silahlı terör örgütü
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
6 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 3. Ceza Dairesi25.03.2026
Silahlı terör örgütü üyeliğinde HAGB için sanığın kabul şartı ve geçiş hükmü
Sanık, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûm edilmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş ve hüküm temyiz edilmiştir. Yargıtay, 7499 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesindeki sanığın kabulü şartının kaldırıldığını, ancak aynı Kanun'la eklenen geçici 6. maddenin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 01.06.2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarında bu şartın aranmaya devam edeceğini, dosyada sanığın bu kurumu kabul etmediğini gözetmiştir. Yargılama işlemlerinin kanuna uygun olduğunu, eylemin doğru nitelendirildiğini belirterek sanık müdafiinin temyiz nedenlerini yerinde görmemiş ve hükmü onamıştır.
Yargıtay 3. CD, E. 2023/8431, K. 2026/5754, T. 25.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi31.10.2024
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunda istinaf kararının temyizi
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararına karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını düzelterek esastan reddetmiştir. Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının tartışılmaması, etkin pişmanlık maddesinin yanlış gösterilmesi ve usulüne uygun duruşma açılmadan karar verilmesi nedenleriyle istinaf kararını hukuka aykırı bulmuştur. Sonuç olarak, istinaf kararının bozulmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 3. CD, E. 2022/6420, K. 2024/12912, T. 31.10.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi15.03.2023
Silahlı örgüt üyeliğinde etkin pişmanlık koşulları
Silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkûm edilen sanıklardan biri temyiz aşamasında etkin pişmanlık talebini bildirmiş, diğeri ise gönüllü teslim olup örgüt hakkında bilgi vermiştir. Yargıtay, ilk sanığın duruşmada dinlenip verdiği bilgilerin doğrulanarak Türk Ceza Kanunu (TCK) 221/4-2 koşullarının değerlendirilmesi; diğer sanık yönünden ise gönüllü teslim ve yararlı bilgileri gözeterek TCK 221/4-1 uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini belirtip Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.
Yargıtay 3. CD, E. 2021/11368, K. 2023/1293, T. 15.03.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi13.09.2018
Silahlı terör örgütü üyeliğinde 3713/7-1 delaletinin ve TCK 53 uygulamasının düzeltilmesi
Bölge adliye mahkemesi, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, yerel mahkemenin bylock verilerinin niteliğine ilişkin gerekçesine iştirak etmemekle birlikte bunu sonuca etkili görmemiş; sanığın süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemlerinden örgüt üyesi olduğuna dair kabulde isabetsizlik bulunmadığını ve hükme esas alınan delillerin hukuka uygun elde edildiğini belirtmiştir. Silahlı terör örgütü üyesi sanık hakkında delalet maddesi olarak 3713 sayılı Kanun'un 7/1. maddesinin gösterilmesi ve TCK'nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi iptal kararı gözetilmeden uygulanması kanuna aykırı bulunmuş, bu hususlar yeniden yargılama gerektirmediğinden hüküm düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay 16. CD, E. 2018/1820, K. 2018/2593, T. 13.09.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi26.10.2015
Örgüt talimatını ileten sanığın yardım yerine üyelikten ve etkin pişmanlıkla sorumluluğu
Yerel mahkeme, sanığı Türk Ceza Kanunu (TCK) 314/3 ve 220/7. maddeleri yollamasıyla 314/2. madde uyarınca silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkûm etmiştir. Yargıtay, örgütün yürütme konseyinde faaliyet gösteren üyesinden aldığı talimatı örgüt mensuplarına iletmek üzere iken yakalanan ve örgüte katılmak isteyenleri örgüt üyelerine yönlendirmekle görevlendirilen sanığın, eylemlerinin işleniş biçimi ve niteliğine göre örgütün hiyerarşik yapısına dâhil üyesi olduğunu kabul etmiştir. Sanığın yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında yeterli bilgi verdiği ve yargılamada pişmanlığını dile getirdiği gözetilerek TCK 314/2 ve 221/4. maddelerine göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken suç vasfında yanılgıya düşüldüğünü, kabule göre de 6352 sayılı Kanunun 85. maddesiyle TCK 220/7'de yapılan değişiklik uyarınca indirim yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmediğini belirtmiştir. Hüküm bozulmuş, sonuç cezanın süresi yönünden sanığın kazanılmış hakkı saklı tutulmuştur.
Yargıtay 16. CD, E. 2015/1565, K. 2015/3464, T. 26.10.2015Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 9. Ceza Dairesi07.11.2014
Örgüt adına suç işleyenlerin fiilinin devletin birliğini bozma suçu sayılması
Silahlı terör örgütü yargılamasında daire, bazı mahkûmiyet ve beraat hükümlerini onamış, propaganda suçuna ilişkin kovuşturmanın ertelenmesi kararlarını temyiz incelemesi dışında bırakmış; iki sanığın örgüt adına suç işleme mahkûmiyetini ise bozmuştur. Daire, güvenlik görevlisine cenaze törenindeki saldırıda sanıkların fiil üzerinde etkin hâkimiyet kurarak öldürmeye teşebbüse katıldıklarının sabit olduğunu ve eylemin devletin birliğini bozma suçunu oluşturabileceğini kabul etmiş; bu suçtan ek savunma verilerek hüküm kurulması gerektiğini belirtmiştir.
Yargıtay 9. CD, E. 2014/5688, K. 2014/11080, T. 07.11.2014Ceza ve Ceza Muhakemesi