silahlı terör örgütü üyeliği
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
13 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 3. Ceza Dairesi07.10.2024
Silahlı terör örgütü üyeliğinde yeterli delil bulunmadığından verilen beraatin onanması
İlk derece mahkemesi sanığı iletişim tespiti, fiziki takip ve tanık beyanına dayanarak silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûm etmiş, bölge adliye mahkemesi bu hükmü kaldırarak beraat kararı vermiştir. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanığın örgüt toplantılarına katıldığını ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay, mahkûmiyete yeterli, her türlü şüpheden arınmış, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği yönündeki kabul ve takdirde hukuka aykırılık görmemiştir. Temyiz istemi esastan reddedilerek hüküm Tebliğname'ye aykırı olarak onanmıştır.
Yargıtay 3. CD, E. 2022/4259, K. 2024/11828, T. 07.10.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi01.07.2024
ByLock kullanıcılığının teknik verilerle tespiti ve eşin etkin pişmanlık beyanları
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş, karar sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, ByLock kullanıcısı olmadığını savunan sanık yönünden USERID tespit çalışmalarının sorulması, ayrıntılı tespit ve değerlendirme raporunun istenmesi, CGNAT ve HTS kayıtlarının karşılaştırılarak bilirkişiden ayrıntılı teknik rapor alınması ve örgütlü suçlar bilgi havuzunun yeniden araştırılması gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca sanığın eşinin etkin pişmanlık beyanlarında sanığın örgütsel faaliyetlerine dair anlatım bulunmadığını ve bu beyanların suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince sanık aleyhine delil sayılamayacağını kabul ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.
Yargıtay 3. CD, E. 2022/20194, K. 2024/8880, T. 01.07.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi24.04.2024
Örgüt üyeliğinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına yetersiz gerekçe
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyet, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan beraat kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, katılan vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair ek karara yönelik temyizini CMK 279/1 uyarınca itiraza tabi olduğundan incelemeksizin iade etmiş; katılan vekilinin beraat hükmüne ve sanık müdafiinin resmi belgede sahtecilik ile haberleşmenin gizliliğini ihlal etme hükümlerine yönelik temyiz istemlerini reddetmiştir. Örgüt üyeliği yönünden ise temel cezası asgari hadden belirlenen, hükümlülüğü ve dosyaya yansıyan olumsuz davranışı bulunmayan sanık hakkında "sanığın kişiliği göz önüne alınarak" şeklindeki yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bu suç yönünden bozulmuştur.
Yargıtay 3. CD, E. 2022/13877, K. 2024/5638, T. 24.04.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi08.02.2023
ByLock tespit tutanağı duruşmada okunmadan kurulan örgüt üyeliği hükmünde eksik araştırma
Sanık, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmış, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, ByLock kullanıcılığını kabul etmeyen sanık bakımından bu delilin suçun vasfı açısından belirleyici olduğunu, temyiz aşamasında dosyaya gelen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile 07.03.2020 tarihli yazı ve eklerinin 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak hukuki durumun takdiri gerekirken yetersiz sorgu tutanakları ve HIS (CGNAT) kayıtlarıyla hüküm kurulmasını eksik araştırma saymıştır. Kabule göre de Anayasa Mahkemesinin TCK 53/1'deki bazı düzenlemeleri iptal eden kararının gözetilmemesini hukuka aykırı bulmuş ve Tebliğnameye aykırı olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.
Yargıtay 3. CD, E. 2021/9581, K. 2023/412, T. 08.02.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi28.12.2021
Ankesörlü ve sabit hatlardan ardışık aranan astsubayın örgüt üyeliğinden mahkûmiyeti
Astsubay olarak görev yapan sanık, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûm edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, CMK 135/6 uyarınca alınan iletişimin tespiti kararlarına dayanılarak incelenen HTS kayıtlarına göre sanığın kullandığı hatların ücret karşılığı kullanılan farklı sabit hatlardan askeri personelle ve tanık ifadelerinde mahrem imam olduğu beyan edilen kişiyle ardışık olarak, mesai bitimine yakın saatlerde arandığını, sanığın bu aramalara makul açıklama getiremediğini belirtmiştir. Arama sayısı, periyodikliği, zamanı ve süreleri ile sanığın örgütsel toplantılara katıldığına ilişkin tanık beyanı birlikte değerlendirilerek sanığın örgüt üyesi olduğuna ilişkin kabulde isabetsizlik görülmemiş ve hüküm onanmıştır.
Yargıtay 3. CD, E. 2021/11522, K. 2021/11419, T. 28.12.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi05.04.2021
Müdafie tebliğden sonra süresinde yapılmayan temyiz ve ByLock tutanaklarının okunması
Bölge Adliye Mahkemesi, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularını düzelterek esastan reddetmiştir. Yargıtay, bir sanık yönünden vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde Tebligat Kanunu 11/1 uyarınca tebligatın müdafie yapılmasının yeterli olduğunu, kararın müdafie usulüne uygun elektronik tebliğine rağmen CMK 291'deki süre içinde temyiz edilmediğini belirterek temyiz istemini reddetmiş ve redde ilişkin ek kararı onamıştır; bir kısım sanıklar hakkındaki hükümleri onamıştır. Bir sanık yönünden temyiz aşamasında gelen ByLock tutanakları ve beyanların CMK 217 uyarınca duruşmada okunmadan, diğer bir sanık yönünden ise derdest aynı suça ilişkin dosya araştırılmadan hüküm kurulmasını eksik araştırma sayarak bu hükümleri bozmuştur. Karşı oy: bir üyeye göre yoklukta verilen karar sanığa da tebliğ edilmeli, sanığın temyizi öğrenme tarihine göre süresinde kabul edilmelidir.
Yargıtay 16. CD, E. 2019/8891, K. 2021/2541, T. 05.04.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu17.03.2021
Silahlı terör örgütü üyeliği, ek dilekçe süresi ve kıdemsiz üyenin heyet başkanlığı
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesi sıfatıyla yaptığı yargılamada Yargıtay üyesi olan sanığı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırmış, hüküm sanık ve müdafisince temyiz edilmiştir. Ceza Genel Kurulu, gerekçeli kararın tebliğini isteyen sanığa yedi gün içinde sebep bildirmezse temyiz isteminin reddedileceği ihtar edilmediğinden 01.10.2019 tarihli ek temyiz dilekçesini süresinde saymış; bazı oturumlarda heyete en kıdemli üye yerine kıdemsiz üyenin başkanlık etmesini ise hükmün esasını etkileyen bir hukuka aykırılık görmeyerek bozma nedeni yapmamıştır. Genel Kurul, tanık beyanlarının sanığın örgüt içindeki konumuna ve geçmişine yönelik bilgiler içerdiğini kabul etmiş; Bylock yazışmaları ile Mali Analiz Raporu ve Bank Asya hesap kayıtlarından, sanığın kardeşi adına Bank Asya'da katılım hesabı açılmasını sağlayarak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda hareket ettiği sonucuna varmış ve TCK 314/2 kapsamındaki suçun tüm unsurlarıyla oluştuğunu kabul etmiştir. Suç unsuru bulunmayan cep telefonunun delil olarak saklanmasına ve 1.500 TL bilirkişi ücretinin sanığa yüklenmesine ilişkin ibareler çıkarılarak hüküm oy birliğiyle düzeltilerek onanmış, salıverilme istekleri de oy birliğiyle reddedilmiş; heyetin oluşumuna ilişkin ön sorun ise oy çokluğuyla karara bağlanmıştır. Karşı oy: Üç üye, yalnız heyetin oluşumuna ilişkin ön sorunda, heyete en kıdemli üyenin başkanlık etmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ikisi ayrıca bunun mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi niteliğinde hukuka kesin aykırılık oluşturduğunu ve hükmün bozulması gerektiğini belirtmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2019/554, K. 2021/117, T. 17.03.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi10.03.2021
Ankesörlü ve sabit hatlardan tekil aranma kayıtlarıyla örgüt üyeliğinden mahkûmiyet
Sanık, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûm edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, önceki kararlarına atıfla örgütün askeri mahrem yapılanmasında kamuya açık işletmelerdeki ücretli sabit ve ankesörlü hatların iletişim aracı olarak kullanıldığını, CMK 135/6 uyarınca alınan iletişimin tespiti kararlarıyla hâkim kararına dayanılarak elde edilen HTS kayıtlarının hukuka uygun delil olarak hükme esas alınabileceğini belirtmiştir. Sanığın hattının 16 farklı ankesör veya sabit hattan 59 kez ve bir başka ilden 1 kez tekil olarak mesai bitimine yakın saatlerde arandığı, sanığın buna makul açıklama getiremediği ve tanığın sanıktan sorumlu olduğuna dair beyanı gözetilerek örgüt üyeliği kabulünde isabetsizlik görülmemiştir. Suç tarihindeki yazım hatasının mahallinde düzeltilebileceği belirtilerek hüküm onanmıştır.
Yargıtay 16. CD, E. 2020/7051, K. 2021/2040, T. 10.03.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi10.06.2020
Sabit hat ve ankesörlü hatlardan ardışık aranmanın örgüt üyeliğine delil sayılması
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek esastan reddedilmiş, hüküm temyiz edilmiştir. Yargıtay, sabit ve ankesörlü hatlara yönelik CMK'nın 135/6. maddesi uyarınca hâkim kararıyla elde edilen HTS kayıtlarının hukuka uygun delil olduğunu kabul etmiş; sanığın hattının ücret karşılığı kullanılan farklı sabit hatlardan ardışık ve tekil olarak arandığı, aramaların sayısı, zamanı ve süresi ile sanığın makul açıklama getirememesi ve tanık beyanı birlikte değerlendirildiğinde örgüt üyeliğine ilişkin kabulde isabetsizlik bulunmadığını belirtmiştir. Duruşmalı inceleme talebi reddedilmiş, hüküm onanmıştır.
Yargıtay 16. CD, E. 2020/252, K. 2020/2704, T. 10.06.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi04.12.2019
FETÖ/PDY askeri yapılanmasında sabit hat ve ankesörlü ardışık aramaların delil değeri
Sanık, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûm edilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve hüküm temyiz edilmiştir. Yargıtay, hâkim kararıyla geçmişe dönük elde edilen iletişimin tespiti kayıtlarının hukuka uygun delil olduğunu, CMK'nın 160/1. maddesine dayalı araştırmalar ve 135/6. madde uyarınca sabit hat ve ankesörlü hatlara yönelik iletişimin tespiti kararlarıyla şüphelilere ulaşılmasında hukuka aykırı yöntem kullanılmadığını kabul etmiştir. Sanığın soruşturma aşamasında müdafii huzurundaki beyanları, sabit hat ve ankesörlü telefonlardan yapılan ardışık aramalara ilişkin tespit tutanağı, analiz raporu ve tanık beyanları karşısında sanığın örgüt üyesi olduğuna ilişkin kabulde isabetsizlik görülmeyerek hüküm onanmıştır. Karşı oy: sanığın soruşturmadaki beyanlarından kovuşturmada dönmesinin TCK'nın 221/4. maddesinin ikinci cümlesindeki etkin pişmanlık indirimine engel olmadığı görüşündedir.
Yargıtay 16. CD, E. 2019/9337, K. 2019/7597, T. 04.12.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi06.11.2019
Askeri mahrem yapılanma üyeliğinin ankesörlü ve sabit hat kayıtlarıyla kanıtlanması
Daire, sanığın farklı yıllarda büfe ve işyerlerine ait sabit hatlardan tekrar tekrar aranmasını, başka asker kişilerle aynı hatlardan ardışık aramaları ve örgütsel görevli olduğunu açıklayan tanığın soruşturma aşamasındaki müdafi huzurundaki anlatımını birlikte değerlendirdi. Tanığın duruşmada önceki beyanından dönmesine rağmen ilk derece mahkemesinin gerekçeli biçimde önceki beyana itibar etmesini ve sanığın aramalara makul açıklama getirememesini yeterli buldu. iletişim trafiği (HTS) kayıtlarının hâkim kararına dayalı ve hukuka uygun elde edildiği, savunma ile birlikte tartışıldığı sonucuna vararak silahlı örgüt üyeliği mahkûmiyetini onadı.
Yargıtay 16. CD, E. 2019/1582, K. 2019/6838, T. 06.11.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi14.10.2019
Terör örgütü üyeliği yargılamasında zorunlu müdafi atanması
Sanık, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan müdafi olmadan yargılanıp mahkûm edildi. Yargıtay, suçun zorunlu ağırlaştırıcı hükümler dikkate alındığında ceza alt sınırının beş yılı aştığını ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 150/3 uyarınca sanık müdafi istemese bile müdafi görevlendirilmesi gerektiğini belirtti. Müdafi olmadan yapılan duruşma, mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi ve zorunlu katılımcının yokluğunda yargılama nedeniyle kesin hukuka aykırılık oluşturduğundan hüküm bozuldu; tahliye talebi reddedilerek tutukluluğun devamına karar verildi.
Yargıtay 16. CD, E. 2019/3337, K. 2019/6048, T. 14.10.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi26.10.2017
Silahlı terör örgütü üyeliğinde organik bağ ve delillerin eksik araştırılması
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme karşı istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş, hüküm sanık müdafiince temyiz edilmiştir. Yargıtay, örgüt üyeliği için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemlerin arandığını, örgüte sempati duymanın yeterli olmadığını belirtmiş; sanığın örgütün ilçe yapılanmasında görevli olduğu iddia edilen kişilerle telefonla irtibatı, dini sohbet toplantılarına katılması, örgüt gazetelerine abone olması ve çocuğunu kapatılan okula göndermesinden ibaret eylemlerinin sempati ve iltisak boyutunu aşan örgütsel faaliyet sayılamayacağını gözetmiştir. Daire, bu kişilerle ilgili soruşturma ve dava dosyalarının getirilmesi, dijital materyaller üzerindeki bilirkişi incelemesi sonucunun beklenmesi ve suç duyurusuyla ilgili soruşturmanın akıbetinin araştırılması gerekirken bütün deliller tartışılmadan hüküm kurulmasını 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 230 ve 289. maddelerine aykırı bulmuştur. Hüküm bozulmuş ve sanığın tahliyesine karar verilmiştir.
Yargıtay 16. CD, E. 2017/1809, K. 2017/5155, T. 26.10.2017Ceza ve Ceza Muhakemesi