sözleşmeden dönme
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
6 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi01.07.2025
Ayıplı araçta kullanılan seçimlik hakkın ıslahla değiştirilememesi
Davacı, satın aldığı ikinci el aracın ayıplı çıkması nedeniyle bedel iadesi ve masraf talebiyle dava açmış, ıslah dilekçeleriyle aracın ayıpsız misliyle değişimini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi misliyle değişimin satıcı için orantısız güçlük doğuracağı gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesindeki seçimlik hakkın yenilik doğurucu nitelikte olup bir kez kullanılmakla tükendiğini, davacının dava dilekçesinde sözleşmeden dönme ve bedel iadesini seçtiğini, bu tercihin ıslahla değiştirilemeyeceğini belirterek bu talep hakkında değerlendirme yapılması ve değişik iş dosyası masraflarının yargılama giderlerine dâhil edilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılmış, sair temyiz itirazları reddedilmiş ve ilk derece mahkemesi kararı davacı yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2025/278, K. 2025/3722, T. 01.07.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu02.10.2024
Ön ödemeli devre mülkte başka tesiste konaklamanın zilyetliğin devri sayılmaması
Tüketici, tapuda pay devri içeren ön ödemeli devre mülk sözleşmelerinin iptalini ve ödenen bedellerin iadesi için başlattığı takibe itirazın iptalini istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi ise tapu devriyle sözleşmenin geçerli hâle geldiği ve başka bir tesiste konaklamayla teslimin gerçekleştiği gerekçesiyle davayı reddetmiş ve Özel Dairenin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, sözleşmede aylık aidat gibi ileriye etkili düzenlemeler bulunduğundan kararın yalnız sözleşme bedeline göre kesin sayılamayacağını oy birliğiyle kabul etmiştir. Esasta, 6502 sayılı Kanun'un mülga 50/9. maddesi ve Yönetmeliğin mülga 15/3. maddesi uyarınca devir veya teslime kadar tüketicinin gerekçesiz dönme hakkı bulunduğunu, teslim için tapu tescilinin yanında taşınmazın sözleşmeye uygun ve kullanıma hazır hâlde zilyetliğinin devredildiğinin satıcıca ispatı gerektiğini, hediye tatil olarak sunulan başka tesisteki konaklamanın zilyetliğin devri anlamı taşımadığını belirtmiştir. Direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2024/44, K. 2024/491, T. 02.10.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi06.02.2024
Ön ödemeli konut satışında bağlı kredi ve bankaya karşı hak düşürücü süre
Tüketici, ön ödemeli konut satış sözleşmesiyle satın aldığı konutun süresinde teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmeden döndüğünü ileri sürerek satıcı şirket ve konut kredisini kullandıran banka aleyhine ödenen bedelin iadesi, sözleşmelerin iptali ve tapu iptali ile tescil istemiş; İlk Derece Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi bankanın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, davalılar arasındaki garantörlük sözleşmesi, kredinin satıcı şirket hesabına aktarılması ve inşaatın tamamlanma seviyesi dikkate alındığında kredinin bağlı kredi olduğunu kabul etmiştir. Satıcı şirketin teslim tarihini Ekim 2017'ye ertelediğini bildirmesinin bankaya yapılmamış olmasının 6502 sayılı Kanun'un 1. maddesindeki amaç karşısında tüketici aleyhine sonuç doğurmayacağını, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığını belirterek kararı oy birliğiyle onamıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2023/1912, K. 2024/487, T. 06.02.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu29.11.2023
Ön ödemeli devre mülk satışında başka tesiste konaklamanın zilyetliğin devri sayılmaması
Davacı, 19.03.2017 tarihli hisseli gayrimenkul satış sözleşmesinin iptalini, ödediği 10.875,00 TL'nin iadesini ve tapunun davalı adına tescilini istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi davacının başka bir tesiste konakladığını teslim sayarak davayı reddetmiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, sözleşmede ileriye etkili aidat düzenlemeleri bulunduğundan kararın yalnız sözleşme bedeli üzerinden kesin sayılamayacağını oy çokluğuyla kabul etmiştir. Esas yönünden, 6502 sayılı Kanun'un mülga 50/9. maddesi uyarınca tüketicinin devir ve teslim anına kadar dönme hakkı bulunduğunu, teslim için tapu tescilinin yanında taşınmazın kullanıma hazır hâlde zilyetliğinin devrinin gerektiğini ve bunun ispat yükünün satıcıda olduğunu, hediye tatil olarak başka tesiste konaklamanın zilyetliğin devri anlamı taşımadığını belirterek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy: sözleşme bedeli kesinlik sınırının altında kaldığından direnme hükmünün onanması gerektiği görüşüdür.
Yargıtay HGK, E. 2022/1272, K. 2023/1142, T. 29.11.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi29.06.2020
Ayıplı konutta dönme talebinin bedel farkına çevrilmesi ve yargılama gideri
Davacı, davalıdan satın aldığı dairenin ayıplı olduğunu ileri sürerek sözleşmeden dönüp 70.000,00 TL bedelin iadesini istemiş; bölge adliye mahkemesi ilk derece kararını kaldırarak sözleşmeden dönmenin hakkaniyete uygun olmayacağı kanaatiyle 10.000,00 TL bedel farkına hükmetmiştir. Yargıtay, davalının temyiz itirazlarını reddetmiş; 6502 sayılı Kanun'un 11/3. maddesi ile TBK'nın 227/4. maddesinin iyiniyet kuralları ve menfaatler dengesi gözetilerek sözleşmenin ayakta tutulmasını hedeflediğini belirtmiştir. Hâkimin takdiriyle talebin hakkaniyet gereği değiştirilerek kabul edilmesi hâlinde davacı aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini kabul etmiştir. Bu yanlışlık yeniden yargılama gerektirmediğinden bölge adliye mahkemesi kararı düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay 13. HD, E. 2018/3387, K. 2020/5467, T. 29.06.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi20.03.2019
Kazada hava yastıkları açılan araç nedeniyle sözleşmeden dönme ve bedel iadesi
Davacı, küçük bir kazada ön koltukta kimse yokken tüm hava yastıklarının açılmasının araçtaki gizli ayıptan kaynaklandığını ileri sürerek sözleşmeden döndüğünü bildirmiş, fatura bedeli ile masrafların iadesini istemiştir. İlk derece mahkemesi, aracın iadesine ve fatura bedelinden kazalar nedeniyle oluşan 5.000,00 TL değer kaybı mahsup edilerek 76.217,27 TL'nin tahsiline karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi davalının istinaf talebini esastan reddetmiştir. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığını belirterek hükmü ayrıca gerekçe açıklamadan onamıştır.
Yargıtay 13. HD, E. 2017/5075, K. 2019/3591, T. 20.03.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul