ticaret hukuku
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
12 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi20.10.2025
Ticaret siciline tescil ve ilan talebi
Davacı, davalı şirket ortağının ortaklıktan çıkmasına ilişkin kararın ticaret siciline tescil ve ilanını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiştir. Yargıtay, yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğunu kabul etmiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. HD, E. 2025/1341, K. 2025/6370, T. 20.10.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi14.03.2022
Tescilli markanın benzerinin kullanılmasında marka tecavüzü ve ayrıca haksız rekabet
Davacılar, davalının "BUSTESİN" ibareli ilaç ürünlerinin tescilli "UBISTESIN" markalarına tecavüz ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 55. maddesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, men ve önlenmesini istemiştir. İlk derece mahkemesi marka hakkına tecavüzün tespitine karar verip haksız rekabet talebini reddetmiş; bölge adliye mahkemesi davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet olduğunu kabul ederek davanın tamamen kabulüne hükmetmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, mülga 6762 sayılı TTK'nın 57. maddesinde yer alan marka kavramına 6102 sayılı TTK'nın 55. maddesinde bilinçli olarak yer verilmediğini ve markaların kendi özel yasasıyla korunduğunu belirterek, tescilli markanın benzerinin tescil kapsamındaki ilaçta kullanılmasının ayrıca haksız rekabet sayılmasının yerinde olmadığını kabul etmiştir. Davalının sair temyiz itirazları reddedilmiş, bölge adliye mahkemesi kararı bu yönden davalı yararına bozulmuştur.
Yargıtay 11. HD, E. 2019/5189, K. 2022/1852, T. 14.03.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.02.2013
İş sözleşmesi sonrası rekabet yasağında görevli mahkeme
İşveren, işten ayrılan işçinin rekabet yasağı taahhüdünü ihlal ettiği iddiasıyla cezai şart istemiştir. Hukuk Genel Kurulu, taahhüdün iş sözleşmesi sona erdikten sonraki döneme ilişkin olduğunu ve uyuşmazlığın Borçlar Kanunu'ndaki rekabet yasağı hükümlerine dayandığını değerlendirmiştir. Bu tür uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu uyarınca mutlak ticari dava olduğu ve ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği sonucuyla asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu kabul eden direnme kararını onamıştır. Azınlık görüş, uyuşmazlığın iş mahkemesinde görülmesi gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2012/854, K. 2013/292, T. 27.02.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu14.03.2012
İflas edip sicilden silinen şirketin şikâyet ehliyeti
Bir şirket, icra mahkemesinin hükmettiği icra inkâr tazminatının kesinleşmeden takibe konulamayacağını ileri sürerek takibin iptalini istemiştir. Yargılama sürerken iflas tasfiyesi kapanıp şirket ticaret sicilinden silindiğinden Hukuk Genel Kurulu, tüzel kişilik ve dava ehliyetinin sicilden silinmeyle sona erdiğini; şikâyetin artık aktif başvuru ehliyeti yokluğundan reddedilmesi gerektiğini belirterek kabul kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2011/850, K. 2012/147, T. 14.03.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu29.02.2012
İş sonrası rekabet yasağı davasında görevli mahkeme
Hukuk Genel Kurulu (HGK), iş sözleşmesi sona erdikten sonra ihlal edildiği ileri sürülen rekabet yasağından doğan cezai şart talebinin Borçlar Kanunu’nun 348. maddesi kapsamında olduğunu belirtti. Bu tür davalar mutlak ticari dava olduğundan görevli mahkeme ticaret mahkemesidir; iş mahkemesini görevli sayan direnme kararı bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2011/781, K. 2012/109, T. 29.02.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu05.10.2011
Şirket kaşesi altındaki ikinci bonoda imza ve aval
Hukuk Genel Kurulu (HGK), şirket adına imza yetkisi bulunan temsilcinin bononun ön yüzüne şirket kaşesi üzerine attığı iki imzanın da şirketi temsil ettiğini, ikinci imzanın kişisel aval oluşturmadığını kabul etti. Bu nedenle temsilci şahsen sorumlu tutulamayacağından takibin iptaline ilişkin direnme kararı onandı.
Yargıtay HGK, E. 2011/480, K. 2011/598, T. 05.10.2011Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu25.05.2011
Dava ön şartı yokluğunda vekâlet ücretinin belirlenmesi
Araç kredisi kullanan müşterilerin borçlarını ödememesi üzerine banka, bayinin fatura tutarlarını yüksek gösterdiği iddiasıyla tazminat istemiştir. Yerel mahkeme, kredi borçlularına karşı takipler sonuçlanmadığı için davayı erken açılmış sayarak reddetmiş ve dava şartı yokluğuna dayalı ret için tarifedeki maktu sınırı aşmayan vekâlet ücretine hükmetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, dava ön şartı yokluğunda vekâlet ücretinin nispi hesaplanabileceğini ancak maktu ücreti aşamayacağını belirterek direnme kararını onamıştır.
Yargıtay HGK, E. 2011/186, K. 2011/352, T. 25.05.2011Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 19. Hukuk Dairesi26.01.2010
İflasın ertelenmesinin itirazın iptali davasına etkisi
Ticari satış faturalarından doğan alacak için açılan itirazın iptali davası, davalı şirket hakkında iflasın ertelenmesi kararı bulunduğu ve takibin sürdürülemeyeceği gerekçesiyle reddedilmiştir. Yargıtay, iflasın ertelenmesinin dava açılmasını veya davanın görülmesini engellemediğini, ancak erteleme süresince ilamlı takibin yapılamayacağını belirtmiştir. Davanın esasının incelenmesi gerekirken reddedilmesi nedeniyle hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 19. HD, E. 2009/2694, K. 2010/552, T. 26.01.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu04.11.2009
Müteselsil sorumluların dava arkadaşlığı ve temyizde hukuki yararı
Kooperatif, eski yöneticilerinden uğradığı zararın tazminini istemiş; bazı davalılar yönünden davayı reddeden ilk derece kararı temyiz edilmemiştir. Hukuk Genel Kurulu, müteselsil sorumlular arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunsa da, bir davalının alacaklıyı tatmin etmesi hâlinde açabileceği rücu davasında sorumluluk davasındaki tespitlerin güçlü delil olabileceğini belirtmiştir. Bu nedenle diğer davalıların ret kararını temyizde hukuki yararı bulunduğunu, kesinleşmiş ret hükmüne rağmen sorumluluk derecesinin icrai hüküm kurmadan araştırılmasının usuli kazanılmış hakkı ihlal etmeyeceğini kabul ederek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy, ayrı davalıların sorumluluğunun bu dosyada yeniden incelenmesine gerek olmadığını savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2009/428, K. 2009/483, T. 04.11.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu10.06.2009
Anonim şirket taşınmaz satışında ana sözleşmedeki genel kurul onayı
Şirket taşınmazlarının ana sözleşmede öngörülen genel kurul onayı alınmadan satıldığı iddiasıyla tapu iptali ve tescil istenmiş; yerel mahkeme satışın iptal edilemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ana sözleşmede taşınmaz satışını sermayenin üçte iki çoğunluğuyla alınacak karara bağlayan hüküm bulunduğunu ve davalı alıcının bu sınırlamayı bilmeyen iyi niyetli üçüncü kişi sayılamayacağını belirtmiştir. Ancak satışların 2004 genel kurulunda gündeme alınıp alınmadığı ve yönetimin bu satışlar bakımından ibra edilip edilmediği araştırılmalıydı; direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2009/173, K. 2009/247, T. 10.06.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu07.06.2006
Faturaya dayalı alacağın likitliği ve icra inkâr tazminatı
Tacir olan alıcı, asfalt alımındaki miktar, maliyet ve piyasa fiyatlarını bilmesi veya bilmesinin beklenmesi nedeniyle faturadaki borç tutarını kendisi belirleyebilir. Bu nedenle alacak likittir ve borca itiraz eden alıcı icra inkâr tazminatından sorumludur. Tazminat isteminin reddinde direnen karar bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2006/295, K. 2006/341, T. 07.06.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu19.04.2006
Denizcilik ihtisas mahkemesinin kuruluşundan önce açılan davalar
Yabancı ülkelerde gemilerin alıkonulması ve satılması nedeniyle açılan tazminat davaları, İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi faaliyete geçmeden önce Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Hukuk Genel Kurulu, 5136 sayılı Kanun’un derdest davaların yeni ihtisas mahkemesine devrini öngörmediğini ve uyuşmazlığın doğduğu sırada görevli mahkemenin davaya devam etmesi gerektiğini kabul etmiştir. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğuna dair direnme uygun bulunmuş; esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya 11. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2006/58, K. 2006/228, T. 19.04.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul