tüketici hakem heyeti
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
17 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi03.02.2025
İkinci el ayıplı araçta üretici ve ithalatçının seçimlik haklar yönünden sorumluluğu
Davacı, dava dışı üçüncü kişiden satın aldığı aracın ayıplı olduğu gerekçesiyle davalı aleyhine yaptığı başvuruyu husumet yönünden reddeden Tüketici Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, aracın davalıdan satın alınmadığı ve ayıp iddialarının önceki sahibe yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davayı kesin olarak reddetmiş, Adalet Bakanlığı kararın kanun yararına temyizini istemiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 11/2. maddesine göre ücretsiz onarım ve ayıpsız misli ile değişim taleplerinde satıcı, üretici ve ithalatçının müteselsilen sorumlu olduğunu, mahkemenin davalının üretici veya ithalatçı olup olmadığını araştırıp bu iki seçimlik hak yönünden değerlendirme yapması gerektiğini belirtmiştir. Kararı sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2025/87, K. 2025/591, T. 03.02.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi07.11.2022
Yurt dışı program sözleşmesinde pandemi kesintisi ve hukuki dinlenilme hakkı
Yurt dışı eğitim danışmanlığı hizmeti veren davacı, pandemi nedeniyle iptal edilen program için yaptığı kesintinin iadesine ilişkin tüketici hakem heyeti kararının iptalini istemiş; mahkeme davayı kesin olarak kabul etmiştir. Adalet Bakanlığı kararın kanun yararına bozulmasını istemiştir. Yargıtay, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilip cevap verme imkânı tanınmadan dosyanın bilirkişiye gönderilmesinin hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğini; sözleşmenin 7.4. maddesindeki kesinti düzenlemesinin tüketiciyle müzakere edilmeden konulan ve tüketici aleyhine dengesizlik yaratan haksız şart olduğunu, davacının ancak davalı adına yaptığı ve ispat edebildiği zaruri giderleri talep edebileceğini kabul etmiştir. Karar, sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2022/6567, K. 2022/8531, T. 07.11.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi15.11.2021
Tüketici hakem heyeti kararının iptalinde tüketici aleyhine nispi vekâlet ücreti
Davacı şirket, üretici, ithalatçı veya satıcı olmadığını ileri sürerek cep telefonunun yenisiyle değiştirilmesine ve bedelin iadesine ilişkin tüketici hakem heyeti kararının iptalini istemiş; mahkeme davayı kabul etmiş ve karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığı, davacı lehine nispi tarife üzerinden vekâlet ücreti hesaplanması gerektiği gerekçesiyle kanun yararına bozma istemiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 70/6. maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi uyarınca tüketici lehine verilen hakem heyeti kararının iptali hâlinde tüketici aleyhine nispi tarife üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu kabul etmiştir. Karar sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2021/3976, K. 2021/11399, T. 15.11.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi15.11.2021
Kesinleşmiş hakem heyeti kararının bağlayıcılığı ve menfi tespitte hakem heyetinin görevi
Davacı banka, hakem heyeti kararları öncesinde iade ettiği dosya masraflarının davalı tüketicinin başlattığı icra takipleri nedeniyle mükerrer ödendiğini ileri sürerek menfi tespit başvurusunu görevsizlikle reddeden hakem heyeti kararının iptalini ve mükerrer ödemenin iadesini istemiş; tüketici mahkemesi davayı kabul ederek hakem heyeti kararını iptal etmiş ve 549,25 TL'nin iadesine kesin olarak karar vermiştir. Adalet Bakanlığı kararın kanun yararına bozulmasını istemiştir. Daire, itiraz edilmeksizin kesinleşen hakem heyeti kararlarının ilam niteliği taşıdığını ve tarafları bağladığını, İİK'nın 72. maddesine dayanan menfi tespit uyuşmazlığının tüketici hakem heyetinin görev alanı dışında kaldığını ve genel mahkemelerde görülmesi gerektiğini kabul ederek Bakanlığın istemini yerinde görmüştür. Karar sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2021/3977, K. 2021/11400, T. 15.11.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu24.06.2021
Hakem heyeti sınırında değerle açılan belirsiz alacak davasında dava şartı yokluğu
Davacı tüketici, konut kredisi nedeniyle bankanın kestiği dosya masrafı, ekspertiz ücreti ve komisyonun iadesi için 100 TL üzerinden belirsiz alacak davası açmış; Mahkeme, dava değerinin tüketici hakem heyetinin zorunlu başvuru sınırında kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş ve kapatılan 13. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davalının katılma yoluyla temyizini süre aşımı nedeniyle reddetmiş; 6502 sayılı Kanun'un 68. maddesindeki zorunlu başvurunun emredici olduğunu ve belirsiz alacak davasında gösterilen asgari miktar görev sınırı içindeyse önce tüketici hakem heyetine başvurulması gerektiğini kabul etmiştir. Tüketici hakem heyeti mahkeme niteliğinde olmadığından davanın görevsizlik değil dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, bu yanılgı dışında direnme kararının sonucu itibarıyla yerinde olduğunu belirterek kararı değişik gerekçeyle onamıştır. Karşı oy: görevin dilekçedeki asgari değere göre değil, tahkikatla belirlenecek uyuşmazlık değerine göre belirlenmesi gerektiği görüşüyle bozma yönünde oy kullanılmıştır.
Yargıtay HGK, E. 2017/2234, K. 2021/830, T. 24.06.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi23.06.2021
Kaçak elektrik tahakkukuna itirazda tüketici hakem heyetinin görevsizliği
Elektrik dağıtım şirketi, kaçak elektrik tahakkukunun iptaline ilişkin tüketici hakem heyeti kararının iptalini istemiş; mahkeme bilirkişi raporuna göre heyetin iptal ettiği tutarın yerinde olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş ve karar Adalet Bakanlığınca kanun yararına temyiz edilmiştir. Yargıtay, kaçak elektrik tutanağı ve buna dayalı tahakkuk nedeniyle borçlu olunmadığına ilişkin uyuşmazlığın yargı organı niteliği taşımayan tüketici hakem heyetince çözülemeyeceğini, bunun İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi uyarınca genel mahkemelerde görülmesi gerektiğini ve hakem heyeti kararının iptal edilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Karar sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2021/3373, K. 2021/7141, T. 23.06.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu08.06.2021
Kayıp-kaçak bedeline ilişkin haksız şart davasının çekişmenin giderilmesi niteliği
Davacı abone, elektrik abonelik sözleşmesindeki kayıp-kaçak bedeline ilişkin hükümlerin haksız şart olduğunun tespiti ve iptalini, bundan sonra bu ad altında kesinti yapılmamasını ve şimdilik 100 TL'nin tahsilini istemiş; Tüketici Mahkemesi, miktarın tüketici hakem heyetine zorunlu başvuru sınırının altında kaldığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davayı reddetmiş ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 6502 sayılı Kanun'un 68. maddesindeki zorunlu başvurunun emredici olduğunu belirtmekle birlikte, verilecek hükmün ileriye dönük etki doğuracağını ve tüm aboneleri ilgilendiren toplu bir uyuşmazlık bulunduğunu, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası değil çekişmenin giderilmesi davası olduğunu kabul etmiştir. Abonelik sözleşmesi sürdüğünden ve haksız şartların ileriye yönelik iptali istendiğinden davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/2214, K. 2021/711, T. 08.06.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi17.12.2020
Tüketici hakem heyeti kararına itirazda davayla ilgisiz karara göre süre incelemesi
Davacı, abonesi olan davalı lehine verilen tüketici hakem heyeti kararının iptalini istemiştir. Mahkeme, hakem heyeti kararının davacıya 20/11/2017 tarihinde tebliğ edildiğini ve davanın 6502 sayılı Kanun'un 70. maddesindeki on beş günlük süre geçtikten sonra açıldığını kabul ederek davayı reddetmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı hükmü kanun yararına temyiz etmiştir. Yargıtay, kaymakamlıktan gelen belgelerin davaya konu karara değil başka bir başvuru hakkında verilen 09/11/2017 tarihli karara ait olduğunu, mahkemenin davaya konu hakem heyeti kararı ile tebliğ belgelerini getirterek davanın süresinde açılıp açılmadığını belirlemesi gerektiğini kabul etmiş ve Başsavcılığın talebini yerinde görmüştür. Hüküm, sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2020/9883, K. 2020/7917, T. 17.12.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu23.09.2020
Su abonesi olmayan iş yerinden istenen evsel katı atık bedeline ilişkin davada yargı yolu
Kiracı davacı, belediyenin iş yeri için evsel katı atık bedeli tahakkuk ettireceğini bildirmesi üzerine başvurduğu tüketici sorunları hakem heyeti kararının iptalini ve davalının bu bedeli talep etme hakkı bulunmadığının tespitini istemiş; yerel mahkeme yargı yolunun caiz olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Özel Daire bozmuş, mahkeme idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davacının tarifenin iptalini istemediğini, abonelik sözleşmesi kurulmamış olsa da davacının Yönetmelikteki abone tanımı kapsamında olduğunu ve tarifede su abonesi olmayanlardan alınacak bedelin de belirlendiğini belirtmiştir. Davanın adli yargıda ve mülga 4077 sayılı Kanun'un 22/5. maddesine göre tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği, hakem heyeti kararlarına karşı itiraz merciinin münhasıran tüketici mahkemesi olduğu kabul edilerek direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/1511, K. 2020/665, T. 23.09.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu30.06.2020
Tüketici hakem heyetine zorunlu başvuru sınırındaki uyuşmazlıkta dava şartı
Davacı, konut kredisi kullanırken davalı bankaca yapılan kesintilerin iadesini istemiş; Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakan Asliye Hukuk Mahkemesi davayı kabul etmiş, 6502 sayılı Kanun'un 68. maddesindeki hakem heyetine başvuru zorunluluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini belirten Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bozma kararına, davacının ilçede ikamet ettiği ve miktar itibarıyla ilçe hakem heyetine başvuramayacağı gerekçesiyle direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 68. madde hükmünün emredici olduğunu ve tüketiciye tercih hakkı tanımadığını, uyuşmazlığın miktar itibarıyla tüketici hakem heyetinin görev sınırı içinde kaldığını, tüketicinin ikametgâhının ilçe olmasının il hakem heyetine başvurma zorunluluğunu ortadan kaldırmadığını kabul etmiştir. Direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2018/18, K. 2020/486, T. 30.06.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi22.04.2020
Tüketici hakem heyetine başvurmadan dershane ücreti için itirazın iptali davası açılması
Davacı, davalının dershane ücretinin bakiye 2.300,00 TL'sini ödemediğini, başlattığı icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir. Mahkeme, tüketici hakem heyetine başvurulmadan icra takibi yapılamayacağı ve dava açılamayacağı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan davayı usulden reddetmiştir. Yargıtay, tüketici hakem heyetlerinin mahkeme niteliği taşımadığını, itirazın iptali davasına bakmanın heyetin görevine girmediğini ve 7063 sayılı Kanun'la değişik 6502 sayılı Kanun'un 68/1. maddesine göre tarafların İcra ve İflas Kanunu'ndaki haklarının saklı olduğunu, bu nedenle davacının hukuki yararı bulunduğunu kabul etmiştir. Hüküm, esasa girilerek karar verilmesi için davacı yararına bozulmuştur.
Yargıtay 13. HD, E. 2020/1155, K. 2020/3580, T. 22.04.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi21.01.2020
Hakem heyeti kararının iptalinde tüketici aleyhine nisbi vekâlet ücreti
Tüketici hakem heyetinin 295 TL kaçak röle sigorta bedeli ile 28 TL mühür bozma bedelinin tüketiciye ödenmesine ilişkin kararının iptali istenmiş, mahkeme davayı kabul ederek hakem heyeti kararını kesin olarak iptal etmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, uyuşmazlık bedeli kadar vekâlet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 70/6. maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12/1. maddesi uyarınca tüketici aleyhine nisbi tarife üzerinden 38,76 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken 323 TL vekâlet ücretine hükmedilmesini usul ve yasaya aykırı bulmuştur. Karar sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2019/5796, K. 2020/388, T. 21.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi05.11.2019
Tüketici hakem heyeti kararına itiraz üzerine verilen kesin kararın temyizi
Davacı, tüketici sorunları hakem heyeti kararına itiraz etmiş; ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi davacının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 70/5. maddesine göre tüketici hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği kararın kesin olduğunu ve istinaf incelemesi sonucunda verilen hükmün karar tarihi itibarıyla kesin nitelikte bulunduğunu belirtmiştir. Kesin kararlar hakkında temyiz isteminin reddine karar verilebileceği gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 3. HD, E. 2018/6154, K. 2019/8786, T. 05.11.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi01.10.2019
Tüketici hakem heyeti kararına itiraz üzerine verilen kesin kararın temyizi
Davacı, tüketici hakem heyeti kararının iptalini istemiş, mahkeme davayı reddetmiş ve karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 68. maddesindeki parasal sınırların altında kalan uyuşmazlıklarda hakem heyeti kararına itiraz üzerine verilen kararın aynı Kanun'un 70/5. maddesi uyarınca kesin olduğunu belirtmiştir. Kesin kararlara ilişkin temyiz istemlerinin 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay'ca da reddedilebileceğini açıklayarak temyiz istemini reddetmiştir.
Yargıtay 3. HD, E. 2019/3168, K. 2019/7319, T. 01.10.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi16.04.2019
Hakem heyeti sınırındaki alacakta itirazın iptali davasına tüketici mahkemesinin bakması
Elektrik dağıtım şirketi, mesken aboneliğinden doğan 594,74 TL asıl alacak için başlattığı takibe itiraz üzerine itirazın iptalini istemiş, tüketici mahkemesi uyuşmazlığın tüketici hakem heyetinin görevinde olduğu gerekçesiyle davayı görev yönünden reddetmiştir. Yargıtay, Başsavcılığın kanun yararına bozma istemini yerinde görmüştür. Daireye göre tüketici hakem heyetleri mahkeme niteliği taşımadığından itirazın iptali davasına bakmak onların görevinde değildir; 7063 sayılı Kanun'la değişik 6502 sayılı Kanun'un 68. maddesi uyarınca taraflar zorunlu başvuru sınırındaki uyuşmazlıklarda da icra takibi yapabilir ve itiraz hâlinde İİK 67. madde uyarınca tüketici mahkemesinde itirazın iptali davası açabilir. Esasa girilmeden davanın görev yönünden reddi hatalı bulunmuş ve karar sonucu etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/9990, K. 2019/3427, T. 16.04.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi14.03.2019
Abonelik iptali ve menfi tespit davasında hakem heyetine başvuru şartı aranmaması
Davacı, terör olayları nedeniyle 1990 yılında köyünden göç ettiğini ileri sürerek elektrik aboneliğinin iptalini ve bu abonelikten kaynaklanan 2.665,49 TL borçtan sorumlu olmadığının tespitini istemiş; Tüketici Mahkemesi 6502 sayılı Kanun'un 68. maddesi gereğince önce tüketici hakem heyetine başvurulması gerektiği gerekçesiyle davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun kapsamındaki uyuşmazlıklarda asıl olanın tüketici mahkemesinin görevli olması olduğunu, hakem heyetine zorunlu başvurunun değer bakımından bir sınırlama içerdiğini ve istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğini belirtmiştir. Davacı borç tespitinin yanında abonelik sözleşmesinin iptalini de istediğinden esasa girilmesi gerekirken davanın dava şartı yokluğundan reddi doğru bulunmayarak hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2019/1132, K. 2019/2074, T. 14.03.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu21.05.2014
Elektrik abonesinden tahsil edilen kayıp-kaçak bedelinin iadesi ve hakem heyeti kararı
Davacı elektrik kurumu, 26,64 TL kayıp-kaçak bedelinin davalı aboneye iadesine hükmeden tüketici sorunları hakem heyeti kararının kaldırılmasını istemiştir. Yerel mahkeme, bedelin tebliğ gereğince tahsil edildiğini ve 4077 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince haksız şart niteliği taşıdığını belirterek davayı reddetmiş; Özel Daire, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) kararı idari yargı yerinde iptal edilmedikçe tüm tüketicileri bağladığı gerekçesiyle bozmuş, yerel mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu önsorun olarak, hakem heyeti kararının tespit hükmü taşıyıp ileriki dönemlere etkili olduğundan yerel mahkeme kararının kesin olmadığını ve 4077 sayılı Kanun'un 22. maddesinin 6. fıkrası gereğince hakem heyeti kararının delil niteliğinde olduğunu kabul etmiştir. Esas yönünden Genel Kurul, 4628 sayılı Kanun'un 4. maddesinin EPDK'ya sınırsız fiyat belirleme yetkisi vermediğini, nakil kaybı ile hırsızlanan elektrik bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsilinin hukuk devleti ve adalet düşünceleriyle bağdaşmadığını belirterek direnme kararını oyçokluğuyla onamıştır. Karşı oy: kayıp-kaçak bedeli EPDK'nın kanuni yetkisiyle belirlediği, idari yargıda iptal edilmedikçe bağlayıcı bir bedel olduğundan haksız şart sayılamaz ve direnme kararı bozulmalıdır.
Yargıtay HGK, E. 2013/2454, K. 2014/679, T. 21.05.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul