toplu iş sözleşmesi
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
28 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi09.12.2024
Alt işveren işçisinin toplu iş sözleşmesinden yararlanma ve alacak talepleri
Davacı, arıza onarım elemanı olarak çalıştığı işyerinde asıl işveren ile alt işveren arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar ve çeşitli işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davalı ile alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu dönemde davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceğini kabul ederek davanın kısmen kabulüne karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi de istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, davacının sendika üyeliğinin işverene bildirildiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceğini, özelleştirme sonrası dönemde ise geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğundan davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağını ve arabuluculuk dava şartına ilişkin eksikliklerin gözetilmediğini belirterek kararları bozmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2024/11563, K. 2024/15935, T. 09.12.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi03.07.2024
Devredilen işçinin toplu iş sözleşmesi fark alacaklarında arabuluculuk ve art etki
Belediyenin kapatılması üzerine 5747 sayılı Kanun kapsamında davalıya devredilen işçi, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret, ikramiye, ilave tediye ve hizmet zammı farkı alacaklarını istemiş; İlk Derece Mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi yalnız harç yönünden istinafı kabul ederek davanın kabulüne yeniden hüküm kurmuştur. Yargıtay, arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra muaccel olan dönem için 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, dava tarihinde imzalanmamış olan 10.08.2020 tarihli toplu iş sözleşmesinin uygulanamayacağını ve 6356 sayılı Kanun'un 36. maddesi uyarınca art etki kapsamında ücret zammı talep edilemeyeceğini kabul etmiştir. Kesin vade bulunmadığından fark alacaklara arabuluculuk son tutanak tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini de belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2024/8305, K. 2024/10480, T. 03.07.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi19.06.2023
Toplu iş sözleşmesinden doğan idareci primi alacağında faiz başlangıcı ve arabuluculuk
Davacı işçi, toplu iş sözleşmesinin 59. maddesinin (d) bendindeki görevi yaptığını ileri sürerek 52. maddenin (d) bendinde düzenlenen (C) grubu idareci primi alacağını istemiş; İlk Derece Mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, toplu iş sözleşmesinde idareci primi için ödeme günü belirlenmediğinden ve daha önce temerrüt ispat edilemediğinden faizin arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Ayrıca bilirkişi hesabının son tutanak tarihinden sonraki 29.01.2020 tarihine kadar yapıldığını, bu arada kalan dönem için arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın bu dönem yönünden usulden reddi gerektiğini belirtmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2023/6920, K. 2023/9409, T. 19.06.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi03.05.2023
Kadroya geçen işçinin asgari ücrete bağlı ücreti, toplu iş sözleşmesi zammı ve art etki
Davacı işçi, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçtikten sonra ücretinin sözleşmede öngörülen asgari ücretin belli oranda fazlası üzerinden ödenmediğini ileri sürerek ücret, ikramiye ve ilave tediye farkı istemiştir. İlk Derece Mahkemesi arabulucuya başvuru tarihine kadarki talepleri kabul edip sonrasını dava şartı yokluğundan usulden reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, ücretin her ay asgari ücretin belli oranda fazlası olarak ödeneceği hükmünün her asgari ücret artış döneminde işvereni bağladığını, ancak sona eren toplu iş sözleşmesinin art etkisi bulunmadığından Temmuz 2020 ücretinin 01.01.2021 tarihine kadar korunacağını ve 2021 ücretine ayrıca %4 zam uygulanamayacağını; ikramiye farkının 31.10.2020 sonrasını kapsayacak şekilde hesaplanmasının ve bu alacağa en yüksek işletme kredisi faizi uygulanmasının hatalı olduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış ve İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2023/3001, K. 2023/6593, T. 03.05.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi14.03.2023
Arabuluculuk son tutanağı ile dava tarihi arasındaki dönem için dava şartı yokluğu
Davacı işçi, mevsimlik çalışmaları ve fiilen çalıştığı pozisyon gözetilmeden derece ve kademesinin eksik belirlendiğini ileri sürerek derece ve kademesinin tespiti ile fark ücret, ikramiye, ilave tediye ve yıpranma primi alacaklarını istemiştir. İlk Derece Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, davalının diğer temyiz itirazlarını yerinde görmemiş; ancak arabuluculuk faaliyetinin 07.08.2018 tarihli son tutanaktan önce muaccel olan alacaklar için yapıldığını, hükme esas raporda hesaplamanın dava tarihine göre yapıldığını ve son tutanak ile dava tarihi arasındaki dönem için 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden bu dönem yönünden davanın usulden reddi gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2023/2788, K. 2023/3884, T. 14.03.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi18.04.2022
696 sayılı KHK ile kadroya geçen işçinin ücret farkı alacağı
696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı, iş sözleşmesinde ücretinin asgari ücretin belli oranda fazlası olarak belirlendiğini ileri sürerek ücret farkı ve buna bağlı işçilik alacaklarını istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, sözleşmede her dönem geçerli asgari ücretin belli oranında ücret ödeneceğinin öngörülmediğini, belirlenen tutarın kadroya geçiş ücreti olduğunu ve üzerine toplu iş sözleşmesi zamlarının uygulandığını, bu nedenle bireysel iş sözleşmesinden kaynaklanan fark alacak bulunmadığını kabul etmiştir. Alacakların yalnız 01.11.2020'den itibaren uygulanan toplu iş sözleşmesi kapsamında, yapılan fark ödemeleri mahsup edilerek incelenmesi gerektiğini; seri dosyaların bir kısmında hesaplamanın arabuluculuk son tutanak tarihinden sonraki dönemi de içerdiğini ve bu dönem için dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış ve ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2022/3796, K. 2022/4609, T. 18.04.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi18.04.2022
Sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçinin ücret farkı ve arabuluculuk dava şartı
Davacı, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra iş sözleşmesinde ücretin asgari ücretin belli oranda fazlası olarak belirlendiğini ileri sürerek her dönemin asgari ücretine bu oranın eklenip toplu iş sözleşmesi zamlarının uygulanmasını ve ücret farkı ile bağlı alacakları istemiş; İlk Derece Mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, iş sözleşmesinde her dönem geçerli asgari ücretin belli oranında ücret ödeneceği öngörülmediğini, asgari ücretin belli oranda fazlası olarak belirlenen tutarın kadroya geçiş ücreti olduğunu, bireysel iş sözleşmesinden kaynaklı fark alacak bulunmadığını ve yalnız 01/11/2020 tarihinden itibaren uygulanan toplu iş sözleşmesi kapsamında, yapılan fark ödemeleri mahsup edilerek inceleme yapılması gerektiğini kabul etmiştir. Ayrıca arabuluculuk son tutanak tarihinden sonraki hesaplama dönemi için dava şartı yerine getirilmediğinden bu dönem yönünden davanın usulden reddi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırmış ve İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2022/3802, K. 2022/4615, T. 18.04.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu29.03.2022
Kapatılan belediyenin şirketince imzalanan toplu iş sözleşmesinin onay gerektirmemesi
Davacı işçi, belediye şirketinde çalışırken üyesi olduğu sendika ile şirket arasında imzalanan toplu iş sözleşmesine göre işçilik alacaklarını istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi, belediyenin 6360 sayılı Kanun'la kapatılmasından iki gün önce imzalanan sözleşmenin katılınan belediyece onaylanmadığı için geçersiz olduğunu kabul etmiş ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin bu yöndeki bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 6360 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki onay şartının kapatılan belediyenin kendisinin toplu iş sözleşmesi yapmasına ilişkin olduğunu, belediye şirketi olan davalı şirketin imzaladığı sözleşmenin onaya ihtiyaç duymadığını ve alacakların bu sözleşmeye göre değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Direnme kararı genişletilmiş gerekçeyle bozulmuş, bozmaya uyularak kurulan yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2021/906, K. 2022/414, T. 29.03.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi26.01.2022
Belediye şirketi işçisinin belediye toplu iş sözleşmesinden yararlanması
Belediye işyerinde belediye şirketi çalışanı olarak görev yapan işçi, belediyenin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fark alacaklarını istemiştir. Yargıtay, belediyenin kanuni görev ve hizmetlerini kurduğu şirkete gördürmesinin tek başına işçi teminine yönelik olmadığını; şirket sermayesinin belediyeye ait olması, işçilerin belediye işlerinde çalışması ve bazı talimatları belediye yetkililerinden almasının da muvazaa ölçütü sayılamayacağını değerlendirdi. Şirket ile belediye arasındaki ilişkiyi geçerli bularak toplu iş sözleşmesi farklarının reddi gerektiği sonucuyla alt derece kararlarını bozup ortadan kaldırdı.
Yargıtay 9. HD, E. 2021/12763, K. 2022/1148, T. 26.01.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi23.06.2021
Muvazaalı alt işveren ilişkisi olsa da toplu iş sözleşmesi üyelik şartı aranır
Kömür üretiminde taşeron yanında çalışan işçi, asıl işverenle alt işverenler arasındaki hizmet alımının muvazaalı olduğuna dayanarak kurumun toplu iş sözleşmesinden doğan ücret farklarını istemiştir. Yargıtay, muvazaa kanıtlanmış olsa bile işçinin toplu iş sözleşmesinden yararlanması için sendika üyeliğinin asıl işverene bildirilmesi veya dayanışma aidatı talep etmesi gerektiğini belirtti. Bu koşulların hangi tarihte gerçekleştiği araştırılmadan sözleşmeden doğan alacaklara hükmedilmesini hatalı bulup bölge adliye mahkemesi kararını bozarak ortadan kaldırdı.
Yargıtay 9. HD, E. 2021/6396, K. 2021/10706, T. 23.06.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi28.10.2020
Kadroya geçirilen işçinin ücret artışlarının hesaplanması
Kamu hastanesinde sürekli işçi kadrosuna geçirilen güvenlik görevlisi, önceki ücretinin asgari ücretin yüzde 36 fazlası üzerinden sürdürülmesi gerektiğini ileri sürerek ücret ve yan alacak farklarını istemiştir. Yargıtay, kadroya geçişte imzalanan iş sözleşmesinde bu oranın ücret olarak açıkça kararlaştırılmadığını; geçiş ücreti ile toplu iş sözleşmesindeki zamların esas alınması gerektiğini belirtti. Bakanlığın uygulamasını yerinde bularak fark alacaklarının reddi gerektiği gerekçesiyle kararı bozarak ortadan kaldırdı.
Yargıtay 9. HD, E. 2020/5661, K. 2020/14044, T. 28.10.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi28.10.2020
Kadroya geçirilen işçinin ücret artışlarının hesaplanması
Kamu hastanesinde sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçi, önceki asgari ücret oranına göre ücretinin korunması gerektiğini ileri sürerek ücret ve yan alacak farklarını istemiştir. Yargıtay, kadroya geçişte iş sözleşmesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının ödeneceğinin açıkça kararlaştırılmadığını; ücret ve diğer hakların geçiş tarihindeki esas ile Yüksek Hakem Kurulunun toplu iş sözleşmesi artışları üzerinden belirlendiğini kabul etti. Bakanlığın ücret uygulamasını yerinde bularak fark alacaklarının reddi gerektiği gerekçesiyle kararı bozarak ortadan kaldırdı.
Yargıtay 9. HD, E. 2020/5665, K. 2020/14048, T. 28.10.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi30.06.2020
İşe başlatmama tazminatında asıl işverenin birlikte sorumluluğu
Alt işveren işçisi olarak çalışırken askerlik nedeniyle ayrılan işçi, dönüşte başvurduğu hâlde işe alınmadığını ileri sürerek üç aylık ücret tutarında tazminat istemiş; ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesi, başvuru tarihinde alt işveren işçisi olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, asıl işverenin birlikte sorumluluğu için işçinin başvuru tarihinde hâlâ alt işverenin işçisi olmasının gerekmediğini, aranan koşulların yükümlülüğün o işyeriyle ilgili olması ve kanundan, iş sözleşmesinden ya da toplu iş sözleşmesinden doğması olduğunu kabul etmiştir. İşe alma yükümlülüğünün İş Kanunu'nun 31. maddesinden doğduğunu ve başvuru tarihinde asıl işveren ile alt işveren ilişkisinin sürdüğünü belirlemiştir. Diğer koşullar gerçekleştiği takdirde asıl işverenin bu tazminattan alt işverenle birlikte sorumlu tutulması gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2017/11884, K. 2020/8226, T. 30.06.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi18.02.2020
Üç aylık ücret talebinin gerekçesiz reddi
Askerlik dönüşü tekrar işe alınmayan işçinin İş Kanunu'nun 31/son maddesi uyarınca talep ettiği üç aylık ücret tutarındaki tazminat hakkında karar verilmesi gerekirken, bu talebin gerekçesi açıklanmadan reddedildiği belirtildi.
Yargıtay 9. HD, E. 2016/13749, K. 2020/2457, T. 18.02.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi24.10.2019
Usulden reddedilen davadan sonra zamanaşımı ek süresi
Belirsiz alacak davası olarak açılamadığı için hukuki yarar yokluğundan reddedilen davanın ardından, Türk Borçlar Kanunu’nun 158. maddesindeki 60 günlük ek sürede açılan yeni davada zamanaşımı ilk dava tarihi esas alınarak değerlendirilmelidir. İlk davada talep edilen miktar bakımından süre o tarihte, talep artırımındaki fazlalık bakımından ise artırım tarihinde kesilir. Toplu iş sözleşmesi fark ücretlerine işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz uygulanması gerekir; bu yönler gözetilmediğinden ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararları kaldırılarak bozulmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2019/7815, K. 2019/19996, T. 24.10.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi26.06.2019
Sağlık nedeniyle terhis, askı hâli ve işe başlatmama
Askerlik görevi için işyerinden ayrılan, sağlık durumu elverişli olmadığı için terhis edilen ve süresinde başvurduğu hâlde işe başlatılmayan işçinin işe iade talebi incelendi. Kararda, işverenin terhisten sonra yeniden işe başlatma talebini reddetmesinin işverenin feshi anlamına gelmediği belirtildi.
Yargıtay 9. HD, E. 2019/4917, K. 2019/14277, T. 26.06.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi22.04.2019
Yevmiye ve sosyal hakların toplu iş sözleşmesine uygun ödenmesi
İşçi, işyerinde geçerli toplu iş sözleşmesinin eksik ve hatalı uygulandığını ileri sürerek eksik ödenen alacağının tahsilini istemiş; uyuşmazlık, taban ücreti ve ücret zamlarına göre yevmiyelerin ve sosyal hakların toplu iş sözleşmesine uygun ödenip ödenmediğinde toplanmıştır. Mahkeme davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Yargıtay, işçinin askere gitmeden önce de aynı toplu iş sözleşmesinin yürürlük döneminde çalışmasının bulunduğunu belirterek eksik bordroların getirtilmesini, protokol hükümlerinin geçmişe etki etmeyecek biçimde imza tarihinden itibaren gözetilmesini ve askere gidilen tarihe kadar ile askerlik dönüşü ödenmesi gereken ücretlerin belirlenmesini gerekli görmüştür. Toplu iş sözleşmesini yalnız askerlik dönüşü işe başlanan tarihten itibaren uygulayan hesaba göre karar verilmesini hukuka aykırı bularak hükmü bozmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2016/11933, K. 2019/9364, T. 22.04.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi15.01.2019
Teftişte ikrar edilen usulsüzlükle haklı fesih, kasa açığı ve TİS'e göre fazla çalışma
Davacı işçi, iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanmadığını ileri sürerek işe iadesini, olmazsa kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ve resmi tatil ücretini istemiş; davalı işveren karşı davayla usulsüz sağlık harcamaları ve kasa açığından doğan alacağını talep etmiş, mahkeme her iki davayı da reddetmiştir. Yargıtay, işçinin teftişteki savunmasında usulsüz işlemlerini ikrar ettiğini, irade fesadı iddiasının kanıtlanmadığını ve husumetli tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini belirterek haklı fesih kabulünü isabetli bulmuştur. İşçinin kendi kasasındaki 50,00 TL açıktan sorumlu olduğunu, annesine ilişkin usulsüz ilaç harcamasını doğruladığını, bu yönler dikkate alınmadan karşı davadaki taleplerin reddini hatalı saymıştır. Fazla çalışma yönünden bilirkişi raporunda anılan kırk saatlik toplu iş sözleşmesi hükmü ve işçinin bundan yararlanıp yararlanmadığı araştırılmadan karar verilmesini de hatalı bularak kararı bozmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2016/4454, K. 2019/922, T. 15.01.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.01.2018
Toplu iş sözleşmesinden doğan ücret farklarının belirsizliği
İşçi, sendika üyeliği sonrasında geçmiş hizmetleri gözetilmeden yapılan derece ve kademe intibakına bağlı ücret, yıpranma primi, ilave tediye ve ikramiye farklarını talep etmiştir. Hukuk Genel Kurulu (HGK) çoğunluğu, hesap için işverendeki bordro ve kayıtların, toplu iş sözleşmesi artışlarının uygulanmasıyla birlikte incelenmesi gerektiğinden alacakların dava başında kesin belirlenemeyeceğini kabul etmiş ve belirsiz alacak davası olarak verilen direnme kararını uygun bulmuştur. Diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya özel daireye gönderilmiştir. Karşı oyda, işçinin toplu iş sözleşmesi ve bordrolardan alacağını belirleyebileceği savunulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2016/2177, K. 2018/29, T. 17.01.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.01.2018
Toplu iş sözleşmesinden doğan işçilik alacaklarında belirsizlik
Davacı, geçici işçilikteki hizmetinin derece ve kademe hesabına katılmasını ve toplu iş sözleşmesinden doğan fark alacaklarını belirsiz alacak davasıyla istemiş; mahkeme davayı kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, bordro ve işveren kayıtları olmadan ücret farkı, ikramiye, ilave tediye ve yıpranma primi farklarının hesaplanamayacağını, bu nedenle alacakların belirsiz olduğunu kabul ederek direnme kararını yerinde bulmuştur. Karşı görüş, işçinin bordro ve toplu iş sözleşmelerinden alacakları belirleyebileceğini savunmuştur. Diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya 22. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2016/2181, K. 2018/24, T. 17.01.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu03.05.2017
Toplu iş sözleşmesiyle kök ücret değişikliğinde yararlılık karşılaştırması
Davacı, sendikaya üye olduktan sonra toplu iş sözleşmesiyle günlük kök ücretinin düşürüldüğünü ileri sürerek ücret ve ücret eklerini talep etmiş; mahkeme alacakları kısmen kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, iş sözleşmesi ile toplu iş sözleşmesindeki ücret ve ücret eklerinin grup hâlinde karşılaştırılması gerektiğini ve toplam ücret menfaatlerinin davacı lehine artmış olduğunu belirterek fark alacak talebini kabul etmemiş, direnme kararını bozmuştur. Karşı görüş, toplu iş sözleşmesiyle kök ücretin işçi aleyhine düşürülemeyeceğini savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/887, K. 2017/885, T. 03.05.2017Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu25.01.2017
Toplu iş sözleşmesini değiştiren protokolün geçerliliği ve usuli kazanılmış hak
İşçi, toplu iş sözleşmesinden doğan ücret ve ikramiye farkları ile kıdem tazminatını istemiş, ilk derece mahkemesi talepleri kısmen kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, toplu iş sözleşmesinin tarafı olmayan işveren ile sendika arasında yapılan ücret artışı protokolünü geçersiz sayan önceki bozma kararına uyulmasıyla davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğunu, istisna bulunmadığından direnmenin mümkün olmadığını belirterek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2015/463, K. 2017/137, T. 25.01.2017Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu22.06.2016
İşçilik alacaklarında belirsiz alacak davasının koşulları
İşçi, toplu iş sözleşmesinden doğan ücret, ikramiye ve sosyal hak farklarını belirsiz alacak davasıyla istemiş; mahkeme talepleri kabul etmiştir. Özel Daire, davacının bilinen ücret ve toplu iş sözleşmesindeki oranlarla alacakları hesaplayabileceği gerekçesiyle davayı hukuki yarar yokluğundan reddetmek gerektiğini belirtmiştir. Hukuk Genel Kurulu direnme gerekçesini yerinde bulmuş ve esas temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyayı 22. Hukuk Dairesine göndermiştir. Karşı oyda alacakların basit hesapla belirlenebileceği ve davanın usulden reddi gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2016/874, K. 2016/824, T. 22.06.2016Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu30.09.2015
Alt işverenlikte muvazaa ve toplu iş sözleşmesinden yararlanma
Davacı, Seyitömer Termik Santrali’nde alt işveren işçisi gösterilmesinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) işçisi sayılmasını ve toplu iş sözleşmesi alacaklarını istemiş; yerel mahkeme davayı kabul etmiş, Hukuk Genel Kurulu önüne direnme kararı gelmiştir. Kurul çoğunluğu, elektrik üretimi işlerinin alt işverene verilebilmesine ilişkin düzenlemenin bulunmasının somut sözleşmelerdeki muvazaayı ortadan kaldırmadığını; işverenin kendi muvazaasına dayanarak işçiyi toplu iş sözleşmesinden yoksun bırakamayacağını kabul ederek direnmenin uygun olduğuna karar vermiştir. Kalan temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya 22. Hukuk Dairesine gönderilmiştir. Karşı oy: Alt işverenlik ilişkisinin 4628 sayılı Kanun uyarınca geçerli olduğu ve muvazaa bulunmadığı görüşüyle direnmenin bozulması gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2015/1895, K. 2015/1779, T. 30.09.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul
Devamı (4 karar)
- Yargıtay HGK, E. 2015/1156, K. 2015/1598, T. 17.06.2015 — İşçilik alacaklarında belirsiz alacak davası koşulları
- Yargıtay 22. HD, E. 2011/16833, K. 2012/9769, T. 14.05.2012 — Toplu iş sözleşmesinin getirtilmesi için geri çevirme
- Yargıtay 22. HD, E. 2011/16668, K. 2012/8921, T. 07.05.2012 — Toplu iş sözleşmesine dayalı askerlik dönüşü işe iade ve vizeli geçici işçilik
- Yargıtay HGK, E. 2009/438, K. 2009/500, T. 11.11.2009 — Toplu iş sözleşmesindeki işe giriş ücretine göre ücret artışı