temyiz edilebilirlik
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
8 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Ceza Genel Kurulu08.11.2022
Beraat kararına karşı istinafın esastan reddinde temyiz edilebilirlik sınırı
Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) nedeniyle nitelikli dolandırıcılık ve diğer suçlardan beraat eden sanık yönünden, istinaf başvurularının esastan reddi kararının temyize açık olup olmadığı tartışılmıştır. Ceza Genel Kurulu çoğunluğu, temyiz sınırını belirlerken Türk Ceza Kanunu (TCK) 158/3 ve zincirleme suç hükümlerinin dikkate alınması gerekip gerekmediğine dair itirazları kabul etti; ancak örgüt üyeliğinden beraat kesinleştiği için bu dosyada TCK 158/3'ün uygulanma olanağı kalmadığını ve dolandırıcılık beraatinin istinaf sonrası kararının temyize kapalı olduğunu kabul ederek bu yöndeki itirazı reddetti. Beş üye, 158/3'ün temyiz sınırına dahil edilmesi gerektiği görüşüyle karşı oy kullandı.
Yargıtay CGK, E. 2022/436, K. 2022/705, T. 08.11.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.05.2021
İstinafın delil eksikliği nedeniyle gönderme kararının kesinliği
Kat malikleri ortak gider alacağı için başlatılan takibe itirazın iptali davasında, bölge adliye mahkemesi eksik belgeler ve toplanmayan deliller bulunduğu gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırıp dosyayı geri göndermişti. Hukuk Genel Kurulu (HGK), Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 353/1-a-6 kapsamındaki gönderme kararlarının ancak esasla ilgili delillerin hiç toplanmaması veya hiç değerlendirilmemesi durumunda verilebileceğini; bazı deliller toplanmış fakat inceleme yetersiz kalmışsa istinaf mahkemesinin tahkikatı kendisinin tamamlaması gerektiğini açıkladı. Bununla birlikte bu bent uyarınca verilen gönderme kararı kesin olduğundan temyiz edilemez; direnme kararı, somut uyuşmazlıkta dayanağı bulunmayan HMK 362/1-b açıklaması çıkarılarak onandı. Karşı oy, dosyada bazı delillerin toplanmış olmasının gönderme kararını gereksiz kıldığını ileri sürerek temyiz denetimi yapılması gerektiği görüşünü bildirdi.
Yargıtay HGK, E. 2020/451, K. 2021/636, T. 27.05.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu25.11.2014
Adli para cezası hükmünde temyiz kesinlik sınırı ve fikri içtima
Sanık, alkol etkisinde araç kullanıp yaralanmaya neden olmaktan hem trafik güvenliğini tehlikeye sokma hem bilinçli taksirle yaralama suçlarından mahkûm edilmiş; daire düşük tutarlı para cezası hükmüne yönelik temyizi reddetmiş, diğer hükmü onamıştır. Ceza Genel Kurulu, tek fiille iki suç oluştuğu iddiasında cezaların birlikte incelenmesi gerektiğinden kesinlik sınırında kalan hükmün de temyiz edilebilir olduğunu kabul ederek Başsavcılık itirazını kabul etmiş, dairenin ret ve onama kararlarını kaldırıp dosyayı iki suç yönünden birlikte inceleme için göndermiştir.
Yargıtay CGK, E. 2013/213, K. 2014/522, T. 25.11.2014Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu31.01.2012
Ön ödeme ve orman emvalinin gelir kaydı kararının temyizi
Ceza Genel Kurulu, ön ödeme nedeniyle kamu davasının düşürülmesine ilişkin hükmün temyize açık olmadığını, satılan orman emvalinin bedelinin idareye gelir kaydının da kesinlik sınırının altında kaldığını belirtti. Başsavcılık itirazı kabul edilerek önceki bozma kararı kaldırıldı ve katılan idarenin temyiz istemi reddedildi.
Yargıtay CGK, E. 2011/222, K. 2012/5, T. 31.01.2012Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu21.12.2010
Düşük tutarlı çek cezalarında temyiz sınırının belirlenmesi
Ceza Genel Kurulu, birden fazla çek nedeniyle verilen her cezanın ayrı bir hüküm oluşturduğunu ve temyiz sınırının her çek bakımından bağımsız belirlenmesi gerektiğini kabul etti. Her biri temyiz sınırının altında kaldığından Başsavcılık itirazı kabul edildi, Dairenin bozma kararı kaldırıldı ve sanığın temyiz istemi reddedildi; beş üye karşı oy kullandı.
Yargıtay CGK, E. 2010/230, K. 2010/264, T. 21.12.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu09.03.2010
Düşük değerli para cezasına ek müsadere kararının temyizi
Sanık hakkında iki yaralama eylemi nedeniyle kesin olarak para cezası verilmiş ve kullanılan bıçağın müsaderesine karar verilmiştir; daire, çocuk indirimi uygulanması için kanun yararına bozma istemini kabul etmiştir. Ceza Genel Kurulu, para cezalarının temyiz sınırının altında kaldığını ve bıçağın değerinin de müsadere kararını temyize elverişli hâle getirmediğini belirterek hükmün kesin olduğu ve kanun yararına bozma yolunun kullanılabileceği sonucuna varmıştır. Başsavcılık itirazı reddedilmiş, dairenin kararı yerinde bulunmuştur. Karşı oy, müsadere kararının eşyanın değerinden bağımsız olarak temyize tabi olduğunu savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2009/237, K. 2010/51, T. 09.03.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu29.09.2009
Seçenek yaptırımın seçilmesinden sonra hapis cezasının çevrilememesi
Sanık hakkında sarkıntılık suçundan önce üç ay hapis cezası seçilmiş, ardından bu hapis adli para cezasına çevrilmiş; sonuç para cezası temyiz sınırının altında kaldığı için temyiz istemi reddedilmiştir. Ceza Genel Kurulu, Türk Ceza Kanunu (TCK) 50/2 uyarınca seçenek yaptırımlardan hapis tercih edildikten sonra bu cezanın para cezasına çevrilemeyeceğini, doğru uygulamada hükmün temyize açık olacağını kabul etmiştir. Başsavcılık itirazı kabul edilmiş, temyiz istemini reddeden daire kararı kaldırılarak dosya esas incelemesi için gönderilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2009/173, K. 2009/209, T. 29.09.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu13.05.2009
Telefon sabit ücretinin hukuka uygunluğu ve kararın temyiz edilebilirliği
Tüketici hakem heyeti, telefon abonelerinden alınan sabit ücretin alınmamasına karar vermiş; işletmeci bu kararın iptalini istemiştir. Hukuk Genel Kurulu, uyuşmazlığın miktar sınırını aşan ve sonraki yılları da etkileyen nitelikte olduğu için temyiz incelemesine açık bulunduğunu belirtmiştir. Sabit ücretin hattı ve altyapıyı hazır bulundurma, teknik bakım ve işletim giderlerini karşıladığını; tarife Kurumca onaylandığından ve abonelere eşit uygulandığından hukuka uygun olduğunu kabul ederek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2009/122, K. 2009/189, T. 13.05.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul