temerrüt
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
11 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu15.04.2026
İmzalı banka dekontunda belirlenen ödeme günü ve ihtarsız temerrüt
Alacaklı, borç ikrarı içeren banka dekontuna dayanarak asıl alacak ve takip öncesi faize yönelik itirazın kaldırılmasını istemiştir. Hukuk Genel Kurulu, imzalı dekontta ödeme gününün açıkça belirlendiğini, temerrüt ihtarı gerekmediğini ve işlemiş faiz yönünden itirazın kaldırılmasının hukuka uygun olduğunu belirterek direnme kararını onamıştır. Karşı görüş, takipte belgeye dayanılmadığı ve belgenin ödeme emriyle tebliğ edilmediği gerekçesiyle bozma gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2025/404, K. 2026/254, T. 15.04.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi29.01.2026
Genel kredi sözleşmesinden doğan alacakta itirazın iptali kararının onanması
Davacı banka, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağı için asıl borçlu şirket ve kefil aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatını istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi, hesap kat ihtarının kefile 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi uyarınca 04.10.2017 tarihinde tebliğ edildiğini ve kefilin 06.10.2017 tarihinde temerrüde düştüğünü belirterek kefil yönünden nakdi alacak hükmünü kaldırıp yeniden hüküm kurmuştur. Yargıtay, bölge adliye mahkemesi kararında hukuk kurallarına aykırılık ve 6100 sayılı Kanun'un 369/1 ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektiren bir neden bulunmadığını belirterek kararı onamıştır.
Yargıtay 11. HD, E. 2025/3575, K. 2026/600, T. 29.01.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu02.07.2025
İlamsız tahliye takibinde yan giderlerin ödenmemesiyle temerrüt ve tahliye
Kiraya veren, çatılı iş yeri kirasında kira bedeli yanında ortak gider, elektrik ve su bedelleri için tahliye talepli ilamsız takip başlatmış; kiracı ödeme emrine itiraz etmemiş, otuz günlük süre içinde yalnız kira borcuna karşılık ödeme yapmış ve ilk derece mahkemesi yan giderler için tahliye kararı verilemeyeceği gerekçesiyle Özel Daire bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, kira sözleşmesinde bu giderlerin kiracıca ödeneceğinin düzenlendiğini, ödeme emrine itiraz edilmediğinden yan gider borcu ve miktarının kesinleştiğini, TBK'nın 315. maddesine göre kira bedeli veya yan giderleri ifada temerrüdün hukuki sonucunun aynı olduğunu ve yan gider borcu süresinde ödenmediğinden temerrüdün gerçekleştiğini kabul etmiştir. Direnme kararı bozulmuştur. Karşı oy: İİK'nın 269/a maddesi yalnız kira borcundan söz ettiğinden, asıl kira borcu süresinde ödenmişken yan giderlerin ödenmemesi icra mahkemesinde tahliye sebebi olmaz.
Yargıtay HGK, E. 2024/785, K. 2025/426, T. 02.07.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi21.04.2022
Arabuluculuk son tutanağından sonraki dönem alacakları ve ikramiyede temerrüt
Kadroya geçirilen davacı işçi, iş sözleşmesindeki oran dikkate alınmadan ücretinin düşürüldüğünü ileri sürerek ücret, ikramiye ve ilave tediye fark alacaklarını istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca 02.12.2020 tarihli son tutanak ile 16.04.2021 dava tarihi arasındaki dönem için arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden bu dönem yönünden davanın usulden reddedilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Toplu iş sözleşmesindeki enflasyon farkının 31.12.2020 tarihindeki ücrete değil 01.01.2021 tarihindeki ücrete uygulanmasını ve belirli bir vade bulunmadığından son tutanak tarihi temerrüt tarihi olacakken ikramiye farkına farklı temerrüt tarihlerinden faiz yürütülmesini de hatalı bulmuştur. İlk derece ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları bozularak ortadan kaldırılmıştır.
Yargıtay 9. HD, E. 2022/3559, K. 2022/5020, T. 21.04.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi21.03.2022
İşçilik alacaklarında arabuluculuk son tutanağının temerrüt tarihi olması
Bölge Adliye Mahkemeleri, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde talep edilen işçilik alacakları bakımından işverenin son tutanak tarihinde temerrüde düşüp düşmediği konusunda farklı kararlar vermiştir. Yargıtay, son tutanağın işverenin başvurudan haberdar olduğu ve işçinin belirli alacaklarının ödenmesini açıkça istediği durumda ihtar niteliğinde olduğunu kabul etmiştir. Buna göre, kıdem tazminatı dışındaki alacaklara arabuluculuk son tutanağı tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği yönündeki kararlar doğrultusunda uyuşmazlığı gidermiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2022/3222, K. 2022/3813, T. 21.03.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi07.03.2022
Kadroya geçen işçinin fark alacaklarında arabuluculuk dava şartı ve faiz başlangıcı
696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı, ücretinin düşürüldüğünü ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarını istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, arabuluculuk son tutanak tarihi ile 11.01.2021 dava tarihi arasındaki dönem için arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden bu dönem yönünden davanın usulden reddi gerektiğini kabul etmiştir. İş sözleşmesinde ödeme günü belirlenmediği, ikramiye ve ilave tediye için de kesin vade bulunmadığı ve önceden temerrüt ispat edilemediğinden faizin 15.09.2020 tarihli arabuluculuk son tutanağından itibaren başlatılması, ikramiye farkına en yüksek işletme kredisi faizi yerine en yüksek banka mevduat faizi uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış ve ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2022/2602, K. 2022/2888, T. 07.03.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi28.02.2022
Arabuluculuk son tutanağından sonraki dönem alacakları için dava şartı ve ikramiye faizi
Sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücreti düşürülen davacı, ücret, ikramiye ve ilave tediye farkı alacaklarını istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, bilirkişi hesabının dava tarihine kadar yapıldığını, arabuluculuk son tutanak tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem için 7036 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesindeki dava şartı yerine getirilmediğinden bu dönem yönünden davanın usulden reddi gerektiğini kabul etmiştir. Toplu iş sözleşmesinde ikramiye için belirli bir vade bulunmadığından kendiliğinden temerrüt oluşmadığını, faizin son tutanak tarihinden başlatılması ve en yüksek işletme kredisi faizi uygulanmaması gerektiğini de belirtmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış ve ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2022/1934, K. 2022/2551, T. 28.02.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi17.01.2019
Otuz günlük ödeme süresi dolmadan açılan kesinleşen takip nedeniyle tahliye davası
Alacaklı, itiraz edilmeden kesinleşen kira alacağı takibi nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiş; İcra Hukuk Mahkemesi temerrüt şartlarının oluştuğu gerekçesiyle tahliyeye karar vermiş, Daire bu kararı onamış, davalı karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Daire, ödeme emrinin 18.02.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, otuz günlük ödeme süresinin son gününün hafta sonuna denk gelmesi nedeniyle 21.03.2016 Pazartesi gününe uzadığını, tahliye davasının ise süre beklenmeden bu tarihte açıldığını belirtmiştir. İİK'nın 269/1. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren otuz günlük süre beklenmeden tahliye istenemeyeceğini kabul ederek karar düzeltme istemini kabul etmiş, onama kararını kaldırmış ve mahkeme kararını bozmuştur.
Yargıtay 8. HD, E. 2018/15499, K. 2019/512, T. 17.01.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi17.06.2015
Kira farkının üretici fiyat endeksine göre belirlenmesi ve gecikme faizi
Davacı, kira farkı ile kira ve aidat bedellerinin süresinde ödenmediğini ileri sürerek temerrüt nedeniyle tahliye ve alacak istemiştir. Mahkeme davayı reddetmiştir. Yargıtay, sözleşmedeki artışın üretici fiyat endeksini aştığını belirterek bu endekse göre kira bedeli belirlenmesini ve varsa eksik ödemenin hüküm altına alınmasını gerekli görmüştür. Yargıtay, sözleşmedeki ödeme tarihlerinden itibaren kira ve aidat alacakları için faiz istenebileceğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 120. maddesine göre işlemiş faizin belirlenmesi gerektiğini açıklayarak hükmü bozmuştur.
Yargıtay 6. HD, E. 2015/4797, K. 2015/6076, T. 17.06.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu16.01.2013
Teslim tarihi kararlaştırılmayan eserde makul sürede ifa
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde bağımsız bölümlerin teslim süresi kararlaştırılmamış; yükleniciye bırakılan süre belirleme yetkisi de sınırsız değildir. Hukuk Genel Kurulu, eserin niteliğine göre makul yapım ve teslim süresinin bilirkişiyle saptanmasını, bu tarihten sonraki gecikme zararının değerlendirilmesini ve yüklenicinin uzun süreli gecikmesi ile sonuçsuz teslim talepleri karşısında ayrıca süre vermenin gerekmeyebileceğini belirterek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2012/592, K. 2013/65, T. 16.01.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu13.06.2007
Askerî eğitim giderlerinin iadesinde faiz başlangıcı
Davacı, askerî eğitim gideri olarak ödediği paranın iadesini istemiş; yerel mahkeme sebepsiz zenginleşme hükümleriyle her bir ödeme tarihinden faiz yürütmüştü. Hukuk Genel Kurulu, taraflar arasındaki yüklenme senedinin sözleşme niteliğinde olduğunu ve uyuşmazlığın sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğini belirtti. Davalı usulüne uygun ihtarla temerrüde düşürülmediği için faiz dava tarihinden başlatılmalı; direnme kararı bu nedenle bozuldu. Karşıoy, iade talebini sebepsiz zenginleşmeye dayalı değerlendirdi.
Yargıtay HGK, E. 2007/330, K. 2007/350, T. 13.06.2007Özel Hukuk ve Medeni Usul