız icra takibinde bilinen adrese çıkarılan ilk tebligatın usulsüz olduğunu, buna dayanarak Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılan ödeme emri tebliğinin de usule aykırı olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin 14.01.2024 olarak düzeltilmesini ve hacizlerin kaldırılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi şikâyeti kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi ise alacaklının istinaf başvurusunu kabul ederek şikâyeti reddetmiştir. Yargıtay, bilinen adrese çıkarılan ilk tebligatın muhatabın tanınmadığını bildiren komşunun ismi alınmadan iade edildiğini, bu nedenle 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi ile Yönetmeliğin 30. maddesine aykırı ve usulsüz olduğunu, 21/2. madde uygulamasının ön şartı usulüne uygun ilk tebligatın bila tebliğ iadesi olduğundan bu tebligata dayanılamayacağını kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2025/9078, K. 2026/1465, T. 03.03.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi18.02.2026
Usulsüz tebligat nedeniyle istinaf süresinin belirlenmesi
Davalı kadın, gerekçeli karar tebligatının usulsüz yapıldığı ve istinaf başvurusunun süreden reddedilmesinin hatalı olduğu iddiasıyla kararı temyiz etmiştir. Yerel mahkeme, usulsüz tebligat tarihini esas alarak istinaf başvurusunu süreden reddetmiştir. Yargıtay, tebligatın usulsüz olduğunu ve davalının gerekçeli karardan haberdar olduğunu beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi sayılması gerektiğini belirterek, istinaf başvurusunun süresinde yapıldığına karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve dosyanın istinaf incelemesi için geri gönderilmesine hükmedilmiştir.
Yargıtay 2. HD, E. 2025/9343, K. 2026/1854, T. 18.02.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi10.02.2026
Usulsüz tebliğ edilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra açılan dava
Asliye ceza mahkemesi, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından sonra, denetim süresinde hırsızlık suçu işlendiği gerekçesiyle hükmü açıklamış ve sanığı 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırmıştır. Kararın kanun yararına bozulması istenmiştir. Yargıtay, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz süresinin başlangıcının gösterilmediğini ve kararın bilinen son adrese tebligat yapılmadan doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesinin usule aykırı olduğunu, bu nedenle erteleme süresinin işlemeye başlamadığını ve TCK'nın 191/4. maddesindeki dava açma koşullarının oluşmadığını kabul etmiştir. Mahkemenin CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca durma kararı vermesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi Kanun'a aykırı bulunmuş ve istem değişik gerekçeyle kabul edilerek karar kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2024/8953, K. 2026/1381, T. 10.02.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi10.02.2026
Ödeme emrinde en yakın komşuya haber verilmemesi nedeniyle usulsüz tebligat
Borçlu, genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesini istemiş; ilk derece mahkemesi şikâyeti reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre muhatap adreste bulunmadığında mümkün oldukça en yakın komşuya haber verilmesi gerektiğini, zabıta araştırmasına göre tebligatta adı geçen komşunun ayrı blokta oturduğunu ve en yakın komşu olmadığını belirterek tebligatı usulsüz bulmuştur. Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince tebliğ tarihinin öğrenme tarihine göre düzeltilmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılmış ve ilk derece mahkemesinin kararı bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2025/8598, K. 2026/706, T. 10.02.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi13.01.2026
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda usulsüz tebligat ve kovuşturma şartı
Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, yükümlülük ihlali nedeniyle mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Yerel mahkeme, tebligat işlemlerinin usulüne uygun yapıldığını kabul ederek mahkûmiyet kararı vermiştir. Yargıtay, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediğini ve mahkûmiyet kararı verilemeyeceğini belirterek durma kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Sonuç olarak, yerel mahkeme kararı kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2024/8208, K. 2026/163, T. 13.01.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi03.07.2025
Hesap kat ihtarına itiraz tarihinin tebliğ tarihi sayılması
Şikâyetçi borçlu, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte usulüne uygun tebliğ edilmiş hesap kat ihtarı bulunmadığını ileri sürerek icra emrinin ve takibin iptalini istemiş; ilk derece mahkemesi şikâyeti reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi bu kararı kaldırarak borçlu yönünden takibin iptaline karar vermiştir. Yargıtay, borçlu cezaevinde tutukluyken yapılan kat ihtarı tebligatının usulüne uygun olmadığını kabul etmekle birlikte, borçlu vekilinin 02.02.2017 tarihli noter ihtarnamesiyle 8 gün içinde hesap kat ihtarnamesine itiraz ettiğini saptamıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca itiraz tarihinin tebliğ tarihi sayılması gerektiğinden, alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi gerekirken takibin iptaline karar verilmesini isabetsiz bulmuş ve kararı oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oy: Üye bozma gerekçesine katılmış, ancak "istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken" ibaresinin bozma kararına yazılmaması gerektiğini belirtmiştir.
Yargıtay 12. HD, E. 2025/2743, K. 2025/5172, T. 03.07.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi10.01.2024
Cezaevindeki sanığa okunup anlatılmadan yapılan HAGB tebliği ve temyizin itiraz sayılması
Sanık, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin gerekçeli kararın başka suçtan cezaevinde bulunan sanığa 5271 sayılı Kanun'un 35/3. maddesine aykırı olarak okunup anlatılmadan tebliğ edildiğini, tebligatın usulsüz olduğunu, kararın kesinleşmediğini ve mahkemenin sonraki işlemlerinin yok hükmünde olduğunu kabul etmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 231/12. madde gereği itiraza tabi olduğunu belirterek temyiz dilekçesini 264. madde uyarınca itiraz sayıp dosyanın itiraz merciince incelenmek üzere incelenmeksizin iadesine karar vermiştir.
Yargıtay 10. CD, E. 2021/3378, K. 2024/248, T. 10.01.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu21.12.2022
İhalenin feshi, hukuki yarar ve usulsüz satış ilanı tebliği
Borçlu, birden çok taşınmazın ihalesinin feshi istemiştir. Hukuk Genel Kurulu, muhammen bedelin üzerinde satılan 984 parsel yönünden borçlunun hukuki yararını kanıtlayamadığını, bu usulden ret nedeniyle yüzde 10 para cezası verilemeyeceğini kabul etmiştir. Diğer taşınmazların satış ilanı, borçlunun adreste bulunmadığı saptanmadan aynı konutta oturan kişiye tebliğ edildiğinden usulsüzdür ve ihalenin feshi gerekir; direnme kararları bu gerekçelerle bozulmuştur. Muhammen bedel üzerindeki satışta zarar unsurunun değerlendirilmesini esasa ilişkin gören karşı oy, para cezası yönünden farklı düşünmüştür.
Yargıtay HGK, E. 2021/345, K. 2022/1820, T. 21.12.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi24.05.2022
Alacaklı ile borçlu şirketin adresi aynıyken yapılan ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğü
Borçlu şirket, alacaklı ile kendi adresinin aynı olduğunu ileri sürerek ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğünün tespitini ve tebliğ tarihinin 26.08.2019 olarak düzeltilmesini istemiş; icra mahkemesi şikâyeti reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, ödeme emrinin ilk tebligatın bila tebliğ dönmesi üzerine ticaret sicil adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiğini ve şeklen usulüne uygun olduğunu, ancak adresin alacaklı ve borçlunun ortak adresi olması nedeniyle hasma tebliğ yasağını düzenleyen 39. maddeye aykırılık bulunduğundan tebligatın usulsüz olduğunu kabul etmiştir. Şikâyetin kabulüyle tebliğ tarihinin 32. madde uyarınca öğrenme tarihine göre düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılmış ve icra mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2021/12828, K. 2022/6219, T. 24.05.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi26.05.2021
Ticaret sicil adresine 35. maddeye göre tebligatta muhtar imzası aranmaması
Borçlu şirket, genel haciz yoluyla takipte ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin düzeltilmesini ve itirazlarının kabulünü istemiş; ilk derece mahkemesi şikâyeti reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tebliğ evrakında muhtar imzası bulunmadığı gerekçesiyle şikâyeti kabul ederek tebliğ tarihini 05.07.2019 olarak düzeltmiştir. Yargıtay, ticaret sicil adresine çıkarılan ödeme emrinin taşınma şerhiyle bila tebliğ dönmesinden sonra aynı adrese 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesi ve Yönetmeliğin 57/2. maddesine göre kapıya asılarak yapılan tebligatın şeklen usulüne uygun olduğunu kabul etmiştir. Bu usulde tebliğ evrakında muhtar imzası bulunması gerektiğine ilişkin yasal düzenleme bulunmadığından Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2021/106, K. 2021/5548, T. 26.05.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi17.03.2021
Vekil varken asile yapılan tebligatla davanın açılmamış sayılması
Davacı, iki kira dönemi için aylık kira bedelinin 1.800 TL olarak tespitini istemiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin önceki bozma ilamında, davacıya bir sonraki dönem için tespit isteyip istemediğinin sorulması gerektiği belirtilmiştir. Yerel mahkeme bozma ilamına uyduktan sonra, takip edilmeyen ve süresinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Yargıtay, yeni vekilin vekâletname sunmasına rağmen duruşma tebligatlarının davacı asile yapılmasını usulsüz bulup hükmü bozmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2021/1052, K. 2021/2823, T. 17.03.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi20.01.2021
İflas ödeme emrinin şirket yetkilisi olmayan kişiye usulsüz tebliği ve öğrenme tarihi
Davacı, kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile takibin itirazsız kesinleştiğini ileri sürerek davalı şirketin iflasını istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi davalının tebligat usulsüz olsa bile davadan önce ödeme emrinden haberdar olduğunu kabul ederek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, ödeme emrinin ticaret sicilinde yetkili olarak kayıtlı olmayan bir kişiye tebliğ edildiğini ve 01.10.2014 tarihli tebligatın usulsüz olduğunu saptamıştır. Davalının dilekçesindeki ifadelerin icra dosyasının davadan sonra incelendiğini gösterdiğini, bu beyana yanlış anlam verildiğini ve kamu düzenine ilişkin iflas davalarında kesin olmayan öğrenme beyanlarına itibar edilemeyeceğini belirtmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararı bozularak kaldırılmış ve dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
Yargıtay 23. HD, E. 2018/960, K. 2021/114, T. 20.01.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 14. Hukuk Dairesi07.12.2020
Gerekçeli kararın doğrudan TK 21/2'ye göre tebliği nedeniyle dosyanın iadesi
Ortaklığın giderilmesi davasında verilen hüküm davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine ilk seferde doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılamayacağını, önce bilinen en son adrese 10. maddeye göre tebligat çıkarılması gerektiğini belirtmiştir. Bazı davalılara gerekçeli kararın 10/2. madde gözardı edilerek doğrudan 21/2. maddeye göre tebliğ edildiğini ve tebligatların usulsüz olduğunu saptamıştır. Gerekçeli kararın usulüne uygun tebliği sağlanıp temyiz süresi beklendikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
Yargıtay 14. HD, E. 2017/1985, K. 2020/8133, T. 07.12.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi16.11.2020
Kıymet takdiri raporunun tebliğiyle ödeme emrinden haberdar olunması ve şikâyet süresi
Borçlular, ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu ve takipten 23.10.2018 tarihinde haberdar olduklarını ileri sürerek tebliğ tarihinin düzeltilmesini istemiş; ilk derece mahkemesi şikâyeti kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi alacaklının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, ödeme emri tebligatlarının usulsüz olduğunu, ancak borçlulara usulsüzlüğü ileri sürülmeyen kıymet takdiri raporu tebliğ edildiğinden Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince borçluların ödeme emrinden en geç 27.08.2018 tarihinde haberdar olduklarının kabulü gerektiğini belirtmiştir. 30.10.2018 tarihinde yapılan şikâyetin İİK'nın 16/1. maddesindeki 7 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra yapıldığından reddi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırmış ve ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2020/2151, K. 2020/9785, T. 16.11.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi19.10.2020
Şirkete 21/1 uyarınca tebligatta haber verilen komşunun adının tutanağa yazılmaması
Borçlu şirketler, kambiyo senetlerine mahsus takipte ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihine göre düzeltilmesini ve yetki itirazlarının kabulünü istemiş; icra mahkemesi talebi kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise bu kararı kaldırarak şikâyeti reddetmiştir. Yargıtay, tüzel kişiye Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılan tebligatta adreste bulunmama nedeninin araştırılması gerekmese de komşuya haber verme yükümlülüğünün sürdüğünü, somut olayda haber verilen komşunun adının tutanakta bulunmadığını ve tebligatın bu maddeye aykırı olduğunu kabul etmiştir. Usulsüz tebligat şikâyetinin kabulüyle Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince tebliğ tarihinin öğrenme tarihine göre düzeltilmesi ve yetki itirazının incelenmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2020/1032, K. 2020/8801, T. 19.10.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi08.06.2020
Komşunun adı yazılmayan usulsüz tebligat nedeniyle dosyanın üçüncü kez geri çevrilmesi
Daire, gerekçeli kararın davalıya tebliği usulsüz olduğu için dosyayı daha önce iki kez geri çevirmiş; mahkeme yeniden çıkardığı tebligatı, muhatabın işte olduğunu bildiren komşunun adı yazılmadan yalnız "daire 1" diye belirtilerek yapılmış hâliyle dosyayı tekrar göndermiştir. Daire, Tebligat Kanunu'nun 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30/1. maddelerine göre beyanda bulunan kişinin adı, soyadı ve sıfatının tebligat parçasına yazılması gerektiğini, daire numarasının belirtilmesinin usulsüzlüğü gidermediğini ve 6100 sayılı Kanun'un 301. maddesi gereği mahkemenin tebliğin usule uygunluğunu denetleme yükümlülüğü bulunduğunu belirtmiştir. Tebliğ yapılıp hâkimce denetlendikten ve temyiz süresi beklendikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline üçüncü kez geri çevrilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 13. HD, E. 2020/998, K. 2020/4290, T. 08.06.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi19.09.2018
Usulsüz tebligat ve sürücü belgesinin sınırlı sınıf için geri alınması
Taksirle yaralama mahkûmiyetine karşı temyiz istemi, tebligat mazbatasında muhatabın nerede olduğunu bildiren komşunun kimliğinin yazılmaması nedeniyle süresinde kabul edilmiştir. Daire, katılanın zararının giderildiğine ilişkin bilgi bulunmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasında isabetsizlik görmemiş; motosikletle işlenen olayda sürücü belgesinin yalnız A2 sınıfı için geri alınması gerektiğinden hükmü bu yönden düzeltip onamıştır.
Yargıtay 12. CD, E. 2016/12791, K. 2018/8413, T. 19.09.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 17. Ceza Dairesi20.06.2018
Kanun yararına bozma isteminin kesinleşme koşulu
Adalet Bakanlığı, mahkûmiyet kararının sanığın savunması alınmadan verilmesi nedeniyle kanun yararına bozulmasını istemiştir. Daire, bilinen son adrese ilişkin tebligatın önce Tebligat Kanunu’nun 21/1, ardından koşulları oluşursa 21/2 usulüne göre yapılması gerektiğini; doğrudan adres kayıt sistemi adresine yapılan tebligatın geçersiz olduğunu belirlemiştir. Karar henüz kesinleşmediğinden kanun yararına bozma istemi reddedilmiştir.
Yargıtay 17. CD, E. 2018/2503, K. 2018/9186, T. 20.06.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu17.01.2017
HAGB kararının hükümlüye usulsüz tebliği ve dava zamanaşımı
Dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, başka suçtan hükümlü sanığa tebliğ edilmiş ancak tutanakta kararın kendisine okunup anlatıldığı belirtilmemiştir. Ceza Genel Kurulu, bu nedenle kararın kesinleşmediğini ve zamanaşımını durdurmadığını, dolandırıcılık davasında zamanaşımının gerçekleştiğini kabul ederek Başsavcılık itirazını reddetmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2015/536, K. 2017/14, T. 17.01.2017Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.12.2014
MERNİS adresine doğrudan tebligat ve öğrenme tarihinin belirlenmesi
Borçlu, kambiyo senedi takibindeki ödeme emrinin MERNİS adresine doğrudan tebliğ edilmesinin usulsüz olduğunu ileri sürerek öğrenme tarihinin esas alınmasını ve takibin iptalini istemiş; mahkeme şikâyeti ve süre aşımı nedeniyle diğer itirazları reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, bilinen son adrese önce olağan tebligat çıkarılmadan doğrudan adres kayıt sistemindeki adrese Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılmasını usule aykırı bulan bozma kararına uyulması gerektiğini belirterek direnme hükmünü bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2013/1372, K. 2014/1065, T. 17.12.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu30.12.2009
Belediyeye yapılan tebligatta başkanlığa tebliğ koşulu
Belediyenin kesin hakediş borcu için başlatılan takipte ödeme emri, belediye başkanlığı yerine hukuk işleri müdürlüğüne tebliğ edilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, belediyeye tebligatın belediye başkanına veya yetkili başkan yardımcısına yapılması gerektiğini, bu koşul gerçekleşmediğinden tebligatın usulsüz olduğunu değerlendirmiştir. Hüküm fıkrasındaki icra müdürlüğü şikâyetinin reddi kararı, tebliğ usulsüzlüğü nedeniyle düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay HGK, E. 2009/563, K. 2009/600, T. 30.12.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu28.09.2005
Usulsüz ödeme emri tebliğinin tahliye takibine etkisi
Kiraya veren, kira ve yan gider borçları için haciz ve tahliye takibi başlatmış; ödeme emrinin usulsüz tebliği nedeniyle tahliye talebi reddedilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, tahliye davası dilekçesi usulünce tebliğ edildiğinde kiracının takipteki tebligat kusurunu öğrendiğini, buna rağmen süresinde itiraz ve şikâyet yoluna başvurmadığından takibin kesinleştiğini kabul etmiştir. Tahliye koşulları oluştuğundan direnme kararı bozulmuştur; karşı oy, dava tarihindeki temerrüt koşullarının oluşmadığını savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2005/518, K. 2005/518, T. 28.09.2005Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu13.04.2005
Kıymet takdiri tebligatında usulsüzlük ve şikâyet süresi
Borçlu, haczedilmezlik şikâyetinin kıymet takdiri raporuna ilişkin tebligat nedeniyle süre aşımından reddedilmesine itiraz etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmama nedenini araştırıp bunu tebliğ belgesinde belgelemediği durumda Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre yapılan bildirimin usulsüz olduğunu ve şikâyetin öğrenme tarihine göre süresinde bulunduğunu kabul etmiştir. Ayrıca temyiz gideri için verilen muhtıra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’un 434. maddesindeki açık sonucu bildirmediğinden vekilin temyizden vazgeçmiş sayılması mümkün değildir; direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2005/237, K. 2005/248, T. 13.04.2005Özel Hukuk ve Medeni Usul