tarım sigortalılığı
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
5 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu14.03.2012
Başka kanuna tabi sigortalılık sonrası tarım Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlaması
Davacı, 16.09.1988-20.04.1993 arası 2926 sayılı Kanuna tabi tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiş; yerel mahkeme, primlerin af kanunundan yararlanılarak ödendiği ve tarımsal faaliyetin sürdüğü gerekçesiyle davayı kabul etmiştir. Özel Daire, kabul edilebilir süreyi aşan başka kanuna tabi sigortalılıktan sonra tarım Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlaması için tescil başvurusu, prim ödemesi ya da ürün teslimatına dayalı prim tevkifatı gerektiği ve bozmaya uyulmakla Kurum yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle hükmü bozmuş; yerel mahkeme, primleri ihtirazi kayıtsız tahsil eden Kurumun iptal işleminin iyiniyete aykırı olduğunu da ekleyerek direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 01.03.1987 tarihli re'sen tescil sırasında davacının 1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalılığı sürdüğünden tarım Bağ-Kur sigortalılığının baştan iptalinde isabetsizlik olmadığını kabul etmiştir. Kurul, sonraki dönem için tescil başvurusu veya prim tevkifatı bulunmadığını, 26.06.1997 ve sonrasındaki prim ödemelerinin geçmişe dönük tescil irade beyanı sayılamayacağını ve 506 ile 1479 sayılı Kanunlara tabi süreler ile askerlik borçlanması dikkate alınarak yaşlılık aylığı koşullarının değerlendirilmediğini belirtmiştir. Direnme kararı, Özel Daire bozma kararındaki ve ilave nedenlerle oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2011/804, K. 2012/152, T. 14.03.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu07.07.2010
Tarımsal faaliyet sona erdiğinde Tarım Bağ-Kur sigortalılığının sınırı
Davacı, prim kesintisi yapılmış pamuk teslimlerine dayanarak Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitini istemişti. Hukuk Genel Kurulu, 2002 sonrasında prim kesintisi ve tarımsal faaliyetin kanıtlanamadığını; tapu, destek ödemesi veya üretici kaydı bulunmadığını belirterek sigortalılık süresinin 31 Aralık 2001’de sona ermesi gerektiğini kabul etti. Ziraat odası kaydının tek başına daha sonraki dönem için sigortalılık sağlamayacağını belirterek direnme kararını bozdu.
Yargıtay HGK, E. 2010/359, K. 2010/368, T. 07.07.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu28.05.2008
Sigortalılık süresi tespitinde kısmi kabul ve yargılama giderleri
Tarım sigortalılığı süresinin bir bölümünün tespiti kabul edilen davada, Hukuk Genel Kurulu tarımsal faaliyetin araştırılmasının yeterli olduğunu belirtti ve kısmen reddedilen dönem için Kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesini uygun buldu. Sigortalılık tespiti davalarında giderlerin her durumda davalı Kuruma yükletileceğine ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığından, genel kurala göre giderler tarafların haklılık oranına göre paylaştırılır; direnme kararı onandı.
Yargıtay HGK, E. 2008/370, K. 2008/410, T. 28.05.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu03.10.2007
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının kesilmesi ve yeniden başlaması
Davacı, 1996 öncesinde tarımsal faaliyette bulunduğu için Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitini istemişti; bu dönemde başka bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olarak çalışmıştı. Hukuk Genel Kurulu, diğer sigortalılık kapsamındaki makul süreyi aşan çalışma nedeniyle Tarım Bağ-Kur sigortalılığının sona erdiğini ve yeniden başlaması için tescil, isteğe bağlı prim veya tevkifat gerektiğini belirtti. 1996 öncesinde yeniden tescil veya prim tevkifatı bulunmadığından direnme kararı bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2007/658, K. 2007/718, T. 03.10.2007Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu28.03.2007
Tarım sigortalılığının tespitinde oda ve muhtarlık kayıtları
Davacı, kendi adına tarımsal faaliyette bulunduğu hâlde Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılmadığını ileri sürerek hizmet tespiti istemişti. Hukuk Genel Kurulu, ziraat odası ve muhtarlık kayıtlarının tarımsal faaliyeti kanıtlayan karineler olduğunu ve aksinin kanıtlanmadığını belirterek davacının temyizini kabul etti; direnme kararını bozdu. Davalının ayrı temyiz itirazı reddedildi.
Yargıtay HGK, E. 2007/172, K. 2007/177, T. 28.03.2007Özel Hukuk ve Medeni Usul