taksirle yaralama
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
6 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 12. Ceza Dairesi26.03.2026
Yeşil ışıkta kavşağa giren sürücünün dikkat ve özen yükümlülüğü
Bölge adliye mahkemesi, kırmızı ışık ihlali kesin olarak ispatlanamadığından sürücünün taksirle yaralamadan beraatine karar vermiştir. Yargıtay, yeşil ışığın kavşağa kontrolsüz girme hakkı vermediğini, sürücünün yavaşlayıp trafiği kontrol etmesi gerektiğini belirtmiştir. Yeşil ışıkta geçtiği kabul edilse dahi dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen sanığın kusurlu olduğu gerekçesiyle beraat hükmünü bozmuştur.
Yargıtay 12. CD, E. 2024/1355, K. 2026/2973, T. 26.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi23.03.2026
Çocuk mağdurun geç teşhisinde delil değerlendirmesi
Taksirle yaralama mahkûmiyetinde mağdur çocuğun olaydan uzun süre sonra verdiği teşhis ile sonradan alınan tanık beyanları esas alınmıştı. 12. Ceza Dairesi çoğunluğu, bunları mahkûmiyet için yeterli görmeyerek beraat yönünden hükmü bozdu. Karşı oy: Olay yeri tutanağı, mağdurun aracı göstermesi ve tanık anlatımlarının birlikte mahkûmiyeti desteklediği savunuldu.
Yargıtay 12. CD, E. 2024/1732, K. 2026/2748, T. 23.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi16.02.2021
Aynı trafik olayında taksirle yaralama mahkûmiyeti sonrası trafik güvenliği suçu
Sanık, alkollü araç kullanırken meydana gelen olay nedeniyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûm edilmiştir. Aynı olayda yaralanan kişi hakkında açılan taksirle yaralama davası da mahkûmiyetle sonuçlanmıştır. Yargıtay, aynı eylem nedeniyle sanık aleyhine ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye sokma hükmü kurulmaması gerektiğini belirterek kanun yararına bozma istemini kabul etti ve bu suça ilişkin mahkûmiyet hükümlerini kaldırdı.
Yargıtay 12. CD, E. 2020/11113, K. 2021/1578, T. 16.02.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi01.10.2019
Taksirle yaralamada şüphelinin kusurunu gösteren deliller
Savcılık, trafik kazasında şüphelinin kusuru bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi; bu karara yapılan itiraz da reddedildi. Kanun yararına bozma istemi, kusur için Adli Tıp raporu alınmadığını ileri sürdü. Yargıtay, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporundaki kusursuzluk tespitlerini olayın oluşuyla uyumlu buldu ve itirazın reddine ilişkin kararda isabetsizlik görmeyerek bozma istemini reddetti.
Yargıtay 12. CD, E. 2019/12752, K. 2019/9695, T. 01.10.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi19.09.2018
Usulsüz tebligat ve sürücü belgesinin sınırlı sınıf için geri alınması
Taksirle yaralama mahkûmiyetine karşı temyiz istemi, tebligat mazbatasında muhatabın nerede olduğunu bildiren komşunun kimliğinin yazılmaması nedeniyle süresinde kabul edilmiştir. Daire, katılanın zararının giderildiğine ilişkin bilgi bulunmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasında isabetsizlik görmemiş; motosikletle işlenen olayda sürücü belgesinin yalnız A2 sınıfı için geri alınması gerektiğinden hükmü bu yönden düzeltip onamıştır.
Yargıtay 12. CD, E. 2016/12791, K. 2018/8413, T. 19.09.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu23.01.2018
Kamyondan düşen yükle yaralamada bilinçli taksir ve adli para cezasında hapis ihtarı
Özel Daire, kamyonla taşınan strafor balyasının motosikletli katılanın üzerine düşmesiyle nitelikli şekilde yaralanmaya neden olan sanık hakkında, yükün düşebileceğini öngöremediğinden bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Yerel mahkeme, straforun emniyetli biçimde bağlanmadığını ve üzerine örtü çekilmediğini, sanığın düşme ihtimalini öngörebileceğini belirterek bilinçli taksir uyguladığı hükmünde direnmiştir. Ceza Genel Kurulu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 65. maddesine aykırı olarak hafif yükün düşmesini önleyecek tedbir alınmadan yola çıkan sanığın neticeyi öngördüğünü ancak istemediğini, olayda Türk Ceza Kanunu (TCK) 22/3 anlamında bilinçli taksir bulunduğunu kabul etmiştir. Kurul ayrıca 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinin TCK 52/4'teki ihtar hükmünün uygulanma imkânını ortadan kaldırmadığını, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarında isabetsizlik bulunmadığını belirterek direnme kararını onamıştır. Karşı oy: üç üye bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı, iki üye ise ihtarın infazı kısıtlayacağı ve hüküm fıkrasından çıkarılması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay CGK, E. 2017/463, K. 2018/20, T. 23.01.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi