suç vasfı
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
9 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 11. Ceza Dairesi26.02.2026
Fiilen görevlendirilen dağıtıcının tahsil ettiği bedelleri edinmesinin zimmet sayılması
Dağıtıcı kadrosundaki sanık, sözlü talimatla görevlendirildiği serviste tahsil ettiği ödeme bedellerini uhdesine geçirdiği iddiasıyla yargılanmış ve ağır ceza mahkemesi hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay, yasal engel yoksa sözlü de olsa görevlendirilen ya da fiilen para tahsil eden kamu görevlisinin mal edinme eyleminin zimmet niteliğinde olacağını, bu nedenle suç vasfında hataya düşüldüğünü kabul etmiştir. Kabule göre de zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasını ve gerekçeli karar başlığında suç tarihinin yanlış yazılmasını bozma nedeni saymış, hükmü ceza miktarı bakımından kazanılmış hak saklı tutularak bozmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2021/28669, K. 2026/2190, T. 26.02.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 9. Ceza Dairesi23.05.2023
Çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüste suç vasfı ve bozma sonrası kazanılmış hak
Sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından bozma üzerine yeniden kurulan mahkûmiyet ve beraat hükümleri temyiz edilmiştir. Yargıtay, şikâyetten vazgeçen ve davaya katılma talebi bulunmayan mağdurun vekilinin temyiz hakkı olmadığını, katılan Bakanlığın vekâlet ücreti isteminin yerinde olmadığını kabul etmiş; bir sanık yönünden araç içindeki icra hareketlerinin ciddi bir engel olmaksızın kendiliğinden bırakıldığı gözetilerek eylemin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda ise hüküm fıkrasında çelişki oluşturulduğunu ve aleyhe temyiz bulunmadığından önceki cezanın 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi gereği kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden fazla ceza tayin edildiğini saptamıştır. Mağdur vekilinin temyiz istemi reddedilmiş, beraat hükmü ile bir sanığın mahkûmiyeti onanmış, diğer mahkûmiyet hükümleri bozulmuştur.
Yargıtay 9. CD, E. 2022/11009, K. 2023/3408, T. 23.05.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi15.03.2018
Uyuşturucu ticareti yargılamasında eylemin kullanma amacıyla bulundurma sayılması
Uyuşturucu ticareti suçundan beraat kararı verilen sanık hakkında, eylemin kullanmak için bulundurma kapsamında değerlendirilmesi talebiyle kanun yararına bozma istenmiştir. Daire, mahkemenin tek fiili ticaret suçundan beraat ve kullanma suçundan ayrıca suç duyurusuna bölmesinin hukuka aykırı olduğunu; eylemin Türk Ceza Kanunu (TCK) 191 kapsamında kaldığı kabul edilirse aynı yargılamada bu hüküm uyarınca karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Karar, sanık aleyhine sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2018/77, K. 2018/2659, T. 15.03.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu01.12.2015
On beş yaşından küçük çocuğu rızasıyla yanında tutmanın suç niteliği
On beş yaşından küçük mağdure, rızasıyla sanığın yanına gitmiş ve iki gün sonra sanıkla birlikte karakola başvurmuştur; mahkeme kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyet kurmuştur. Ceza Genel Kurulu çoğunluğu, cebir, tehdit veya hile olmaksızın evi terk eden çocuğu ailesine ya da yetkili makamlara haber vermeden yanında tutma eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma değil, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğunu kabul ederek Başsavcılık itirazını kabul etmiş ve dosyayı hükmün esasını incelemesi için 14. Ceza Dairesine göndermiştir. Karşı oy, Başsavcılık itirazının reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2014/198, K. 2015/428, T. 01.12.2015Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi26.10.2015
Örgüt talimatını ileten sanığın yardım yerine üyelikten ve etkin pişmanlıkla sorumluluğu
Yerel mahkeme, sanığı Türk Ceza Kanunu (TCK) 314/3 ve 220/7. maddeleri yollamasıyla 314/2. madde uyarınca silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkûm etmiştir. Yargıtay, örgütün yürütme konseyinde faaliyet gösteren üyesinden aldığı talimatı örgüt mensuplarına iletmek üzere iken yakalanan ve örgüte katılmak isteyenleri örgüt üyelerine yönlendirmekle görevlendirilen sanığın, eylemlerinin işleniş biçimi ve niteliğine göre örgütün hiyerarşik yapısına dâhil üyesi olduğunu kabul etmiştir. Sanığın yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında yeterli bilgi verdiği ve yargılamada pişmanlığını dile getirdiği gözetilerek TCK 314/2 ve 221/4. maddelerine göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken suç vasfında yanılgıya düşüldüğünü, kabule göre de 6352 sayılı Kanunun 85. maddesiyle TCK 220/7'de yapılan değişiklik uyarınca indirim yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmediğini belirtmiştir. Hüküm bozulmuş, sonuç cezanın süresi yönünden sanığın kazanılmış hakkı saklı tutulmuştur.
Yargıtay 16. CD, E. 2015/1565, K. 2015/3464, T. 26.10.2015Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu21.02.2012
İddianamede yer almayan sit alanı suçundan hüküm kurulması
Sanık hakkında ruhsatsız yapı nedeniyle imar kirliliği suçundan dava açılmış, mahkeme yapının sit alanında bulunduğunu gözeterek Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na aykırılıktan da hüküm kurmuştur. Ceza Genel Kurulu, iddianamede sit alanına müdahale olgusunun açıklanmadığı için bu suçtan dava açılmış sayılamayacağını ve ek savunmanın iddianamedeki eylem sınırını genişletmeyeceğini belirtmiştir. Yerel mahkemenin direnme hükmü bozulmuştur. Karşı oy, iddianamede fiilin gösterildiği ve hukuki nitelendirmenin mahkemeye ait olduğu gerekçesiyle hükmün onanmasını savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2011/570, K. 2012/51, T. 21.02.2012Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu15.07.2009
Yargıtay ceza dairesi görevinde iddianame anlatımının esas alınması
Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu, iddianamede sevk maddesiyle olay anlatımı çelişiyorsa, görevli ceza dairesinin sevk maddesine değil anlatımdan açıkça anlaşılan suça göre belirlenmesi gerektiğini kabul etti. Sanıkların otomobili yakma eylemleri, sevk maddesindeki mala zarar verme suçundan ziyade suç delillerini yok etme suçunu oluşturabilecek şekilde anlatıldığından, temyizi inceleme görevi 4. Ceza Dairesine ait sayıldı; bu dairenin görevsizlik kararı kaldırılarak dosya gönderildi.
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu, E. 2009/7, K. 2009/7, T. 15.07.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu15.07.2009
Yargıtay ceza dairesinin suç vasfına göre görevli olduğunun belirlenmesi
Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu, Yargıtay ceza dairesinin görevini belirlerken iddianamedeki hukuki nitelendirmenin esas alınacağını; açık olay anlatımı ve sevk maddeleri hırsızlığı gösteriyorsa, ilk derece mahkemesinin eylemi dolandırıcılık saymasının görevli daireyi değiştirmeyeceğini belirtti. Hırsızlık suçundan açılmış sayılan davanın temyiz incelemesini 6. Ceza Dairesinin yapması gerektiğinden bu dairenin görevsizlik kararı kaldırıldı ve dosya inceleme için gönderildi.
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu, E. 2009/8, K. 2009/8, T. 15.07.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu02.10.2007
Kesintisiz eylemle evden ve yakındaki araçtan hırsızlık
Sanık, bir konuta girip eşya ve araç anahtarını aldıktan hemen sonra evin önündeki aracı götürmüştü. Ceza Genel Kurulu, eylem araya zaman girmeden ve kesilmeden sürdüğünden birden fazla hırsızlık veya zincirleme suç değil, en ağır niteliğe göre değerlendirilecek tek hırsızlık fiili oluşturduğunu belirtti. Özel Dairenin bu yöndeki kararı yerinde görülerek Başsavcılığın itirazı reddedildi.
Yargıtay CGK, E. 2007/195, K. 2007/197, T. 02.10.2007Ceza ve Ceza Muhakemesi