teknik araçlarla izleme
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
2 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 13. Ceza Dairesi18.03.2020
Hırsızlık katalog suç değilken verilen iletişim tespiti kararının delil değeri
Asliye ceza mahkemesi sanıkları hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkûm etmiştir. Yargıtay, süresinden sonra yapılan temyiz istemlerini reddetmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı yolun itiraz olduğunu belirterek bir sanığın dosyasını itiraz merciine iletilmek üzere iade etmiş, ikrarı bulunan sanığın bazı hırsızlık hükümlerini onamıştır. Diğer hükümlerde, iletişimin tespiti ve teknik araçlarla izleme kararlarının verildiği tarihte hırsızlığın CMK 135 ve 140. maddelerdeki katalog suçlardan olmadığını, bu nedenle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağını ve başka delil bulunmayan sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Ayrıca çalınan araçlara verilen zararın ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı ve 7188 sayılı Kanun'la getirilen uzlaştırma yönlerinden hükümler bozulmuştur.
Yargıtay 13. CD, E. 2019/7358, K. 2020/4422, T. 18.03.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 5. Ceza Dairesi10.01.2018
Başkası hakkındaki teknik araçlarla izlemede tesadüfen elde edilen rüşvet görüntüleri
Rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından sanıklar hakkında verilen beraat hükümleri katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, CMK'nın 138. maddesindeki tesadüfen elde edilen delillere ilişkin düzenlemenin yalnız telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesine özgü olduğunu, 140. madde uyarınca yapılan teknik araçlarla izleme için benzer bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle başka bir kişi ve olay hakkında verilen izleme kararı sırasında tesadüfen elde edilen görüntülerin sanıklar aleyhine delil olarak kullanılamayacağını kabul etmiştir. Sanıklardan birinin ikrar niteliğindeki beyanının bu görüntülere dayandığından hükme esas alınamayacağını, ikrarın tek başına mahkûmiyete yetmeyeceğini, diğer sanığın suçlamayı istikrarlı biçimde inkâr ettiğini belirtmiş; tutuklu kalan sanığın CMK'nın 141/2. maddesi uyarınca tazminat hakkının gösterilmemesini mahallinde giderilebilir sayarak tebliğnamedeki bozma görüşüne katılmamış ve beraat hükümlerini onamıştır.
Yargıtay 5. CD, E. 2014/10080, K. 2018/91, T. 10.01.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi