tebliğ
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
3 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 5. Ceza Dairesi13.01.2025
Hazineye tebliğ edilmeyen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi
Sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, denetim süresinde yeni suç işlendiği ihbarı üzerine açıklanarak mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Yargıtay, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanabilmesi için önce bu kararın kesinleşmesi gerektiğini, kesinleşmeyen kararda denetim süresinin başlamayacağını belirtmiştir. Davaya katılma hakkı bulunan ve 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca itiraz hakkı olan Hazineye tebliğ edilmediğinden kararın kesinleşmediğini, bu nedenle hükmün açıklanma koşullarının bulunmadığını kabul etmiştir. Sair yönleri incelenmeyen hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 5. CD, E. 2022/107, K. 2025/800, T. 13.01.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi07.10.2020
İşe başvuru süresinin kesinleşmiş işe iade kararının tebliğinden başlaması
Davacı işçi, işe iade kararının kesinleşmesinden sonra süresinde başvurmasına rağmen işe başlatılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve diğer alacaklarını istemiştir. Mahkeme, Yargıtay onama ilamının 21.05.2014 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiğini ve on günlük sürede başvurulmadığını kabul ederek yalnız bakiye kıdem tazminatını hüküm altına almış, diğer alacakları reddetmiştir. Yargıtay, 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre on iş günlük başvuru süresinin kesinleşmiş mahkeme kararının tebliğinden başladığını, kesinleşme şerhi 14.07.2014 olan kararın davacıya kesinleşmiş olarak tebliğ edilmediğini, bu nedenle 01.07.2014 tarihli başvurunun süresinde olduğunu kabul etmiştir. Alacakların buna göre hüküm altına alınması gerektiğinden karar bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2016/25551, K. 2020/11050, T. 07.10.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu10.10.2019
Temyiz nedenlerini bildiren ek dilekçenin yedi günlük süresi ve bildirilme zorunluluğu
Yargıtay 9. Ceza Dairesi ilk derece mahkemesi sıfatıyla sanığı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 10 yıl 6 ay hapis cezasıyla mahkûm etmiş; sanık ve müdafisi, temyiz sebebi göstermeden gerekçeli kararın tebliğini isteyerek hükmü temyiz etmiş, temyiz nedenlerini bildiren ek dilekçelerini ise tebliğden itibaren yedi günlük süre geçtikten sonra vermiştir. Ceza Genel Kurulu, yüzüne karşı açıklanan kararın gerekçesi tutuklu sanığa isteği üzerine tebliğ edilirken Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 35. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca okunup anlatılmasının gerekmediğini ve "okumak/almak" suretiyle yapılan tebliğin usule uygun olduğunu kabul etmiştir. Genel Kurula göre CMK 295. maddesinin birinci fıkrasındaki yedi günlük ek dilekçe süresi kararlarda gösterilmesi zorunlu kanun yolu süresi değildir ve bu sürenin ilgilisine ayrıca bildirilmemesi mahkemeye erişim hakkına orantısız bir müdahale sayılamaz. Süresinde verilen temyiz dilekçeleri temyiz sebebi içermediğinden ve ek dilekçeler süreden sonra verildiğinden usulüne uygun açılmış bir temyiz davası bulunmadığı gerekçesiyle temyiz istemleri CMK 298. maddesi uyarınca oy çokluğuyla reddedilmiştir. Karşı oy: İki üye tutuklu sanığa yapılan tebliğin CMK 35. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olduğunu, birden çok üye yedi günlük ek dilekçe süresinin bildirilmesinin zorunlu olduğunu, bir üye de temyiz dilekçelerinin temyiz nedeni içerdiğini ileri sürmüştür.
Yargıtay CGK, E. 2019/355, K. 2019/596, T. 10.10.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi