tesadüfen elde edilen delil
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
13 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 5. Ceza Dairesi09.10.2025
Katalog suç olmayan yağma için iletişim tespitinin yasak delil olması ve zamanaşımı
Ağır ceza mahkemesi sanıklar hakkında tefecilik, tehdit ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından mahkûmiyet, bir sanık hakkında tefecilik suçundan beraat kararı vermiştir. Yargıtay, tefecilik ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından kurulan hükümleri bozmuş, iki sanığın ölümü, diğer sanıklar yönünden ise 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımının dolması nedeniyle kamu davalarının düşmesine ve tabanca ile fişeklerin müsaderesine karar vermiştir. Tehdit suçundan kurulan hükümler yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 150. maddesinin ancak mağdurun borçlu, failin alacaklı olduğu bir hukuki ilişkide uygulanabileceğini, görüşmelerin yapıldığı tarihte yağma suçu 5271 sayılı Kanun'un 135. maddesindeki katalog suçlar arasında yer almadığından iletişimin tespiti kayıtlarının yasal delil sayılamayacağını, bu kayıtlar dışlanarak aşkın tahsilat yapılıp yapılmadığına göre eylemlerin yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Kabule göre de tehdit suçunda uzlaştırma yapılmaması ve 53/1. madde yönünden Anayasa Mahkemesi iptal kararının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunarak bu hükümler de bozulmuştur.
Yargıtay 5. CD, E. 2021/5743, K. 2025/10589, T. 09.10.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi30.09.2025
Katalog dışı suçlarda tesadüfen elde edilen iletişim kayıtlarının delil değeri
Sanıklar hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından bozma üzerine yeniden mahkûmiyet kararları verilmiştir. Yargıtay, başka bir soruşturmada yapılan iletişim denetimiyle elde edilen ve aslı ya da onaylı örneği dosyaya alınmayan görüşmelerin, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçları 5271 sayılı Kanun'un 135/8. maddesindeki katalogda bulunmadığından 138/2. madde gereği delil olarak kullanılamayacağını, başka somut delil de bulunmadığını belirterek yetersiz gerekçeyle mahkûmiyet kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur. Kabule göre de ek savunma hakkı tanınmamasını, suç saatinin tespit edilemediği hâlde şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı olarak gece vakti hükmünün uygulanmasını ve bozma öncesi kararla oluşan kazanılmış hakkın gözetilmemesini bozma nedeni saymıştır. Hükümler Tebliğname'ye aykırı olarak bozulmuştur.
Yargıtay 2. CD, E. 2025/10073, K. 2025/16798, T. 30.09.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 7. Ceza Dairesi03.06.2025
Kaçak sigara davasında katalog dışı suç için iletişim tespiti delili ve zamanaşımı
Sanıklar hakkında kaçak sigara nedeniyle beraat, ret ve mahkûmiyet hükümleri kurulmuş, hükümler katılan idare ve sanıklarca temyiz edilmiştir. Yargıtay, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin katılma ve temyiz yetkisi bulunmadığından temyiz isteğini reddetmiş, ret kararını onamıştır. Bir sanık yönünden 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun iletişimin denetlenmesi katalogunda bulunmadığını, dinleme tutanaklarının tesadüfen elde edilen delil olarak da kullanılamayacağını belirtmiş, ancak olağanüstü zamanaşımı dolduğundan hükmü bozarak kamu davasını düşürmüştür. Diğer sanıkların mahkûmiyetlerini ise suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun yerine 4733 sayılı Kanun'un uygulanması, lehe kanun ve etkin pişmanlık değerlendirmesi, zincirleme suç, vekâlet ücreti ve müsadere yönlerinden bozmuştur.
Yargıtay 7. CD, E. 2021/2839, K. 2025/8635, T. 03.06.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 7. Ceza Dairesi27.11.2024
Kaçak sigara suçunda katalog dışı suç için iletişim tespiti tutanaklarının delil olamaması
Sanık, başka sanıklar hakkındaki iletişim tespit tutanaklarına göre yolcu otobüsünde ele geçen kaçak sigaraları sipariş ettiği kabul edilerek 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûm edilmiştir. Yargıtay, 5271 sayılı Kanun'un 135. maddesine göre iletişimin dinlenmesi ve kayda alınmasının yalnız maddede sayılan katalog suçlar için mümkün olduğunu, 4733 sayılı Kanun'un 8. maddesine aykırılık suçunun katalogda bulunmadığını ve tapelerin 138. madde kapsamında tesadüfen elde edilen delil olarak da kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Suçu kabul etmeyen sanık hakkında başka kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraat yerine mahkûmiyet kararı verilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Hüküm Tebliğname'ye uygun olarak bozulmuştur.
Yargıtay 7. CD, E. 2022/3871, K. 2024/10593, T. 27.11.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 5. Ceza Dairesi11.10.2023
Katalog dışı suçta tesadüfen elde edilen iletişim tespitinin delil olamaması
Yüklenici şirket ortakları ve çalışanı olan sanıklar, ihale konusu kalorifer yakıtını standart dışı teslim ederek edimin ifasına fesat karıştırmakla yargılanmış; mahkeme iki sanığın mahkûmiyetine, diğerlerinin beraatine karar vermiştir. Yargıtay, iletişimin denetlenmesi kararlarının kaçakçılık suçuna ilişkin olduğunu, edimin ifasına fesat karıştırma suçu 5271 sayılı Kanun'un 135. maddesindeki katalog suçlardan olmadığından tesadüfen elde edilen tespit tutanaklarının 138. madde gereğince bu suç yönünden delil olamayacağını kabul etmiştir. Müdafiin mazeret dilekçesi reddedilerek savunma hakkının kısıtlanmasını, numune ve yakıt niteliği konusunda bilirkişi raporu alınmadan hüküm kurulmasını, şoför olarak çalışan sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesi kapsamında yardım etme sayılması gerekirken fail olarak cezalandırılmasını ve 4735 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereği yasaklama kararı verilmemesini de hukuka aykırı bularak hükümleri bozmuştur. Karşı oy: Doğrudan temin usulüyle yapılan işlerde edimin ifasına fesat karıştırma suçunun oluşmayacağı gerekçesiyle bozulması gerektiği görüşüyle bozmaya değişik gerekçeyle katılınmıştır.
Yargıtay 5. CD, E. 2020/6840, K. 2023/9774, T. 11.10.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 7. Ceza Dairesi09.06.2022
Katalog dışı kaçakçılık suçunda iletişimin tespiti kayıtlarının delil olamaması
Kaçak sigara ele geçirilen olaylarda Asliye Ceza Mahkemesi bir kısım sanıkları iletişimin tespiti tutanaklarına dayanarak 4733 sayılı Kanun'a muhalefetten mahkûm etmiştir. Yargıtay, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin temyiz taleplerini reddetmiş; dinleme kararlarının kaçakçılık soruşturmasında alındığını, sanıklara atılı 4733 sayılı Kanun'un 8/4 maddesine aykırılık suçunun 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesinin altıncı fıkrasındaki katalog suçlar arasında bulunmadığını, kayıtların tesadüfen elde edilen delil olarak da kabul edilemeyeceğini ve başka kesin delil bulunmadığından bu sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Diğer sanık yönünden ise 5607 sayılı Kanun'da 7242 sayılı Kanun'la yapılan lehe değişikliklerin değerlendirilmemesi, TCK 53 üncü maddesine ilişkin iptal kararının gözetilmemesi ve Gümrük İdaresinin katılan olarak kabul edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Sanıklar hakkındaki mahkûmiyet hükümleri bozulmuştur.
Yargıtay 7. CD, E. 2021/1169, K. 2022/11067, T. 09.06.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi27.09.2021
Katalog dışı sahtecilik ve dolandırıcılıkta başka soruşturmadaki dinleme kayıtları
Sanıklar, ilçe dışında meydana gelen trafik kazasının görev bölgesinde olmuş gibi gösterilmesi için sahte kaza tutanağı düzenletip sigortadan kasko bedeli almakla suçlanmış ve Ağır Ceza Mahkemesince mahkûm edilmiştir. Yargıtay, mahkûmiyetin başka bir soruşturmada 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesine göre yapılan dinleme kayıtlarına dayandırıldığını, kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği ve sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılık suçlarının katalog suçlardan olmadığından kayıtların tesadüfen elde edilen delil sayılamayacağını ve yasal delil niteliği taşımadığını kabul etmiştir. Suça konu belgelerin ele geçirildiği aramaya dayanak karar veya yazılı emrin araştırılarak aramanın usule uygunluğu belirlenmeden ve dinleme kayıtları dışındaki deliller değerlendirilmeden hüküm kurulması eksik araştırma sayılmış, hükümler bozulmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2021/2140, K. 2021/7298, T. 27.09.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi19.02.2020
Katalog dışı suçta tesadüfen elde edilen iletişim kaydının delil olamaması
Polis memuru sanık, hakkında iletişimin denetlenmesi kararı bulunan tanığı telefonla arayıp dinlendiğini bildirdiği iddiasıyla gizliliğin ihlali suçundan mahkûm edilmiş, hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, sanık hakkında iletişimin denetlenmesi kararı bulunmadığını ve isnat edilen gizliliğin ihlali ile görevi kötüye kullanma suçlarının CMK'nın 135/8. maddesindeki katalog suçlardan olmadığını, bu nedenle CMK'nın 138/2. maddesi karşısında tanık hakkındaki iletişim tespit tutanaklarının delil olarak kullanılamayacağını, hukuka aykırı delil dışlandığında mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Kabul ve uygulamaya göre de TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca lehe kanunun somut olarak belirlenmemesi, 4483 sayılı Kanun'a göre soruşturma izni yönünden değerlendirme yapılmaması ve önceki hükümdeki cezanın CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak oluşturduğunun gözetilmemesi bozma nedeni sayılmıştır. Hüküm CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozulmuştur.
Yargıtay 12. CD, E. 2018/4825, K. 2020/1777, T. 19.02.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 15. Ceza Dairesi26.12.2019
Katalog dışı suçlarda dinleme kayıtlarının delil dışı bırakılması ve zamanaşımıyla düşme
Ağır ceza mahkemesi, SGK'da görevli sanıklar ile aracı sanıklar hakkında örgüt, nitelikli dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarından beraat kararı vermiş, hükümler katılan kurum vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay, örgüt suçlarından beraat edilmesi ve nitelikli dolandırıcılık ile görevi kötüye kullanmanın suç tarihinde CMK 135. maddedeki katalog suçlar arasında yer almaması nedeniyle iletişimin dinlenmesi kayıtlarını CMK 138/2 ve 206/2-a uyarınca delil dışı bırakmıştır. Örgüt suçlarında kurumun doğrudan zarar görmediği gerekçesiyle katılan vekilinin temyiz istemini reddetmiş, nitelikli dolandırıcılıktan verilen beraat hükümlerini onamıştır. Görevi kötüye kullanma yönünden 8 yıllık dava zamanaşımı dolduğundan hükümleri bozmuş ve kamu davasının CMK 223/8 uyarınca düşmesine karar vermiştir.
Yargıtay 15. CD, E. 2017/26444, K. 2019/15700, T. 26.12.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 4. Ceza Dairesi09.10.2019
Örgüt suçu için alınan dinleme kayıtlarının katalog dışı suçlarda kullanılması
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle alınan iletişimin dinlenmesi kararları sırasında elde edilen konuşmalara dayanılarak sanıklar tehdit, 6136 sayılı Yasaya muhalefet ve suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlarından mahkûm edilmiştir. Daire, suç tarihi itibarıyla bu suçların CMK'nın 135. maddesinde sayılan katalog suçlar arasında bulunmadığını, dinleme kayıtlarının aynı Kanunun 138/2. maddesi gereğince bu suçlar yönünden delil olarak kullanılamayacağını belirtmiştir. Kayıt içeriklerinde de cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığını, diğer deliller değerlendirildiğinde savunmaların aksine şüpheden uzak, kesin ve somut delil olmadığını gözetmeden mahkûmiyet kurulmasını kanuna aykırı bularak hükümlerin tamamını bozmuştur.
Yargıtay 4. CD, E. 2015/14642, K. 2019/15560, T. 09.10.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 17. Ceza Dairesi16.07.2018
Katalog dışı nitelikli hırsızlıkta iletişim tespitine dayalı ikrarın delil olamaması
Sanıklar hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme ve suç eşyasının satın alınması suçlarından mahkûm edilmiş, hükümler temyiz edilmiştir. Yargıtay, sanıklardan biri hakkındaki hırsızlık ve mala zarar verme hükümlerini tekerrüre esas ilamın yanlış seçilmesini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapmadan onamıştır. Diğer sanıklar yönünden, CMK'nın 135. maddesinde sayılan başka bir suç nedeniyle yapılan iletişim tespiti sırasında elde edilen ve suç tarihinde katalog suçlardan olmayan nitelikli hırsızlığa ilişkin tespit tutanaklarına dayanılarak alınan ikrar ve sair delillerin 138/2. madde karşısında hukuka uygun yöntemlerle elde edilmediğini, örgüt suçundan da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini gözeterek sanıkların beraati gerektiğini kabul etmiştir. Kabule göre de TCK'nın 119/1-c ve 58. maddelerinin uygulanmasındaki hatalar ile TCK'nın 53. maddesine ilişkin iptal kararı nedeniyle bu sanıklar hakkındaki hükümler bozulmuştur.
Yargıtay 17. CD, E. 2016/5434, K. 2018/10198, T. 16.07.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi30.05.2018
Tesadüfen elde edilen iletişim kaydının katalog dışı veri suçunda delil olamaması
Asliye ceza mahkemesi, trafikte kendisini sıkıştırdığını iddia ettiği mağdurun araç plakasını polis memuru olan tanığa sorgulatıp kimlik bilgilerini temin eden sanığı verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkûm etmiştir. Yargıtay, ihaleye fesat karıştırma suçu nedeniyle alınan iletişimin denetlenmesi kararı sırasında tesadüfen elde edilen görüşmelerin, sanığa isnat edilen suç CMK 135/8. maddedeki katalog suçlardan olmadığından CMK 138/2 uyarınca delil olarak kullanılamayacağını, bu tutanaklara dayanılarak alınan ikrarın da hukuka uygun yöntemle elde edilmediğini kabul etmiştir. Mahkûmiyete yeter kesin delil bulunmadığından CMK 223/2-e uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtmiş, kabule göre de TCK 137/1-a artırımının ve TCK 53 uygulamasının hatalı olduğunu saptamıştır. Hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 12. CD, E. 2018/636, K. 2018/6140, T. 30.05.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 5. Ceza Dairesi10.01.2018
Başkası hakkındaki teknik araçlarla izlemede tesadüfen elde edilen rüşvet görüntüleri
Rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından sanıklar hakkında verilen beraat hükümleri katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, CMK'nın 138. maddesindeki tesadüfen elde edilen delillere ilişkin düzenlemenin yalnız telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesine özgü olduğunu, 140. madde uyarınca yapılan teknik araçlarla izleme için benzer bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle başka bir kişi ve olay hakkında verilen izleme kararı sırasında tesadüfen elde edilen görüntülerin sanıklar aleyhine delil olarak kullanılamayacağını kabul etmiştir. Sanıklardan birinin ikrar niteliğindeki beyanının bu görüntülere dayandığından hükme esas alınamayacağını, ikrarın tek başına mahkûmiyete yetmeyeceğini, diğer sanığın suçlamayı istikrarlı biçimde inkâr ettiğini belirtmiş; tutuklu kalan sanığın CMK'nın 141/2. maddesi uyarınca tazminat hakkının gösterilmemesini mahallinde giderilebilir sayarak tebliğnamedeki bozma görüşüne katılmamış ve beraat hükümlerini onamıştır.
Yargıtay 5. CD, E. 2014/10080, K. 2018/91, T. 10.01.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi