tesadüfi delil
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
6 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 5. Ceza Dairesi24.01.2024
İhaleye fesat dinlemesinde tesadüfen elde edilen rüşvet kayıtlarının delil değeri
İhaleye fesat karıştırma soruşturmasında yapılan iletişim dinlemesinde elde edilen kayıtlara dayanılarak üniversitede görevli kamu görevlisi sanıklar rüşvet alma, firma sahibi ve çalışanı sanıklar rüşvet verme suçlarından bozma üzerine yapılan yargılamada mahkûm edilmiştir. Yargıtay, tesadüfi delilin hukuka uygun sayılması için CMK'nın 138/2. maddesi uyarınca derhâl Cumhuriyet savcılığına bildirilmesi gerektiğini, bildirim yapılıp yapılmadığı, şekli ve zamanı araştırılmadan, bildirilmemişse ve rüşvet suçundan ayrı tedbir kararı yoksa kayıtların rüşvet suçunda delil olarak kullanılamayacağı gözetilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur. Kabule göre de fiillerin sübutu hâlinde kamu görevlileri yönünden TCK'nın 257/3. maddesindeki görevi kötüye kullanma, diğer sanıklar yönünden bu suça iştirak oluşacağını ve katılan Hazine lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Hükümler bozulmuştur.
Yargıtay 5. CD, E. 2022/4863, K. 2024/737, T. 24.01.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 9. Ceza Dairesi17.02.2022
Katalog dışı suça ilişkin tesadüfi iletişim kayıtlarının yasak delil sayılması
Ağır ceza mahkemesi sanıklardan birini çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan beraat ettirmiş, diğerini aralarında evlenme yasağı bulunan reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkûm etmiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, şikâyetçi olmayan mağdurenin vekilinin ve temyiz sebebi göstermeyen sanık müdafiinin temyiz istemlerini reddetmiş, anonimleştirilmiş metinde sanığı belirsiz kalan bir hükme yönelik temyizleri esastan reddederek onamıştır. Mahkûmiyet hükmü yönünden, kasten öldürme suçu için yürütülen iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen kayıtların, CMK 135/8'de sayılmayan TCK 104/2 suçu için CMK 138/2 kapsamında değerlendirilemeyeceğini, bu tutanakların ve onlara dayanılarak alınan sanık ve mağdure beyanlarının yasak delil olduğunu, sanığın beraati gerektiğini kabul ederek hükmü bozmuş ve tutuklu sanığın tahliyesine karar vermiştir. Karşı oy: iki üyeye göre yasak delil soruşturma için ihbar niteliği taşıyabilir ve hukuka uygun diğer delillerle sanığın mahkûmiyeti gerekir.
Yargıtay 9. CD, E. 2021/24461, K. 2022/1375, T. 17.02.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 5. Ceza Dairesi10.11.2021
İhaleye fesat karıştırmada başka soruşturmadaki dinleme kayıtlarının delil değeri
İhaleye fesat karıştırma suçundan bir kısım sanıklar hakkında beraat, diğerleri hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmuş ve hükümler temyiz edilmiştir. Yargıtay, bozmaya uyularak kurulan beraat hükümlerini usul ve kanuna uygun bularak onamıştır. Mahkûmiyet hükümleri yönünden, başka ildeki ihalelere ilişkin soruşturmada verilen iletişimin denetlenmesi kararlarıyla elde edilen ve durum derhâl Cumhuriyet Savcılığına bildirilmeyen görüşmelerin, inceleme konusu ihaleler ve bu sanıklar hakkında bir karar da bulunmadığından CMK'nın 138/2. maddesi karşısında delil olarak kullanılamayacağını kabul etmiştir. Kabule göre de ihaleye katılmayan sanıkların özgü suç niteliğindeki TCK 235/2-d suçuna TCK 40/2 uyarınca yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulmaları gerektiği, zincirleme suç yönünden araştırma yapılmadığı ve katılan Hazine lehine vekâlet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle mahkûmiyet hükümleri bozulmuştur.
Yargıtay 5. CD, E. 2021/5630, K. 2021/5494, T. 10.11.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 6. Ceza Dairesi11.10.2021
Katalog dışı hırsızlık suçunda tesadüfen elde edilen dinleme kayıtlarının kullanılamaması
Sanık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan hakkında uygulanan iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen kayıtlara dayanılarak nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkûm edilmiştir. Yargıtay, tesadüfen elde edilen delillerin ancak CMK'nın 135/8. maddesindeki katalog suçlara ilişkin olması hâlinde kullanılabileceğini, suç tarihi itibarıyla hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının katalogda bulunmadığından bu kayıtların CMK'nın 138/2. maddesi gereğince delil olarak kullanılamayacağını kabul etmiştir. Sanığın savunmasının aksine başkaca delil bulunmadığı gözetilmeden mahkûmiyet hükmü kurulması isabetsiz bulunarak hüküm tebliğnameye aykırı olarak bozulmuştur.
Yargıtay 6. CD, E. 2021/1321, K. 2021/15325, T. 11.10.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 7. Ceza Dairesi09.02.2021
Katalog dışı kaçakçılık suçunda dinleme kayıtlarının tesadüfi delil sayılamaması
Sanıklar, ele geçirilen gümrük kaçağı sigaralar nedeniyle 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırılıktan Asliye Ceza Mahkemesince mahkûm edilmiş; hüküm Cumhuriyet savcısı, sanıklar ve Gümrük İdaresi vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin temyiz isteğini reddetmiştir. Dinleme kararlarının 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu için alındığını, sanıklara ilişkin görüşmelerin ancak tesadüfen elde edilen delil olarak değerlendirilebileceğini, ancak sanıkların mahkûm edildiği suç 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesinin altıncı fıkrasındaki katalog suçlar arasında bulunmadığından bu kayıtların delil olarak kabul edilemeyeceğini ve mahkûmiyete yeterli başka kesin delil bulunmadığından sanıkların beraati gerektiğini kabul ederek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 7. CD, E. 2018/3402, K. 2021/1719, T. 09.02.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 5. Ceza Dairesi20.02.2020
Katalog dışı suçta tesadüfi iletişim tespiti delilinin kullanılamaması ve lehe yasa
Yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçundan verilen mahkûmiyet hükümleri temyiz edilmiştir. Yargıtay, örgüt kurma ve rüşvet suçlarından CMK 135 uyarınca alınan kararlar kapsamında tesadüfen elde edilen telefon görüşmelerinin, isnat edilen suç CMK'nın 135/8. fıkrasında sayılan katalog suçlardan olmadığından 138/2. fıkra gereğince delil olarak kullanılamayacağını, bu tutanaklara dayanılarak alınan ikrarın da suçun sübutunda delil olarak değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir. Kabule göre, 6352 sayılı Yasa ile TCK'nın 255. maddesinde yapılan değişiklik karşısında lehe yasa karşılaştırması yapılmamasını, bir sanık yönünden TCK 53/5 uygulanmamasını, değişiklik öncesi mağdur konumundaki sanığın mahkûmiyetini ve hükümden sonra öldüğü anlaşılan sanık hakkında TCK 64 ve CMK 223/8 uyarınca karar verilmesi gereğini de bozma nedeni saymıştır. Hükümler bozulmuştur.
Yargıtay 5. CD, E. 2017/6873, K. 2020/7184, T. 20.02.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi